Sanat dolu bir dünya ile hep daha ileriye

Kurumsal sosyal sorumluluk çalışmalarının olmazsa olmazı kültür-sanat faaliyetlerine son yıllarda daha da odaklanılması ile biz de sektörün bu alana sunduğu katkıları, ne tür iş birlikleri gerçekleştirdiklerini ve konuya dair vizyonlarını inceledik.

İnsanoğlunun varoluşundan bu yana duygu ve düşüncelerin farklı yollarla dışa vurumu olarak betimlenen, her toplumun kültürünü yansıtarak hakkında birçok ipucu veren sanat, toplumların gelişmişlik ve uygarlık seviyeleri için de kilit bir göstergedir. Kültür seviyesi arttıkça sanatsal faaliyetlerin yükselişi de paralel ilerler.

Daha yaşanabilir bir dünya ve zihnini de besleyebilen sağlıklı toplumlar için kültür-sanat faaliyetlerinin mümkün olduğunca hareketlendirilmesi, desteklenmesi oldukça önemli. Kültür-sanat özellikle bizim ülkemizde yeteri kadar ağırlık verilmeyen bir alan ve bu noktada yapılabilecek olan her türlü faaliyete büyük ihtiyaç duyuluyor. Şirketlerin de bu boşluğu görerek sosyal sorumluluk çerçevesinde kültür-sanat faaliyetlerine verdikleri destekleri son zamanlarda daha da artırdıklarını gözlemliyoruz. Kalıcı değerler yaratarak toplumun gelişimine katkıda bulunmayı ve gelecek nesillere bırakacağı mirası özümseyen kuruluşlar, sadece sanat organizasyonlarına destek vermekle kalmıyor, marka bilinirliği ve imajı için de katkı sağlamış oluyor. Bu tür önemli etkinlikler, hem yeni inşa edilecek markalar hem de edinilmiş birtakım tecrübeler ile tüketicide kötü çağrışımlar uyandırmış markalar için bir fırsat doğuruyor. Kuruluşlar bu tür iş birliklerini her ne kadar ‘toplumsal fayda’ için gerçekleştirdiklerini ifade etseler de kendi taraflarındaki yansımaları da yadsınamayacak doğal bir sonuç. Forbes’dan Henry Kurkowski’nin de belirttiği üzere kültürel organizasyonlarla yapılan çalışmalar, işletme ve şirket kültürü üzerinde olumlu bir etkiye sahip.

Gerçekleştirdikleri iş birlikleriyle sağladığı desteklerde markalar, tabii ki birincil olarak kimlikleri ve müşterilerinin beklentileri ile uyumluluğunu göz önünde bulunduruyorlar. Marka bilinirliği ve imaj ile ilgili etkilerin yanı sıra konumlandırma/yeniden konumlandırma çalışmaları için arayışta olan, kitle erişimini genişletmek, güven kazanmak ve büyümek isteyen yeni bir firma için de doğru bir stratejik hamle oluyor. Arts & Business’ın yayınladığı makale de bu noktaya önemli bir ayrıntı getiriyor; sanatla ilgilenen kitle ile işletmenin ulaşmak istediği kitle arasında iyi bir bağlantı oluştuğundan emin olmak gerekiyor.

Kitleleri bir araya getiren, hayatımıza renk katan, manevi olarak bizi doyuran kültür-sanat faaliyetleri, hem insanlık hem sanat kuruluşları hem de destekleyen firmalar için çok yönlü fayda sağlıyor. Değişim, dönüşüm ve ilerlemenin ayrılmaz bir parçası olarak kültür-sanat faaliyetlerini odağımıza aldığımız bu sayımızda birbirinden değerli marka ve firmaların görüşlerini, konu ile ilgili globalde yapılmış çalışmaları da elimizden geldiğince kapsamlı bir şekilde sunmaya çalıştık.

İnsanlar olgunlaşmak için bazı şeylere muhtaçtır. Bir millet ki resim yapmaz, bir millet ki heykel yapmaz, bir millet ki fennîn gerektirdiği şeyleri yapmaz; itiraf etmeli ki o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur.

M. Kemal Atatürk

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 113. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.