Sanal gerçeklikten metaverse’e geçiş

Metaverse uzun zamandır sanal gerçeklik adı altında daha limitli bir kapasitede de olsa var olan bir konsept. Sanal gerçekliğe çevrim içi multiplayer her oyunda yaratılmış olan alternatif realiteleri örnek gösterebiliriz. Mesela yaklaşık 20 senedir var olan Second Life adlı oyunda oyuncular karakterleri aracılığıyla oyun içi ekonomide elde ettikleri gelir ile varlıklar edinip kendi sanal gerçekliklerini kurabiliyorlar. Her oyuncunun avatarının bir benliği, diğer oyunculara karşı edinmek istedikleri sosyal statü için sahip olduğu varlıklar ve bu varlıkları alabilmek için gelir elde ettikleri işleri var. Gerçek hayat ile paralel bu sistemde oyuncular hayallerindeki hayatı evlerinden çıkmadan kurup yaşayabiliyorlar. Bunun bir sonraki adımı olarak yaratılan oyun karakterlerinin ötesinde metaverse’te insanların kendi dijital versiyonlarına alternatif bir hayat sunabilir hale gelebilmeleri hedefleniyor. 

Oyuna benzer şekilde insanlar belki de pandemi ile yaygınlaşan evden çalışma konseptine benzer şekilde sanal gerçeklikte çalışabilir hale gelip, yorucu bir günün sonunda evlerinden çıkmadan arkadaşları ile sanal gerçeklik ortamında bir araya gelip vakit geçirebilecekler hatta oyun karakterlerinin sahip olduğu gibi sanal varlıklarını gösterebilecekler. 

İnsanların tüketim alışkanlıkları, yaşam tarzlarındaki değişim ve teknolojinin daha erişilebilir olması ile eskiden daha limitli bir kitlenin içinde bulunduğu sanal gerçeklik alemi artık hayatımıza daha büyük ölçüde dahil olabilir hale geldi. 

Bu yaygınlaşmanın en önemli faktörlerinden biri kripto para ve NFT’lerin hayatımıza dahil olması. Bu alanların gelişmesiyle gerçek hayatta gösterilebilir varlıkların ötesinde sanal varlıklar da değer kazanmaya başladı.

NFT’lerin yükselişiyle insanların edindikleri sanal varlıkları görselleştirme ihtiyaçları doğdu ve bu noktada metaverse’ün büyük bir rol oynayacağını görebiliriz. Yeni yeni hayatımıza dahil olan ve güncel olarak limitli kapasitede görselleştirilen bu varlıklar, sanal gerçekliğe sokulabildiği noktada çok daha değerlenecek. 

Bir başka sanal gerçeklik oyunu IMVU bu sene V Coin isimli kendi cyrptocurrency’sini tanıtıp yaratıcılara kendi NFT’lerini sürebilme imkanı sundu ve bu şekilde fonksiyonel olmayan NFT’ler sanal gerçeklikte yer bulabilir hale geldi. Bu gelişme ile artık diğer oyunculardan farklılaşmak isteyen ve sanal gerçeklikte statüsünü yükseltmek isteyen oyunculara sadece onların sahip olabileceği çevrim içi varlıklar sunup açık artırma ile sahiplerine ulaştırabiliyoruz. Oyuncular bu şekilde benim de yarattığım türünün tek örneği gaming asset’leri bir statü sembolü olarak kullanabiliyor.  

Tüketim alışkanlıklarındaki bu değişim trendiyle sanal gerçeklikte elde edilen varlıkların, metaverse’ün yaygınlaşması ve ikinci bir realite haline gelmesiyle; ev, araba, giysi gibi statü sembollerine benzer hale gelebileceğini öngörmek mümkün.

Metaverse’ün hayatımıza şu noktada ne ölçüde dahil olabileceği ve değiştirebileceğiyle ilgili net bir yorum yapmak için henüz çok erken ancak bu alana yapılmaya başlanan yatırımlar ile daha önce hiç olmadığı kadar insanların dijital dünyanın içine girmesine olanak sağlayacağını söyleyebiliriz.

Gülşah Sarpoğlu

Bergdorfverse Kurucusu ve Sahibi

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 118. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.