Sahteliğe tahammülleri yok

İKSV olarak hem izleyicilerimiz olan, hem de iş arkadaşlarımız olan Z kuşağıyla beraber yürümekten büyük keyif alıyoruz. Onlardan çok şey öğreniyoruz.

Y kuşağı olan bizler dijital yerliler olarak adlandırılsak da, Z kuşağının en önemli farkı tüm hayatları boyunca teknolojiye erişim konusunda Y kuşağından çok daha avantajlı olmaları ve teknolojiye çok kolay erişebilmeleri. Çoğu marka uzun zamandır pazarlama stratejilerini satın alma gücünün büyük çoğunluğunu oluşturan Y kuşağına ve onlardan önce gelen X kuşağına göre yapmaktaydı. Ancak Z kuşağının şu anda yüzde 40’ını oluşturdukları gelecekteki satın alma güçleri düşünüldüğünde, tüm bu markaların asıl hedef kitlesi haline geldiler.

Z kuşağını, diğer kuşaklardan farklı yapan şeylerin başında hızlı ve sonuç odaklı olmaları, önceki kuşaktan daha fazla anlam aramaları, sahteliğe tahammül edememeleri geliyor. X kuşağı rekabetçi, pragmatist, temkinli, idealizmden uzak, ekonomik zorluklar yaşamış bir kuşak olduğundan, Z kuşağına mensup çocuklarını buna göre yetiştiriyor. Bu açıdan ebeveynleri olan X kuşağının satın alma kararlarını etkileme konusunda da önemliler.

Pandemi sonrasında bir çığ gibi hızlanan dijitalleşme, aslında Z kuşağının da çok alışkın olduğu bir ritimle ilerliyor. Aslında Z kuşağı, teknolojiyle sörf yapıyor ve biz diğer kuşaklar da artık o dalganın peşinden kolaylıkla gidiyoruz. Hem içeriklerimiz, hem de içeriği sunma biçimimiz onlara göre değişim içinde. Z kuşağının zamanının çoğunu geçirdiği, geleneksel mecralar yerine dijital mecralarda yayıyoruz. Call to action cümlesini filmin sonuna değil, başına koyuyoruz.

Online olarak YouTube videoları izlemek Z kuşağının yüzde 70’inin kendilerini daha bağlı hissetmesini sağlıyor. Biz de YouTube’u son yıllarda artık dijital bir arşiv olmaktan çıkartıp, özel içerikler oluşturacağımız yeni bir mecra olarak görüyoruz. Hatta çok yakın bir zamanda İstanbul Müzik Festivali’nin açılış konserimizin yayını, YouTube üzerinden ücretsiz olarak gerçekleşti ve 1 haftalık izlenme süresince toplam 12.000 kişi bu yayını izledi. Toplam sayının yüzde 11’i kadarı 24 yaş altı yani Z kuşağıydı.

Z kuşağının kültür sanata, toplumsal konulara, iklim ve doğaya duyarlı olduğunu ve aksiyon aldıklarını biliyoruz. Geçtiğimiz sene 16.’sı gerçekleşen İstanbul Bienali’nde, hatırladığınız gibi kavramsal çerçevemiz Yedinci Kıta idi. Bienalimizin önemli destekçilerinden biri 13 yaşındaki küresel iklim aktivisti Atlas Sarrafoğlu’ydu. Atlas, bienali gezerek, deneyimlerini Podcast serimizde paylaşmıştı.

İKSV 48 yıldır yaptığı etkinlikler ve etkinlik dışı; kültür sanatın gelişimi için gerçekleştirdiği çalışmalarla, varlık özü çok kuvvetli bir marka. Z kuşağının aradığı samimi değerler, anlam, keşif, kaliteli içerik, sorumluluk bilinci, dayanışma gibi birçok özellikle Z kuşağının ilgisini çekiyor. Aramıza yeni katılan arkadaşlarımızı strateji ve beyin fırtınası etkinliklerine oldukça sık davet ediyoruz. Hatta çoğunlukla toplantıları onlar yönlendiriyorlar ve stratejimizi belirlerken o yaş grubunun görüşlerini ve ihtiyaçlarını ön planda tutuyoruz. İKSV olarak hem izleyicilerimiz olan, hem de iş arkadaşlarımız olan Z kuşağıyla beraber yürümekten büyük keyif alıyoruz. Onlardan çok şey öğreniyoruz.

Önümüzdeki yıllarda Z kuşağının önemi çok daha yoğun şekilde hissedilecek. Belki de hiç alışık olmadığımız türde festivaller ve online’da canlı gerçekleşen etkinlikler göreceğiz, görmeye başladık bile. Tabii ki bugüne kadar alışık olduğumuz dünyadan farklı bir dünya ve farklı değerlere sahip insanlarla karşı karşıyayız, bu geçiş çok kolay ve sorunsuz olmayacak. Ancak biz bu konuda kararlı ve hazırlıklıyız. Dünyayı iyiye doğru değiştirmek için aksiyon almaktan korkmayan ve kaçınmayan Z kuşağı ile daha fazla karşılaşmak bizi çok heyecanlandırıyor.

Meriç Yirmili
Pazarlama Yöneticisi, İstanbul Kültür Sanat Vakfı

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 104. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.