Siemens’in marka stratejisi gelecek ve teknoloji odaklı

Dijital dönüşümü hızlandıran pandemi ile gelen yeni dünya düzeninin ihtiyaçlarını göz önünde bulunduran Siemens Türkiye, sosyal sorumluluk ve faydayı odağına koyduğu iletişim çalışmalarını anlatıyor.

2020, tüm dünyada insan yaşamının ve çevrenin bir kez daha gözden geçirilmesine neden olacak bir krizle hatırlanacak. Bu kriz, tüm dünyadaki günlük hayatın yanında iş yapış şekillerini de değiştirerek dijitalleşmenin hız kazanmasına neden oldu. Birçok firmanın ajandasında önceleri üst sıralarda kendine yer bulamayan dijitalleşme, şirketlerin sürdürülebilirliği için en önemli konulardan biri haline geldi. Dijital dönüşümlerini hızla gerçekleştirenler pandemi döneminde rekabette de öne çıktı. 

Artık çalışanlar, özellikle Z Kuşağı, gerek markaların gerekse de çalıştıkları kurumların kullandıkları teknolojilerin kendilerine hangi faydaları sağlayacağına odaklanıyor. Sosyal sorumluluk projeleri ile topluma katkı sağlayan şirketler ve markalar, kendilerini ayrıştırarak yeni neslin gözünde konumlarını güçlendiriyor. 

165 yıldır endüstrilerin dönüşümüne teknolojisiyle çözüm sunan Siemens Türkiye, başarılı iletişim çalışmaları ve kurumsal sosyal sorumluluk projeleriyle de öne çıkıyor. Marka stratejisini “Gelecek için bugünü dönüştürür” olarak belirleyen Siemens Türkiye, iletişim çalışmalarını da buna uygun olarak dönüştürerek çağın gereklerine uygun hale getiriyor. Pandeminin şekillendirdiği yeni dünyayı yakından takip eden Siemens Türkiye, bu yeni düzenin ihtiyaçları ile uyumlu olarak iletişim odağına “fayda odaklı teknoloji” ve “sürdürülebilir gelecek” vizyonunu alıyor.

Sosyal sorumluluğun odağı gençler ve sürdürülebilirlik

Siemens’in “Gelecek için bugünü dönüştürür” mottosunun altında inovasyona olan inançlarının ve bu alanda attıkları güçlü ve cesur adımların olduğunu söyleyen Siemens Türkiye Kurumsal İletişim Direktörü Gizem Keçeci, iki yüzyıla yaklaşan deneyimleriyle, gelecek için üretmeye devam ettiklerini söylüyor. “Hedefimiz, sektörlerin dönüşümünü teknolojimizle desteklemek ve onları geleceğin dijital dünyasına hazırlamak. İnsan ise hep odağımızda bulunuyor. Veri odaklı bir yaklaşımla, endüstri liderliğinden inovasyon liderliğine uzanan bir strateji ile hareket ediyoruz. Sürdürülebilirlik, yenilikçi çözümlerimizle dijital ve gerçek dünyayı bir araya getiren etkinlikler, insan ve gelecek odaklı bir sosyal sorumluluk vizyonu bunun en önemli ayakları arasında.” diyerek sözlerini sürdürüyor. Siemens Türkiye tarafından düzenlenen ve dijital dünya ile gerçek dünyayı birbirine entegre eden en güncel etkinlik Dijital Kariyer Günü oldu. “Dijital geleceğini şekillendir” mottosuyla düzenlenen etkinlikte Türkiye’nin dört bir yanındaki farklı üniversitelerden öğrenciler kişiye özel geliştirilen avatarlarıyla etkinliğe katılıp farklı bir süreç deneyimledi. Sanal fuarı gezme imkânı bulurken, liderlerle sohbet edip deneyimlerinden faydalandılar, ilk gerçek network deneyimlerini yaşadılar. 

Stratejilerinin ilk adımının gençler olduğunu belirten Keçeci, gençlerin iş dünyasının bu değişen dünyadaki beklentilerine yanıt sunacak gerekli yetkinliklere sahip bireyler olması konusunda kendilerine de önemli bir sorumluluk düştüğünün altını çiziyor. Mottolarında belirttikleri gibi geleceği dönüştürmek için yeni çözümler yaratmaya önem verdiklerinden bahsediyor. 

Siemens Türkiye olarak çeşitli alanlarda sosyal sorumluluk yatırımları olduğunu da belirten Keçeci şimdiye kadar çevre, cinsiyet eşitliği, eğitim ve sanat konusunda birçok projeyi desteklediklerini de vurguluyor. “Biz mühendisliği “erkek işi” olarak görmüyoruz. Daha çok sayıda kız öğrencinin mühendislik eğitimi almasını ve onlara bu konuda destek olmayı çok önemsiyoruz. Bu bağlamda Türk Eğitim Vakfı ve Darüşşafaka ile kurduğumuz çeşitli iş birliklerimiz bulunuyor. Ayrıca Türk Eğitim Vakfı ile gerçekleştirdiğimiz Geleceği Şekillendiren Kadınlar adlı projemizde, şirketimizde çalışan kadın mühendislerimiz, genç mühendis adaylarına mentorluk desteği veriyor.” diyerek kadınları mühendislik alanında daha çok görmek istediklerinin altını çiziyor.

“Sürdürülebilir çözümler sunmayan teknolojik gelişmelerin geleceği olmaz”

Siemens Türkiye’nin gelirinin %40’ını çevre dostu ürün portföyünden elde ettiğini söyleyen Keçeci, çevrenin ve gezegenin geleceğini korumaya katkıda bulunan çok sayıda projeleri bulunduğundan bahsediyor. Pandemi ile sürdürülebilirlik bakış açısının da değiştiğini belirten Keçeci “İş dünyası sürdürülebilirliği daha çok ciddiye almaya başladı. Sürdürülebilirlik, şirketler için artık bir zorunluluk haline geldi. Dünyayı ve ekonomiyi korumak istiyorsak uzun vadeli düşünmeli ve tüm süreçlerimizi sürdürülebilirlik odağıyla planlamalıyız. Bu sadece doğanın veya ekonominin korunması için değil şirketlerin başarısını ve varlıklarını devam ettirebilmelerinin de öncelikli koşulu.” diyor.

2020’de dijital dönüşüm girişimlerinin hızla artarak normalde aylar veya yıllar alan dijitalleşme çalışmalarının haftalar içinde gerçekleştirildiğine dikkat çeken Keçeci: “Kurumlar, artan verimlilik ve azalan maliyetler gibi avantajları görerek dijital yatırımlarını artırdı. Accenture’ın yaptığı araştırmaya göre; CEO’ların %99’u sürdürülebilirliğin, işletmelerinin gelecekteki başarısı için önemli olduğunu kabul ediyor.

Keçeci, Siemens’in Kartal ve Gebze kampüslerinde %100 yeşil enerjiye geçtiklerini ve sürdürülebilir bir geleceğe odaklandıklarını belirtiyor. “Gelecek için bugünü dönüştürür” mottomuzun temelinde gelecek için ürettiğimiz güçlü teknoloji ve öncül adımlar yatıyor. Global çapta bu yönde ciddi adımlar atıyoruz. Siemens Türkiye olarak hedefimiz daha da büyük: 2023 yılında karbon-nötr bir şirket olmak. Siemens olarak gezegenimizi korumayı hedefliyor ve temiz enerji çözümlerine yatırım yaparak akıllı, yaşanabilir şehirler yaratmaya katkı sağlıyoruz. Çünkü biliyoruz ki sürdürülebilir çözümler sunmayan teknolojik gelişmelerin geleceği olmaz.”

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 113. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.