Publicis One: Müşteri merkezli bir model yarattık

Publicis One’nın küresel CEO’su Jarek Ziebinski ve Türkiye CEO’su Savaş İnanç Dedebaş, birinci yılın sonunda yeni modelin Türkiye’deki işleyiş biçimini anlattılar.
Savaş İnanç Dedebaş ve Jarek Ziebinski
Savaş İnanç Dedebaş ve Jarek Ziebinski

Publicis Groupe’un ajans yetkinliğini ve uzmanlığını tek bir çatı altında toplamak amacıyla kurulan Publicis One, 2017’nin başında Türkiye’de de faaliyetlerine başladı. Günümüzde pazarlama alanında aynı anda hem uzmanlaşmaya hem de entegrasyona olan ihtiyacı merkezine alarak tasarlanmış olan bu küresel iletişim şirketi, Groupe’un markalarını ve yeteneklerini bir başkanlıkta birleştirerek tüm ekipleri tek bir çatı altında topluyor. Dünyada 50’den fazla ülkede uygulamaya geçen ve geleceğin ajans modeli olarak nitelendirilen Publicis One’ın küresel CEO’su Jarek Ziebinski ve Türkiye CEO’su Savaş İnanç Dedebaş ile bir yıl sonra tekrar bir araya gelerek bu yeni modelin nasıl işlediğini ve Türkiye’ye adapte sürecini konuştuk.

Semiha Ahmed: Geçtiğimiz sene birçok ajans için oldukça zor bir sene oldu. 2017, Publicis One için nasıl geçti?

Jarek Ziebinski: Endüstrimiz her yönden çok fazla baskı altında, ama Türkiye odaklı konuşmam gerekirse buraya dönmekten büyük mutluluk duyuyorum. Çünkü Publicis One Türkiye’den çok iyi haberler alıyoruz ve İnanç’ın liderliğinde çok başarılı bir sene geçirdik. İnanç ve ekibi dönüşüm sürecinde çok iyi işler başardı. Hayata geçirmeyi amaçladığımız modelin iyi çalıştığını ve çok iyi sonuçlar verdiğini gördük. Türkiye’de bu modelle çok iyi bir büyüme yakaladık. Türkiye’deki endüstride eskisi gibi büyüme yaşanmasa da, reklam harcamalarındaki %6-7 oranındaki büyüme hiç de fena bir oran değil. Publicis One ofisi olarak biz de ortalamanın çok üzerinde bir büyüme yaşıyoruz; bu da beni çok mutlu ediyor. Türkiye bizim tutkuyla yaklaştığımız bir ülke ve son birkaç senedir buraya yatırım yapmaya devam ediyoruz. Şu anda da yaşanan büyüme ve kazancın artması ile beraber bundan sonuç aldığımızı görmek umut verici. Bu nedenle, 2018’e iyimser yaklaşıyoruz.

Publicis One: Müşteri merkezli bir model yarattık
Savaş İnanç Dedebaş

Savaş İnanç Dedebaş: 2017’de, eş zamanlı olarak gerçekleştireceğimiz iki konu hakkında söz vermiştik. Niyetimiz geçtiğimiz yılı “giriş, gelişme ve sonuç’’ gibi lineer bir düzlemde yaşamak değildi; iki şeyin eş zamanlı olarak ilerlemesini sağlayacaktık. Bunlardan biri hızlı bir dönüşüme başlamak, bunu yaparken öte yandan da performans göstermek ve pazarın üzerinde büyümekti. Yılın başında çok hızlı bir başlangıç yaptık. Ajanslarımız, geçen seneye kıyasla, organik olarak iki kat daha hızlı büyüdü. Bu da entegre modelimizin başarısının güzel bir kanıtı. Bunun yanı sıra, bildiğiniz üzere varoluş nedenimiz çalıştığımız markaların işlerinin büyümesine ve dönüşümlerine katkı sağlamak; bu markaların birçoğu da çok başarılı büyüme rakamlarına ulaştı. Bu da mutluluk verici. Kendi işimizin geleceğine; dolayısıyla çalışanlarımıza daha fazla yatırım yapabilme şansı bulduk.

Kısaca, 2017 bizim için içimize dönüp tekrar organize olduğumuz ve bununla birlikte bugüne kadar yakaladığımız en yüksek büyümeyi yaptığımız; 2018 ve sonrası için büyük adımlar atmak içinde hazırlandığımız bir yıl oldu.

 

Semiha Ahmed: Söylediğiniz gibi 2017, Publicis One için verimli bir yıl olarak geçti. Bunun yanında büyüme yaşadınız… Sonuç olarak, yeni yapının tüm beklentilerinizi karşıladığını söyleyebilir misiniz?

Jarek Ziebinski: Evet, kesinlikle. Buraya modelin nasıl çalıştığını daha detaylı olarak görmeye geldim. Endüstrimiz için böyle bir dönüşümün büyük bir olay olduğunu söyleyebilirim. Düşündüğünüzde yıllarca uyguladığımız bir iş modelini tamamen değiştiriyoruz. Bundan 3-4 yıl önce, şirketimizi dönüştürmeye karar verdiğimizde, dijitalleşmeye odaklandık. Yakın gelecekte büyümenin bu alanda olacağına ve müşterilerimizin ihtiyaç duydukları çözümlerin bu alanda bulunacağına inanıyoruz. 2015 yılının sonunda globalde Publicis One dönüşüm haberini duyurduktan sonra çözüm merkezlerini ve Publicis One’ı hayata geçirdik. Şimdi de İnanç’ın liderliğinde bunun verimli bir şekilde çalıştığını görmek bizi çok mutlu ediyor. Çok pürüzsüz ve hızlı bir şekilde uygulamaya girdi ve bunun sonuçlarını da görüyoruz. Yine de, dönüşümü gerçekleştirmekle işimizin bittiğini söyleyemem. Biz daha yeni başladık. Gerçek dönüşüm, yetenek havuzumuzun ve müşterilerimizin ihtiyaç duyduğu yeteneklerin daha derin bir şekilde dönüşmesiyle gerçekleşecek. Şu ana kadar ki çalışmalardan ne kadar tatmin olsak da, bunun devam eden bir süreç olduğunu kabul ederek, organizasyonumuzu geliştirmeye devam edeceğiz. Hızla değişen bir dünyada, dönüşümü sürekli olarak gündemde tutmamız ve yeni şeyler inşa etmemiz gerekiyor.

Savaş İnanç Dedebaş: “Biz olduk” dememiz mümkün değil; hiçbir zaman da mümkün olmayacak. 2017’de sadece doğru yolda olduğumuzu gördük. İlk başta, üç yıl içinde işlerimizi iki katına çıkarmayı hayal ediyorduk. Ancak bu yılın sonunda, bunun bir hayal olmadığını gördük.

 

Semiha Ahmed: Geçtiğimiz yıl bizimle yaptığınız röportajda ana amacınızın müşteri üzerinde değer yaratmak ve fayda sağlamak olduğunu söylemiştiniz. Bunu başarılı bir şekilde gerçekleştirebildiniz mi? Onlardan nasıl bir geri dönüş aldınız?
Publicis One: Müşteri merkezli bir model yarattık
Jarek Ziebinski

Jarek Ziebinski: Bu yıl büyümemizi sağlayan şey; müşterilerimizin bize daha fazla iş vermesi veya müşterilerimizin ve projelerimizin artmasıydı. Eskiye ve endüstrinin ortalamasına göre 2-3 katı daha hızlı büyümemiz müşterilerimizin tatmin olduğunun bir göstergesi. Bunun yanı sıra, Publicis One ajanslarına yeni işler ve müşterilerin gelmesi de sektörde olumlu bir algı oluştuğunun kanıtı. Bu nedenle, bu modelle birlikte değer yarattığımızı da düşünüyorum. Müşteriler bizi sadece sevdikleri için iş vermiyorlar, biz onlara karşılığında değer kattığımız için bize işlerini güvenle teslim ediyorlar. Bu değer de, harika pazarlama fikirlerine, harika kreatif fikirlere, harika bir şekilde tamamlanmış sonuçlara, harika medya yaklaşımına tekabül ediyor. O nedenle, cevabım evet. Bu büyümeyi, müşterilerimize daha fazla değer katarak sağladığımıza inanıyoruz.

Savaş İnanç Dedebaş: Müşterilerimizden çok iyi geri bildirimler alıyoruz. Ancak önümüzde hala uzun bir yol var. Yıl içerisinde birbirimizi daha yakından tanımak için liderlerimizi ve çalışanlarımızı sıklıkla bir araya getirdik, o nedenle bu sene bir bakıma birbirimizi tanıma yılı oldu. Şu anda, talep edilen her durumda, tüm Publicis Groupe ajanslarının müşteri sorunlarını çözmek için bir araya gelebilmesi, bu modüler ve esnek yapı, beni mutlu ediyor. Artık ayrı ayrı hareket etmiyoruz. Bu, şirket içinde kültürel bir dönüşüm yarattı ve birlikte çok iyi bir yere geldiğimize inanıyorum. O yüzden, tüm ajanslarımızın geçmişe göre çok daha iş birlikçi olduklarını söyleyebilirim.

Bu model sayesinde endüstri ve birlikte çalıştığımız iş ortaklarımız, müşterilerimizi merkeze aldığımızı ve entegre çözümler sunabildiğimizi gördü.

Jarek Ziebinski: İnanç çok önemli bir konuya değindi. Dönüşümden bahsediyorum ama aslında en önemli olan müşteriler. Biz bunu onlar için yapıyoruz. Müşteri merkezli bir şirket yaratıyoruz.

 

Semiha Ahmed: Bu yeni modeli hayata geçirirken önceliklerinizi “bir olmak”, entegrasyon ve veri ile dijitali bütün hizmetlerinizin merkezine koymak olarak belirlemiştiniz. Bunu başarılı bir şekilde gerçekleştirebildiniz mi?

Jarek Ziebinski: Evet, bir olmayı ve en başta hedeflediklerimizi yerine getirmeyi başardık. İnanç’ın liderliğinde de çok iyi işler yapıldı. Son 2-3 yılda Türkiye’ye yatırım yaptığımızı gördünüz. Voden ve Digitouch gibi iki dijital şirketi satın aldık. Bu satın aldığımız şirketleri de Publicis One yapısına güzel bir şekilde entegre ettik.

Ayrıca, veriden beslenen bir model uyguluyoruz. Verinin, tüm kreatif ve stratejik çalışmalarımızı beslediğine inanıyoruz. Ana fikrimiz veriden beslenen yaratıcılığa dayanarak bu modeli uygulamak, çünkü bunun yaratıcılığın geleceği olacağına inanıyoruz.

Savaş İnanç Dedebaş: “Bir olmak” için uygulamalarımızdan bir tanesi de  yeteneklerimizin yerini değiştirmekti; bu geçmişte yapmadığımız bir şeydi. Örneğin; son 11 ayda, veri ve dijitali organizasyonun merkezine almak için birçok değişiklik yaptık. Bunun yanı sıra ajanslar içerisinde 20’ye yakın yeteneğimizin pozisyonunu değiştirdik.

Şunu ekleyebilirim ki gelirlerimizin %45’i dijitalden geliyor; bu Türkiye için oldukça iyi bir rakam. Müşteri ihtiyaçlarımızın merkezinde de duran bu alanlara, dijital ve veri, önümüzdeki dönem de daha da çok yatırım yapacağız.

Publicis One: Müşteri merkezli bir model yarattık

Jarek Ziebinski: Biz de İnanç’ın bu çalışmalarını sonuna kadar destekliyoruz ve bu alanda yeni satın almalar gerçekleştirmeyi planlıyoruz.

Şunu eklemem gerekir ki yaratıcılığın hala en önemli kaynak olduğuna inanıyorum. Geçmişe göre çok daha farklı bir gözle bakıyoruz yaratıcılığa. Günümüzde yaratıcılık, çok daha çözüm odaklı.

Semiha Ahmed: Endüstri bu yeni modelden nasıl etkilendi? Sizin gözlemleriniz neler oldu?

Jarek Ziebinski: 2016 yılında daha ilk aşamada bu modeli uygulamaya başladığımızda rakip taraftaki meslektaşlarım “Bol şans, Jarek. Senin için zor bir iş olacak” demişlerdi. Tüm ajansları ve yetenekleri bir araya getirmeyi imkansız görüyorlardı. Bu işe çok karamsar bakıyorlardı. İki yılın ardından bu modeli tüm Publicis pazarlarında başarılı bir şekilde uyguluyoruz. Bundan iki yıl önce verdiğim bir söyleşide üç yıl içinde Publicis modelinin dünyanın örnek alacağı bir modele dönüşeceğine dair öngörülerimi paylaşmıştım. Şu anda tam olarak bunun gerçekleştiğini görüyorum. Yalnızca medya alanında değil, diğer alanlarda da bu model uygulanmaya başlanıyor. Örneğin, şu ana kadar çok pasif bir rol oynayan holding şirketlerinin bundan böyle kazancını ve değerini arttırmak için daha bütünsel bir organizasyon yaratmaları gerekiyor. İlk başta karamsar olan bazı rakiplerimiz bizi ve uyguladığımız bu modeli taklit etmeye başladı. Rakiplerinizin sizi taklit etmesinden daha iyi bir iltifat olamaz.

Savaş İnanç Dedebaş: Entegre bir sistem kurmak gittikçe daha fazla önem kazanıyor. Sadece bizim endüstrimizde değil, tüm iş dünyasında verimden öte başarılı iş birlikleri kurulmasına önem veriliyor. Bu da doğru yolda olduğumuzun göstergesi.

 

Semiha Ahmed: 2018 yılı için beklentileriniz ve hedefleriniz neler? Voden ve Leo Burnett gibi yeni iş birlikleri ve satın almalar gerçekleştirmeyi planlıyor musunuz?

Jarek Ziebinski: Publicis One’ın daha fazla hız kazanacağını, hatta en başında söylemiş olduğumuz gibi işlerini iki katına çıkaracağını bekliyorum. Bu sene içinde çok daha yüksek kalitede ve dünya standartlarında işler göreceksiniz. Önümüzdeki aylarda daha fazla müşterinin bizim yolumuzdan ilerlediğini göreceksiniz. Bunun sonucunda da ortalamanın üzerinde bir büyüme yakalayacağımıza inanıyorum. Türkiye’deki geleceğimize çok iyimser bakıyorum. Ancak gelecekteki iş birlikleri hakkında konuşmak için biraz erken. Bunları ilerleyen zamanda paylaşacağız.

Savaş İnanç Dedebaş: Güçlü iş birlikleri ve satın almalar gerçekleştirmek için fırsatları değerlendiriyoruz. Jarek’in de söylediği gibi Türkiye’de de daha fazla hız kazanacağız.

Diğer yandan, ajanslarımızın yeniden yapılanması hakkında bahsetmek gerekirse, bu hiç bitmeyen bir hikâye. Kaynaklarımızı, müşterilerimizin beklentilerine göre daha etkin ve verimli kullanacağız. Bu yönde adımlar atmaya devam edeceğiz. Bunun yanında, 2018’de yeni markalar lanse edeceğiz. Groupe içindeki bazı markaları Türkiye’ye getirmeyi planlıyoruz.

 

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye Şubat 2018 sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.