Sürdürülebilirliğe doğru giderken…

Paul Stanway Kreatif Direktör, XYZ

Ajanslar, artık dijitali ayrı bir departman olmaktan çıkarıp günlük çalışmalarına nasıl entegre ettilerse, sürdürülebilirlik de artık bir hikâye olmaktan çıkıp eyleme dönüşmeli. Tüketiciler, haklı olarak, sürdürülebilirliğin standart, etik bir davranış olmasını bekliyorlar.

Bunun yanında deneyim denilince; markalar ve ajansların hedef kitlelerinin, farklı zamanlarda farklı insanlar olabileceği gerçeğini benimsemesi ve eylemlerini buna göre planlamaları gerekiyor.

İnsanlar artık, marka mesajlarının kodunu çözmekte uzmanlaştı. Orijinal olmayan çalışmanın kokusunu uzaktan bile alabiliyorlar. Deneyim ajanslarına güvenen, onların kendi alanlarında bir uzman olduğuna inanan markalar doğru zamanda doğru kitleye ulaşacak etkili çalışmalara imza atabilecekler.

Çevrimiçi satın alma işlemi tabii ki de bitmiyor. Bu nedenle perakende markalarının tüketici davranışındaki bu önemli değişiklikle nasıl başa çıkacaklarını anlamaları gerekiyor. Deneyim, bu noktada yardımcı olabilir. Fiziksel perakende alanları, satın alma nedenini hatırlatmalı; ürün hikayesinin anlatımı ve duygusal katılım sağlanabilir. Mağazaların sadece satın alma işleminin gerçekleştiği yerler olduğu günler sona eriyor, markaların da buna uyum sağlaması veya bunlarla yüzleşmesi gerekiyor.

Yeni gerçekler yaratmak

Shirin Majid
ECD, VCCP Kin

Dikkat çekmek ve bunu sürdürmek hiç bu kadar zor olmamıştı. Sevilmek daha da zor. Hele ki hatırlanmak… Ancak yeni deneyimler, anıların oluşmasını sağlar ve beyin en ödüllendirici olanlara öncelik verir. 2020’de tüketicileri beklenmedik şekillerde heyecanlandıracak ve onları meşgul edecek yeni gerçekler yaratmamız gerekecek. İşte yeni nesil marka deneyimini şekillendirecek bazı etkiler:

Artırılmış gerçeklik ve 5G, marka deneyimlerini tüketicinin evine, hatta avucunun içine taşıyacak. Müşteri hizmetleri hologramları, sehpanıza yayılan kırmızı halı yeni gerçekler haline gelecek. Markalar ve ajanslar teknoloji konusunda kafa karıştırırken karma gerçeklik, AI ve VR ile daha fazla deneyim yaşatacak.

Özellikle Yayoi Kusama’nın “sonsuz ayna odası” gibi sürükleyici sanat enstalasyonlarının yükselişiyle sanatsal anlayışta da deneyim ön plana çıkacak. Olafur Eliasson, Nam June Paik ve Pipilotti Rist gibi çağdaş görsel sanatçılar, insanların keşfetmek ve paylaşmak isteyecekleri yeni gerçekliklerin yaratılması için öncülük ederken tüketimde de deneyim gözardı edilmez bir noktaya gelmeli.

Artık bazı insanlar mutlu oldukları, heyecanlandıkları anlarda hemen telefonlarına sarılıp bu anlarını paylaşmayı bıraktılar. Sadece o ânın tadını çıkarır oldular. Hatta buna bir isim bile verildi: JOMO. İnsanların sosyal medyaya aşırı yüklenmesi sonunda kültürel bir değişim yaşıyoruz. Bu değişime uyum sağlamak için insanlara benzersiz deneyimler yaşatmak son derece kritik olacak.

 

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye 96. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.