Pandemide teknoloji farkı

İçinden geçtiğimiz bu zor dönemde Getir’i ticari bir firmadan ziyade olabildiğince fazla insanın hayatına dokunan bir şirket olarak konumlandırdık. Evlerinden çıkamayan pek çok kişiye ihtiyaçlarını götürmeye odaklandık.

Pandemiyle birlikte tüm dünyayı derinden etkileyen bazı konular gündeme geldi. Pek çok kişi bu virüs nedeniyle hayatını kaybederken, devletler ekonomik dalgalanmalara göğüs germeye; toplumlar ortaya çıkan psikolojik ve fiziksel sorunlarla başa çıkmaya odaklandı. Mağazalar, alışveriş merkezleri kapandı, şirketlerin bir kısmı evden çalışmaya geçiş yaptı; hayat durma noktasına geldi. Ve maalesef böyle bir duruma bazı kurumların hazırlıklı olmadığını anladık.

İçinde bulunduğumuz zorlu süreç aynı zamanda sektörel anlamda da bir farkındalık sağladı. Ülkemiz özelinde düşünecek olursak, uzun yıllar boyunca ekonomimizin lokomotif sektörlerinin inşaat, otomotiv veya farklı sanayi alanları olduğu bilinir. Pandemi dönemi, teknolojinin nasıl fark yaratabileceğini ortaya koydu.

Öte yandan bu dönem, insanların davranışlarında da birtakım değişikliklere neden oldu. Ailesiyle yaşayanlar birlikte daha fazla zaman geçirmeye başladı, yeni hobiler edinenler de oldu, yalnız kalıp sıkılanlar da… Hiç şüphe yok ki orta ve uzun vadede bu yaşadığımız dönemin sosyolojik olarak da bazı sonuçları olacak. Ancak bu sürecin net şekilde gözlemlediğimiz sonuçlarından en önemlisi, dijitalleşmeye dair adaptasyon sürecinin hızlanması oldu.

Şu anda ticaretin büyük kısmı online üzerinden yürüyor. Orta ve uzun vadede bu dijitalleşme ve online ticaret kültürünün yerleşeceğini öngörüyoruz. Salgının azalması ile birlikte yeniden iş yerlerine dönmeye, çeşitli uygulamalar üzerinden yaptığımız toplantıları yine yüz yüze yapmaya başlayacağız. Ancak genç kitlenin zaten alışkın olduğu ve kullandığı bu dinamik, şu aşamada orta yaşlı ve hatta yaşlı kesime de sirayet ediyor. Bahsi geçen yeni normal ile birlikte, online alışveriş alışkanlığı kazanan kesim bunu sürdürecek. Yani banka işlemlerinden market alışverişine kadar her alanda belli bir denge kurulacak. İnternet alanında özellikle mobil olmak üzere ticaret çok daha fazla pazar payı alarak büyüyecek. İnsanların hayatını kolaylaştıran ve zaman kazandıran bu tarz mobil uygulamaların uzun vadede başarılı olacağına inanıyoruz. Dolayısıyla, market alışverişlerinde de online tarafa önemli bir kayma olacağını ve bir denge kurulacağını söyleyebiliriz.

Deloitte’un yayınladığı Türkiye’de E-Ticaret 2019 Pazar Büyüklüğü Raporu’na göre, 83,1 milyar TL büyüklüğündeki e-ticaret pazarında, online perakende yüzde 43 büyüme ile 44,9 milyar TL’ye ulaştı.

Online Perakende içinde yer alan ‘Sadece Online Perakende’ ise 30,8 milyar TL’ye ulaşarak ile geçen seneye göre yüzde 48 büyüdü. Geçen yıl yayınlanan bir başka rapora göre ise online perakende alanında tüketici ziyaretlerinin %70’ten fazlası mobil kanallar üzerinden geldi. Cironun da %60’tan fazlası yine mobil üzerinden yapıldı.

Diğer yandan küresel gıda dağıtımı mobil uygulama pazarı büyüklüğü, 2017 yılında 3,79 milyar dolar civarındaydı. 2023 yılına kadar ise sektörün %27’lik Bileşik Yıllık Büyüme oranı kaydetmesi ve 16,61 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

Fakat tüm bu tahminler, Aralık 2019’dan bu yana, tüm dünyayı etkisi altına alan COVID-19 pandemisi öncesine ilişkin veriler. Bu dönemde özellikle mobile olan talebin hızlı artışı ile birlikte çok daha farklı sayılar telaffuz edilmeye başlandı. Bu kullanıcı alışkanlığı değişiminin önemli ölçüde kalıcı olacağını göz önünde bulundurarak, bu verilerin özellikle bizim sektörümüz için güncellenmesi gerekeceğini düşünüyoruz.

Getir, 2015 yılında Türkiye’nin yerli ve teknolojik girişimi olarak kurulurken, ne böyle bir virüs ihtimalinden ne de böylesi zor bir dönemde sağlayabileceği faydayı konuşabilirdik. Bugün geldiğimiz noktada, özellikle sokağa çıkma yasaklarıyla birlikte, ne kadar doğru bir iş yaptığımızı görmüş olduk.

İçinden geçtiğimiz bu zor dönemde Getir’i ticari bir firmadan ziyade olabildiğince fazla insanın hayatına dokunan bir şirket olarak konumlandırdık. Evlerinden çıkamayan pek çok kişiye ihtiyaçlarını götürmeye odaklandık. Kurum olarak, pandemi döneminde İstanbul Valiliği ile birlikte hayata geçirdiğimiz Vefa Kolisi, Siparişi Kapıya Bırak, Online Bahşiş, sokak ve barınaklardaki canlar için yaptığımız Yardım Maması gibi pek çok proje hayata geçirdik. Amacımız, sürdürülebilir ve fark yaratan bir kullanıcı deneyiminin yanı sıra toplumsal fayda sağlamak. Bu nedenle kendimizi geliştirmeye ve projelerimize devam edeceğiz.

 

Serhat Karakaya

Getir Kurumsal İletişim Direktörü

 

 

 

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 105. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.