Tüketici beklentilerinin ötesindeyiz

COVID-19 ile mücadele kapsamında salgının etkisini ve yayılma hızını azaltabilmek için uygulanan sokağa çıkma kısıtlamaları, dünyanın her yerinde olduğu gibi ülkemizde de evde geçirilen zamanı artırdı. Bu durum, izleme alışkanlıklarımızı da tamamen değiştirdi. İçinde bulundukları ortamdan kaçış, zaman kontrolünün kendilerine bırakılması, içerik seçiminde özgür olma gibi isteklerle izleyicilerin dijital platformlara ve akıllı TV’lere ilgisi de ciddi biçimde arttı. Filmlere çok daha kolay ve neredeyse maliyetsiz erişim sunan, zaman ve mekân sınırlamalarını ortadan kaldıran, kişinin tercihine göre şekil alan dijital içerik platformları ve akıllı TV’ler ülkemizde de geniş kitleler tarafından artık daha sıklıkla kullanılıyor. Satın alma alışkanlıklarına baktığımızda televizyona ihtiyaç inanılmaz derecede arttı. Örneğin 2020 yılının ilk 9 ayını bir önceki yıl ile kıyasladığımızda TV pazarı %30 civarında bir büyüme gösterirken akıllı TV pazarı %84 ile neredeyse TV pazarının tamamına ulaşmış durumda. Samsung olarak biz de %30,3 pazar payı ile lider pozisyonumuzu koruyoruz.

Diğer yandan bağımsız araştırma kuruluşları tarafından yapılan araştırmalar, ortalama TV İzleme sürelerinin de %14 civarında arttığını gösteriyor. Bizim için en önemli nokta, akıllı uygulamaların kullanımı oldu. Samsung veri analitik ekibinin yaptığı araştırmaya göre; televizyon içerisindeki akıllı uygulamaların kullanımı %40 civarında arttı. Yani pandemi öncesi ve pandemi sonrası olarak kıyasladığımızda insanların akıllı uygulamalarla daha fazla zaman geçirdiğini görüyoruz. 

Samsung olarak biz de kullanıcıların yaşam tarzlarını nelerin şekillendirdiğini analiz ederek yeni ürün ve stratejilerimizi onlara uygun olarak geliştiriyor, göz alıcı geniş ürün yelpazemizle televizyonların işlevselliğini artırıyoruz. Getirdiğimiz yenilik ve çözümlerle dünyada 15 yıldır TV pazarında 1 numara olmayı başarmanın da haklı gururunu yaşıyoruz. Bu başarımızın en büyük nedeni yıllar boyunca tüketicilerin beklentilerinin ötesine geçen yenilikçi bakış açımız olduğunu söyleyebilirim. Örneğin; Samsung’un 2006 yılında piyasaya sürdüğü Bordeaux LCD TV’nin lüks parlak çerçevesi 54 mm genişliğindeyken, günümüzde sunduğumuz Sonsuz Ekran teknolojisi sayesinde televizyon ve çevresi arasındaki sınırları adeta ortadan kaldırdık. 2,3 mm kalınlığında ultra ince çerçeveli, %99 Ekran Panel oranına sahip TV’ler ile tüketicilerden büyük beğeni topladık. Samsung’un QLED 8K’sı, ekranında 33 milyon güçlü piksel ile ultra yüksek çözünürlüğe sahip.  Bu düzeyde yüksek çözünürlük, büyük ekranlı bir televizyonda pikselleri fark edilmez hale getirerek ve izleyiciye daha büyük, daha gerçekçi bir görüntü sunarak sürükleyiciliği artırıyor. Büyük ekrana sahip yüksek çözünürlüklü televizyonlarımız sayesinde filmlerdeki ayrıntılar fark edilerek izlenebildiğinden, alınan seyir keyfi de ciddi derecede artıyor. 

Görüntü kalitesinin yanında televizyonların akıllı özellikleri de tüketicilerin tercihlerinde olmazsa olmaz bir faktör oldu. Biz de bu televizyonlarımızı kullanıcılarımıza üstün özelliklerle sunuyor,  içeriklerle de onların deneyimlerini zenginleştiriyoruz. İzleyiciler akıllı TV’lerimizin hızlı, kolay ve sezgisel kullanım imkânları ile sevdikleri uygulamalara erişim sağlarken, HDR ve UHD 4K hatta 8K çözünürlükteki içeriklere akıllı uygulamalar ile erişebiliyorlar. Yerli ve uluslararası tüm içerik hizmetlerine akıllı menüden ulaşan tüketiciler, harici kutu ve bağlantıya ihtiyaç duymaksızın “kablo kesen” teknolojinin keyfini sürebiliyor. Ayrıca Samsung TV’lerde ücretsiz olarak sunulan “Promotion App” uygulaması ile Samsung tüketicilerine özel dijital içerik platformları ve 3. parti iş ortakları ile sağlanan eşsiz faydalara erişim imkânını da ücretsiz olarak sunuyoruz.

Erkan Yıldırım

Samsung Türkiye TV Pazarlama Direktörü 

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 111. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.