SXSW 2015’in öne çıkan trendleri

SXSW Teksas’ın göbeğinde, Austin’de doğup uluslararası şöhrete kavuşmuş bir festival. Festivalin dijital ayağı SXSW Interactive’e geçtiğimiz yıl 82 ülkeden 32 binden fazla kişi geldi. Binden fazla panelin olduğu bir festivalin içeriğini o bin panele bizzat girmeden anlatmak iddiasında değiliz, ancak SXSW Interactive’in Bigumigu filtresinden geçmiş bir trend özetini paylaşmak istiyoruz.

Uygulamalar

Bu yıl festivalden kısa bir süre önce lanse edilen Meerkat adlı mobil canlı yayın uygulaması, SXSW’in gözde konusuydu. Festivalin açılış konuşmasını Meerkat’ten paylaştığım sırada uygulamanın popülerliğinin abartıldığını düşünüyordum ama ertesi gün Mashable kurucusu Pete Cashmore’u elinde telefonuyla Meerkat’te yayın yaparak yanımdan geçerken görünce, daha sonra Vox Media’nın küresel iş geliştirme direktörü Jonathan Hunt’ın konuşmasına başlamadan önce mikrofon ses ayarını Meerkat kelimesini tekrar ederek ve salonu güldürerek yaptığına tanık olunca, uygulamanın SXSW’in aradığı gündemi yarattığına ikna oldum.

Meerkat’in tüm şovu ele geçirmesini bir kenara bırakırsak bu yıl SXSW’te iki uygulama daha dikkat çekti: Yo ve Yik Yak. Yo, karşı tarafa sadece “YO” demek için kullanılan bir mesajlaşma uygulamasıyken, Yik Yak, konum üzerinden çalışan ve anonim olarak kullanılan bir sosyal ağ. Yo, tek bir işe odaklı uygulamaların tepe noktasını temsil ederken; Yik Yak, özellikle üniversite kampüslerine odaklı yayılma stratejisiyle şu anda tüm ABD’de kolejlerde olağanüstü bir kullanım oranı yakalamış durumda. Yik Yak’ın popülerliği, Twitter’ın “etrafımdaki tweetleri göster” özelliğini duyurmasının da nedeni diyor uzmanlar.

Teknoloji ve tasarım

Festival direktörleri bu yıl tasarım konusuna ayrı bir önem vermişlerdi. Ana konuşmacılardan birinin MoMA’nın mimari ve tasarım küratörü Paola Antonelli olması bunun en büyük kanıtı. Antonelli, son 10 yılda MoMA’da sorumlusu olduğu sergiler içinden tasarıma çok yaratıcı alanlardan yaklaşan yeteneklerin işlerinden örnekleri anlatırken, tasarımcının günümüzdeki görevini de değişen dünyada insanların bu değişime ayak uydurabilmelerine yardımcı olmak olarak tanımladı. Önemli yatırım şirketlerinden KPCB’nin ortaklarından John Maeda ise, teknoloji start-up’larında kurucu ve üst düzey görev alan tasarım kökenli kişilerin özellikle son yıllarda endüstride yarattığı farka dikkat çekti. Yıllardır Apple özelinde konuştuğumuz tasarım ve teknoloji ilişkisi, artık yeni teknoloji şirketleri için de DNA’larında kayıtlı bir özellik.

Bio Hacking

Evde DNA programlama yapmayı sağlayan kitler, beyin hacklemek için açık kaynaklı sistemler, beyin kontrolüyle yönetilen gelişmiş protez uzuvlar… Birkaç yıl öncesinin bilim-kurgu konuları, SXSW’te ana akıma girmeye başladılar. MIT Media Lab direktörü Joi Ito’nun özellikle söylediği gibi: (iki yıldır bizzat ağzından duyuyorum) “Yakın gelecekte hepimiz biyo-mühendislik, biyo-teknoloji konularında bilgi sahibi olmak zorunda kalacağız. İnternetin 20 yıl önceki durumuyla bugünkü durumu, biyo-teknolojiler konusunda da yaşanacak ve bugün biyo-teknolojiyle ilgilenmeyenlerin hayatının tam içine girecek bu konular.”

Makerlar

Maker kültürü, esasen eline çekiç ve iki çivi alabilen insanları anlatıyor. Teknolojinin yükselişe geçtiği yıllarda hazır elektronik ürünler hayatımıza girince duraklayan bu kültür, özellikle 2000’lerde yeniden doğdu ve bugünlerde 3 boyutlu baskı, açık kaynaklı işletim sistemleri, ucuz mikroçipler gibi gelişmeler sayesinde yeni bir boyut kazandı. Artık yaratıcılar ve sanatçılar sadece eser değil, o özel eseri ortaya çıkartabilecek cihazları da üretebiliyor. SXSW’te anlatılan Mogees buna iyi bir örnek. Yapıştığı yüzeylerin ses dalgalarını algılayabilen bu sensör, yeryüzünün her bir parçasını ve nesneleri müzik aletine dönüştürebiliyor. Giyilebilir teknolojide farklı ürünlerin çıkışını da bir nebze makerlara borçluyuz. Büyük üreticilerin inemediği niş alanlarda kitlesel fonlamayla hayat bulan birçok giyilebilir ürün, makerların sadece garajlarında değil fabrikalarda da üretime geçebildiklerini gösteriyor. 

Kültür ve içerik

Netflix’in A/B testlerini nasıl uyguladığı ve böylece kullanıcılarının söylediklerine değil, davranışlarına odaklandığı, BuzzFeed’in içeriği internet sitesine hapsedip trafiği siteye çekmektense, her platform için uygun içeriği internete yayma stratejisi gibi içerik konusunda zihin açıcı örneklerin yanında, Mashable CEO’su Pete Cashmore’un konuştukları açıkçası biraz yavan kaldı. Son 4 yıldır olduğu gibi GIF yine önemli gündemlerinden biriydi BuzzFeed’in. GIF içeriklerinin yoğun şekilde kullanıldığı Reddit, Imgur gibi sitelerin ve GIF arama motoru Giphy’nin yöneticileri, GIF’in kendi öz anlamının ötesinde, paylaşım anına yeni anlamlar yükleyebilmesi nedeniyle, her paylaşımda tekrar değer kazanan ve bu özelliğiyle diğer içerik formatlarından ayrılan yapısını anlattılar.

Biz de konuşuk

SXSW 2015’in benim için bir başka önemi de, ikinci defa konuşmacı olarak ülkemden örnekler anlatma fırsatı bulmaktı. “Creating Pathways Into World of Social Good” panelinin konuşmacılarından biri olarak sosyal alanlarda Türk gençlerinden ve işlerinden bahsetmek gurur vericiydi.

 

Yalçın Pembecioğlu

Bigumigu Kurucusu ve Yönetici Ortağı

@settar

 

Bu yazı Campaign Türkiye Nisan 2015 sayısında yayınlanmıştır.

 

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.