Taşlar yerine oturuyor

Derin bir nefes almaya hazır mısınız? WPP’de nihayet Demet İkiler için taşlar yerine oturmaya başlıyor. Mark Read ve Andrew Scout ile birlikte WPP’nin stratejisi yeniden şekilleniyor. Geçmiş yıllarda yaşanan küresel ve lokal çaplı krizler, sıkıntılardan sonra yenilenmiş bir WPP ve her zamanki gibi motivasyonu yüksek bir Demet İkiler ile karşılaşıyoruz.

Ağustos 2018’den sonrası çok zor geçti; o son üç ay için çok hazırlıksızdık. Ki biz senenin başında bir B planı çalışmıştık ama bu, çok bambaşka bir şeydi. 2019 o yüzden bence hepimizin temkinli olduğu bir yıldı. Doğru açılım noktalarının peşinden koştuk. Bu işi başka kaba taşırmak da bu yüzden belki de kolay oldu. Çünkü kriz dönemlerinde daha doğru insiyatif ler alabiliyorsunuz. Her zaman kolaylıkla para kazandığınız yerden para kazanamadığınızı gördüğünüz zaman niş, value add veya ekstra diye tanımladığınız alanlar bu ana akımlaştırma stratejisi doğrultusunda isabetli olabiliyor. Bence Türkiye, yine de 2019’u 2018’in sonunda öngörülenden çok daha iyi geçirdi. 2019’da Türkiye’nin jeopolitik konumuna, yaşadığı olaylara bakın. Ya da dünyada olanlara bakın. Türkiye’nin kendi sınırlarında yaşadıklarına bakın; ülkede deprem bile oldu. Neler oldu, neler oldu…

Biz işimizi değiştirdik. İşimizden taştık dediğimizde bu taştığımız alanlar önce daha niş algılanıyor. Bizim için de bir öğrenme süreci gerektiriyor; dolayısıyla biz entelektüel derinliğimizi artırıyor olacağız. 2020’de mutlaka daha çok anlıyor olacağız. “Her müşteri lideri, bir WPP müşteri lideridir” sloganıyla çalışma başlatıyor olacağız. Bu da WPP’nin taştığı bütün alanlarla ilgili fikir sahibi olmak, bilgi sahibi olmak ve müşterilerinin beklentileri doğrultusunda bunu kullanabilecek kişilere dönüşmek istiyoruz anlamına geliyor. Ayrıca niş veya katma değerli hizmetler gibi algılanan bu yeni alanları ana akımlaştırmaya başlıyoruz. Biz, işimizi gerçekten yeni alanları da işin içine katarak büyütmek istiyorsak; bunları yeni alan gibi değil, bizim ana akım işimizmiş gibi yapıyor olabilme becerisinde olmamız lazım. Derinlemesine olan her uzmanlık bizim için çok değerli. Uzmanlıklar olmasa zaten rekabetçi bir iş yapamayız. Bu noktada yatay uzmanlıkların da geliştiği ve derinlemesine uzmanlıkları sürecin doğru noktalarında aktive ederek müşteri karşısına götürebilecek kişiler olması gerekiyor yatay uzmanların” diyen İkiler sürdürülebilirlik konusuna dikkat çekmeyi de unutmuyor.

Önce kendinize inanmanız lâzım

Sürdürülebilirlik konularındaki çalışmalarımız devam ediyor. Müşterilerimizin ‘purpose’, sürdürülebilirlik ve kurumsal sosyal sorumluluk alanlarındaki beklentilerine daha doğru cevap verebilecek yapılanma; yani samimiyet çok önemli. Eğer siz kendinize inanmıyorsanız, bu alanlarda aktif değilseniz müşterinizin bu konulardaki beklentilerine de doğru cevap verebilir misiniz çok emin değilim.

Biz önce kendimiz bu alanda samimi bir şekilde ceketi giydik üstümüze. Yani biz ‘purpose’ ve sürdürülebilirlik konularında kendimiz bu işin bir parçasıyız ve aktivistiz. Müşterilerimizin kendi markalarının yolculuklarında da iletişim fikirleri bulabilmek, bu iletişim fikirlerini aktive etmek, doğru ortaklıkları sağlayabilmek adına daha yüksek sesle bu işlere talip olacağız önümüzdeki dönemde.

2019, CoFuture’dan…

Bunların dışında tabii Kampüs heyecanımız olacak. Bu baştan başa bir ‘change managment’ gerektiriyor; kültürel olarak, operasyonel olarak, fiziksel olarak. Buna da yoğunlaşacağız. WPP bu anlamda çok deneyimli. Kampüs’e taşınacak ülkelerin atması gereken adımlar son derece belli.

Artık CoFuture bizim bir değerimiz. Belki bunu daha uluslararası bir boyuta taşıyabiliriz. 2020’de de mutlaka bizi vizyonumuz doğrultusunda bir araya getiren event’imizi yapacağız. Uluslararası event’lerde de eğer yine bizi davet etmeye devam ederlerse varlık göstereceğiz. WPP Dünyası için de Türkiye çok çok iyi bir örnek. Kasım ayının sonunda 21 tane ülke yöneticisi, Mark Read ve Andrew Scout’un yer aldığı bir süreç geçirdik. Hepimize sunum yaptırdılar, ben de Türkiye hikayesini anlattım. Mark dedi ki “bir işin nasıl yapılması gerektiğini herkese gösterdin.” Çünkü biz burada inanç üzerine belli bir konuya bağlandık ve bizi ileriye götürecek noktalar için adımlar attık. Ciddi olarak da bunların sonunda işler kazanıyoruz. Yani bu seneki konkurlara bakın: İş Bankası ya da Turkcell en güzel örnekler… Bu nedenle çok çok iyi bir yıl oldu diyebilirim. 2020’nin daha iyi olacağına inanıyorum. Biz şu anda bilginin peşinden koşuyoruz. Yani ben kendi adıma öğrenme noktasındaki iştahımı ikiye katlamış olabilirim. Ve şunu da hissetmeye başladık, ajanslarımızın içinde: Koşmadığında geri kalıyorsun. Bu da küçük tatlı bir yarışa dönüştürüyor sanki.

Biz her şeye rağmen yolumuza şaşmadan ilerledik diye düşünüyorum. 2020 için çok çok daha umutluyum.” Campaign Türkiye, Ocak 2020

Her yıl olduğu gibi 2020 için de motivasyonu yüksek, kendini daha da aşmak, işinde başarılı olmak için hevesli olan Demet İkiler; yılın ilk aylarında güzel bir haberle karşımıza çıkıyor: İkiler artık Mindshare, MediaCom, Wavemaker, Essence, m/Six ve Xaxis’in dahil olduğu GroupM’de dünyanın en büyük bölgelerinden biri olan EMEA bölgesinde strateji ve operasyonlardan sorumlu oluyor. GroupM EMEA bölgesinde 27 ülke faaliyet gösteriyor ve yüzde 32’lik pazar payı ve yaklaşık 16 bin çalışanıyla medya yatırımı alanında 18 milyar dolarlık bir portföyü yönetiyor. İkiler ayrıca GroupM’in açık ara kesintisiz lider pozisyonunu sürdürdüğü Türkiye’de tüm WPP operasyonuna liderlik etmeye devam ediyor.

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye 97. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.