Tuğba Parlak: “Gelecekte artan değer: Sanat”

2014 yılında kurduğu Brandship markasıyla beraber birbirinden başarılı projeye imza atan Tuğba Parlak ile Türkiye’de sponsorluğu konuştuk.

1997’den beri satış, pazarlama, iş geliştirme ve sponsorluk gibi alanlarda pek çok başarılı proje ortaya koyan Tuğba Parlak, 2013 yılında kendi işini kurdu ve yola Brandship ismini verdiği markasıyla devam etmeye başladı. Big Chefs, Bosphorus Cup, Baksı Museum, Tasarım Tomtom Sokak’ta, Tarkan Harbiye Açıkhava Konserleri gibi projelere imza atan Tuğba Parlak, Türkiye’deki sponsorluk faaliyetlerini, Brandship’in yeni planlarını bizler için anlattı.

Kamer Yılmaz Her şeyden önce Brandship’i tanımayanlar için ne gibi hizmetler verdiğinizden bahsedebilir misiniz?

Tuğba Parlak Sponsorluk yönetimi Türkiye’de son derece çok niş bir konu. Sponsorluğun kendi içinde dinamikleri var; uyumlu olmalı, kuvvetli ilişkiler kurabilmeli, güçlü bir enerji oluşturmalı ve deneyim sağlarken diğerlerinden de ayrışabilmeli. Globalle karşılaştırınca biz daha yolun başında kalıyoruz. O yüzden markayı aldığımda ‘nasıl farklı projeler oluşturabilirim’i düşünüyorum. Parayla alabileceğiniz bir şeyden çok deneyim yaşatmak üzerine dokunuşlar yapmaya çalışıyorum.

Kamer Yılmaz Özellikle son yıllarda deneyim yaşatmak çok daha önemli bir konu haline gelmeye başladı.

Tuğba Parlak Her markanın artık bilinirliği var. Ama bilinmesi önemli değil, ne zaman deneyimlemeye başlıyorsunuz o zaman hizmet farkı görülüyor. O yüzden markanın çok kuvvetli olması, çok biliniyor olması ya da en çok reklamı veriyor olmasından ziyade markanın algısı ve deneyimi çok değerli. Deneyimi ortaya çıkarmak için de hep farklı projeler ortaya çıkarıyoruz.

Kamer Yılmaz Bu alanda globalle Türkiye’yi karşılaştırınca nasıl bir tablo çıkıyor karşımıza?

Tuğba Parlak Dünyaya baktığımız zaman sponsorluklardaki ilk alan spor faaliyetleri. Başta da futbol var. İkinci sırada da müzik geliyor. Burada da aslında aynı. Sponsorluk anlaşmalarına baktığımız zaman; evet, yurt dışı çok bilgili, ama Türkiye bu konuda daha hızlı ilerliyor. Yurt dışında çok fazla sponsorluk var ama bilinenler hep spora, müziğe… Bire bir iki markayı birleştiren çok fazla öne çıkmış iş yok. Tabii ayrılan bütçelere baktığımız zaman gerçekten çok daha büyük rakamlar söz konusu. Çünkü daha global organizasyonlar. Sonuçta orada da bir Manchester United’ın geliri çok fazla ama Türkiye’deki futbol takımlarının da başarılı işleri ve elde ettikleri gelirleri var. Müzikte alacağımız yol biraz daha fazla olabilir ama burada da farkını gösteren işler yapılıyor. Bir Coachella olmasa da Cappadoks var. Muhteşem markalar işin içine giriyor. Aslında bu tip sponsorlukların sürdürülebilir olması anlamlı kılıyor.

Kamer Yılmaz Sponsorluk gibi işlerde etkinlikler ön planda ve ülkenin durumu da bu tip etkinlikleri doğrudan etkiliyor. Krizli günlerde sessizliği tercih edenler, iptal edilen ya da ertelenen etkinlikler olabiliyor. Sizce bu tip durularda neler yapılmalı?

Tuğba Parlak Aslında bu tip durumlarda iletişimi kesmekten ziyade marka ne yapacağını çok iyi bilirse, hangi kitleye oynayacağını bilirse herkesin bütçesi var. Evet, kısıtlamalar olabiliyor ama kendine en doğru markalarla iş birliklerine devam ediyor. Çünkü etkinlik olmayınca pazarlamanın da pek fazla bir etkisi olmuyor. Çünkü son tüketiciye ulaşmak zorundasınız. Reklamlar, ilanlar çok değerli ama deneyim olmayınca hepsi havada kalıyor.  Her noktadan tüketiciye ulaşmak lazım. Çok fazla organizasyon var, kendileri için en doğru kitleyi seçip bahsettiğimiz krizli zamanlarda bile o kitleyle bir araya gelebilirler.

Kamer Yılmaz Sponsorlukta nelere dikkat edilmeli?

Tuğba Parlak Markaların doğru kitleyle buluşması ve kuvvetli bir bağ kurulması tabii ki çok önemli. İki markanın çok doğru örtüşmesi lazım. Markaya özel projeler yapılması gerekiyor. Eğer markaya iyi bir proje ile giderseniz olmaması mümkün değil.

Kamer Yılmaz Bu alanda karşılaşılan zorluklar neler? 

Tuğba Parlak Tabii ki ‘bütçemiz yok’ gibi durumlar var. Ekonominin dalgalanması da neden oluyor böyle şeylere. Ya da yabancı markaların Türkiye için bütçelerini daraltması veya tamamen kapatıp gitmeleri de…

Kamer Yılmaz Gelecekte bu alanı neler bekliyor dersiniz?

Tuğba Parlak Yine spor ilk sırada olmaya devam edecek ve tabii müzik olmazsa olmaz. Ancak şu anda artan değer: Sanat. Ve şu an Türkiye’de de bunu görüyoruz. Sanatsal faaliyetlerin turizme katkısı oldukça büyük. Yeni nesil bilinçli kitle de sanata eğilim gösteriyor. Markalar da bilinçli olarak baktığında bu tip organizasyonlara bütçe ayırıyorlar.

 

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye’de yayınlandı.

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.