“Strateji ve yaratıcılık birlikte yoğrulur”

Beraber iş yapmayı o kadar sevdiler ki deneyimlerini, birleştirdiler ve artık Büyük Balık ile endüstride yer almaya başladılar. Engin Kafadar ve Emir Işık ile yeni girişimlerini konuştuk.

Engin Kafadar… Alice/BBDO, Leo Burnett, Manajans/JWT, FCB Art Group ve Grey gibi ajanslarda çalışarak birbirinden başarılı projelere imza attı. Emir Işık… Unilever, McCann, FutureBrand, Leo Burnett ve JWT gibi uluslararası şirketlerde görev alarak 20 seneyi aşan bir pazarlama ve iletişim tecrübesine sahip. Şimdi bu çok değerli iki isim güçlerini, deneyimlerini, vizyonlarını birleştiriyor ve Büyük Balık isimli yeni bir ajansla reklam endüstrisinin karşısına çıkıyor.

Büyük Balık kimdir, neler yapar, endüstride kendini nasıl konumlandırır kurucuları Engin Kafadar ve Emir Işık’tan dinledik.

Campaign Türkiye Aslında her şeyden önce sizin nasıl bir araya geldğinizi merak ediyoruz.
Emir Işık Daha evvelden tanışırdık, ama 1,5 sene önce beraber çalışmaya başladık. Kendiliğinden gelişen bir iş portföyümüz oluştu. Biz de anlamadık nasıl biriktirdiğimizi. Fazla değil 3-4 ay içinde bir sürü iş yapmışız… Üstelik devam etmek isteyen müşterilerimiz olmuş. Kimisi Engin ile yıllarca çalışmış, üretmiş kişiler; kimisi benim geçmişte yolumun kesiştiği dostlar.

Campaign Türkiye Ve şimdi endüstrinin karşısına ayrı ayrı noktalardan değil de Büyük Balık adı altında çıkıyorsunuz. Özellikle pandemiyle birlikte butik ajans olarak karşımıza pek çok isim çıkmaya başladı siz bu yapıyı nasıl tanımlıyorsunuz?
Engin Kafadar Son yaptığımız iş, sunduğumuz fikir kadar iyiyiz. Geçmiş konuşulmaz… Pazarda bir sürü anlamsız betimlemeler var. Örneğin; küçük ajans demek ucuz hizmet vermek demek. Biz bunu pek doğru bulmuyoruz. Daha doğrusu yoğun ve iyi odaklanmış, yanlışı ve doğruyu söyleyen, üstelik de 25 senenin birikimi ile bunu yapabilmek butik hizmet vermek demek. Müşteri ile daha derin bir ilişki kurmak, daha yakın çalışmak, daha çok sorumluluk almak demek.
Emir Işık Buna bir ek de ben yapayım: Çok değerli bir sürü genç arkadaşımız kendi ajanslarını kurdu ve bence çok başarılı işler de yapıyorlar, hatta ödül de alıyorlar. Ancak son 20 seneye baktığımızda galiba kalıcı olanlar daha tecrübeli olanlar olabildi. Müşteriler, partner ve güven arıyorlar. Bu da ister istemez onlarla birlikte iyi çalışabilmekten, strateji, yaratım ve tecrübe ile sorunu çözebilmekten geçiyor.
Engin Kafadar Bunun en büyük sağlamalarından birisi de ne biliyor musunuz? Stratejinin tekrar değer kazanması ve markalar açısında öneminin artması. Bilerek veya bilmeyerek, son dönemde bize gelen hiçbir iş veya marka “benim stratejim tam, her şeyi çözdüm, gelin bana kampanya yapın” demiyor. Bu noktada da Emir’in varlığı bize büyük değer katıyor. Bir müşterimiz geçen gün çok güzel bir komplimanda bulundu; “Türkiye’nin önde gelen 5-10 pazarlamacısından birisi ile çalışmak bizim için büyük şans” dedi. Biz de şanslıyız. Tecrübemiz birikti bunu da paylaşacak markaları bekliyoruz…
Emir Işık Onların güzelliği, boş ver. Esas bu, Kafadar için geçerli. Ben çok değerli yaratıcı arkadaşlarla çalıştım, ancak Engin gibi iyi ve güzeli üretebilen, değer katabilen ve bunu da mütevazılıkla paylaşan pek görmedim. Herkesin zevkle çalışmak istediği bir kreatif. Biz biraz şanlıyız.

Campaign Türkiye Peki biraz da Büyük Balık neler yapar dinlemek isteriz…
Emir Işık Aslında markaların problemlerine ortak olmak, onları çözmek bizim işimiz. İşini büyütmek, kârlılığını arttırmak isteyenlerin geldiği bir yeriz biz. Tüm bunlar aslında iletişim değil marketing sorunları, güçlükleri, challenge’ları… Bunları paylaşmak isteyen markalar ile çok verimli bir ortaklık oluyor. Örnek olarak, Paribu tam olarak böyle bir marka. Çok zor ve regülasyonun pek olmadığı bir endüstride pazarı ve markamızı büyütüyoruz birlikte. Yani Paribu yönetimi vizyoner olmasa, çok iyi bir pazarlama lideri ve ekibi olmasa onlarla birlikte tek bir ekip olamayız, iyi neticeler alamayız.

Camaign Türkiye Büyük Balık’ı nasıl tanımlarsınız? Sizce ayırt edici özellikleri neler?
Engin Kafadar Doğal olarak strateji ile kreatif bizde birlikte yoğruluyor. Gelen brief’e birlikte bakıyor, pişirip girişiyoruz.
Emir Işık Bu mesleğin içindeki herkes iyi bilir; iyi kreatif aslında bir stratejisttir, iyi bir stratejist de kreatif… Yani doğuştan vardır ama tecrübe ile iyi karıştırılabilir. Bir de egonuzu cebinize koyabiliyorsanız oluyor. Birlikte çalışmak aslında bu. Engin bu konuda tanıdığım en paylaşımcı, en verici, düşünceli ve kibar insanlardan birisi. Bu sebeple çok şanslıyım.
Engin Kafadar Çok zaman geçti, çok yer gördük ve ne müşteri ile ne de ajans içinde sürtüşmenin bir faydasını gördük. Burada niye olsun… Burası bizim. Bu sebeple uyum ve huzur önemli… İyi iletişimi kurgulamak iyi sinerji, iyi diyalog, egonun olduğu ama iyi bir amaç için kullanıldığı bir zaman, bir mekan…

Farklı yapmaya başladığımız şeyler de var: Birlikte bir model geliştirdik, FIT: Functional, Intelligent & Transformational.

Fikirlerimizi buna göre test ediyoruz …

Functional: Yeteri kadar, işe yarıyor mu/ yapar mı?

Intelligent: Akılcı, zeki çözüm üretebiliyor muyuz?

Transformational: Davranışı, düşünceyi değiştirebiliyor muyuz?

Bulduğumuz fikirler bunları yapmıyorsa muhtemelen çözümlerimiz vasattır. “Yenisine bakıyoruz” deyip devam ediyoruz üretmeye.

Bu FIT anlayışını müşterimizin de sormasını dilerim: “Yeterince FIT mi?”

Ayrışma noktası olmadan tercih noktası olamazsınız. Sadece dönemsel ve iyi ekip ile kurulmuş bir kurumun hiçbir zaman devamlılığı olmuyor… Dönemselliği oluyor, oysa amaç devamlılığı olan bir kültür yaratmak.

Emir Işık Başka neyi farklı yapıyoruz… Bize gelen yeni markalar/reklamverenler biraz daha strateji ve kurum/marka kimliği soruları ile geldiler. Buradan başlayıp onlarla iletişim dünyasının derinliklerine gider olduk. Kalkınma ve Yatırım Bankası, Festo, KontrolMatik benzer başlangıçlar oldu. Gelecek ay Securitas ile çalışmaya başlayacağız. Belki çoğu reklamcının iştahlanmadığı birliktelikler olarak algılanabilir, ama bizim için durum biraz daha farklı. Karar verenle bire bir çalışmak, cesur ve hızlı kararlarla yürüyebilmek özlediğimiz bir şey reklamverenlerde. Bize iyi geliyor. Bu da bizi biraz daha “pazarlama ajansı” kavramına yaklaştırıyor. Bilinen bir reklam ajansı değil…

Campaign Türkiye Biraz da ekipten bahsedecek olursanız; nasıl bir ekibiniz var?
Engin Kafadar Bugüne kadar Emir de ben de çok insanlı ve kalabalık ekiplerle çalıştık. Bugün farklı; takımı bugünün şartlarına özel, küçük tutuyoruz. Deneyimli, dürüst, çalışılması zevkli kafaları bir araya getiriyoruz.
Biz iki ortağız ve 10 kişilik de bir çekirdek ekibimiz var. Cesur, işini bilen, iş yapmayı seven; ama mutlaka çalışılması hoş, zevkli insanlar olmalı. Müşteri olarak da ekip arkadaşı olarak da… Toksik insanlarla çalışmayı sevmiyor ve istemiyoruz.

Camaign Türkiye Son olarak bu ay kapak konumuza da taşıdığımız bir konudaki görüşlerinizi almak isteriz. Pandemi ile beraber gelişen çok önemli bir alan var: E-ticaret. Siz bu konuda neler söylemek istersiniz?
Engin Kafadar Dijital dönüşüm, ve getirdikleri hepimizi müthiş değiştirdi ama biz hâlâ insanız, dokunmayı severiz. Ama burada geleneksel bir yapıdan da bahsetmiyorum. Pandemi ile birlikte bu transformasyon bambaşka bir hıza erişiyor. Yaşamlarımız da yeniden tasarlanıyor. Tüm bunlar yeni soru, yeni alan, yeni arayışlar ve tabii bilinmeyenleri ile geliyor. Biz bunlara cevap arıyoruz. E-ticaret ve Türkiye’deki gelişimi ile çok ilgiliyiz, bu alanda neler olacak çok merak ediyoruz.
Emir Işık Bakın e ticaretin en büyük problemlerinden birisi eve teslimattı. Pandemi baskısı ile öyle bir çözüldü ki, muazzam bir satın alma davranışı değişikliği yaşıyoruz.

Tabii aynı rüzgar, çalışma ve yaşam alışkanlıklarına da olduğu gibi yansıyor ve devam edecek bu, dönüşüm çok hızlandı.


Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 106. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.