Sadece oldukları gibiler

İletişim kurmanın temel mantığı, bağ kurmaya çalıştığımız kitlelerin yaşadığı dönemin şartlarını, ruhunu, düzenini, sosyal dengelerini tarafsız olarak ölçmek olmalı.

Asıl yanılgı, fark aramakla başlıyor. Z kuşağı “farklı” değil, sadece oldukları gibiler. Onları kendimizle kıyaslayıp fark arayan biziz ve bana sorarsanız yanlış yerdeyiz. “Tarih boyunca kuşaklar birbirini anlamaya çalıştı” diyoruz ama aslen olan, önden giden kuşakların, arkadan gelenleri kendisine benzetmeye çalışması. Fark kelimesine takılmamın temel nedeni de bu.

Kendi gençliğimizi hatırlayıp ben o yaştayken neler yapıyordum demek yerine bugünün şartlarında büyüseydim neler yapardım diye düşünmek lazım öncelikle. İletişim kurmanın temel mantığı, bağ kurmaya çalıştığımız kitlelerin yaşadığı dönemin şartlarını, ruhunu, düzenini, sosyal dengelerini tarafsız olarak ölçmek olmalı. Anne ile anne, genç ile genç, çocuk ile çocuk olabilmek önemli olan.

Biraz zaman ayırıp incelemek, anlamaya çalışmak belki bir süre onlar gibi yaşamayı denemek lazım ki bunu yapmaya başlayınca neden zorlandığımızı nerede yanlış yaptığımızı anlamak çok daha kolay olacaktır.

Biz de en son DİMES MILKSHAKE Ortamı Salla kampanyamız sayesinde Z kuşağı ile buluştuk. Türkiye’nin ‘ilk kafe tipi milkshake’inin, pazara yön verecek bir ürün olduğunu biliyorduk zaten ve hedef kitlemiz tam da üzerinde konuştuğumuz yerde duruyordu. DİMES gençleşen ve içecek markası olmaya doğru evrilen bir marka ve bu anlamda genç kuşakla ciddi bir bağ kurmak bizim için temel öncelik oldu. Aylar süren konumlandırma sürecinde kalitatif, kantitatif, nöro araştırmalar inceledik, onlarca workshop yaptık. Diyeceksiniz ki yukarıda gençlerin dünyasına girmekten bahsediyordunuz şimdi rakamlar üzerinden konuşuyorsunuz.

İşte hikaye, tam da bu noktada kırılıyor; teknik verileri incelerken anlamamız gereken, rakamların ve oranların gerçek hayata nasıl yansıdığıydı. Bunu en yakından takip edebileceğimiz mecranın TikTok olduğunu biliyorduk ve sonrasında kampanyamızın merkezine alacağımız mecrayı derinlemesine analize aldık.

Hem bizim tarafta hem marka tarafında çalışan ekip arkadaşlarımızla mecrayı aylarca inceledik. Videolarını nerede çektiklerini, dolayısı ile evlerini, sosyo- ekonomik durumlarını, okullarını, mahallelerini kendi ağızlarından anlattıkları on binlerce video izledik; on binlerce yorum okuduk. Neyi sevip; neyi, neden sevmediklerini anlamaya çalıştık. Neticede, dediğim gibi TikTok’u kampanyamızın merkezine aldık.

Film ilk olarak TikTok’a özel yayınlandı, sonrasında Z kuşağının hayran olduğu TikTok fenomenlerini ilk kez TV ekranlarına taşıdık ve 6 günde 1,9 milyarın üzerinde görüntülenme ile TikTok Türkiye rekorunu kıran #ortamısalla hashtag challange’ını başlattık.

450 bine yakın tekil kullanıcı, 1,5 milyon video paylaştı. Reklam filmimiz 45 milyon organik görüntülenme elde etti. Ağustos’un YouTubeleaderboard birincisi olduk.

En önemlisi de DİMES Milkshake, Tik Tok’da 237 bin takipçiye sahip, Z kuşağı ile konuşabilen gerçek zamanlı aksiyonlar alıp, onların içinde kalmayı başarabilen bir fenomen olmayı başardı. Yazımın başında söylemeye çalıştığım da tam olarak buydu. Bundan sonrası için hepimizin hayatında önemli yere sahip olacağını düşündüğüm noktalar var; Öncelikle bu çocuklar saygı ile değil sevgi ile çalışıyorlar. Tek kaygıları para kazanmak değil özgürlüklerini istiyorlar.

Yalanlarla avutulmayı değil gerçeği görmeyi; itaat etmeyi değil, ikna olmayı istiyorlar. Dolayısıyla abartılmış estetik kaygılar, yapmacık reklamlar, yersiz vaadler kısacası gerçek olmayan hiçbir şey ilgilerini çekemiyor. Zaman ilerledikçe aslında Maslow’un piramiti kendini gerçekleştiriyor da diyebiliriz.

Bunda şaşıracak bir şey olduğunu düşünmüyorum iş hayatı içinde de aynı durum geçerli bunu anlayıp adapte olmak da bizim işimiz.

Yalkın Yel
Başkan,
Reklamania ve Cats & Dogs Ajans

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 104. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.