Pandemide teknoloji farkı

2020 yılı hacmi 600 milyon ABD Doları hesaplanan Türkiye internet reklamcılığı gelirlerinin yarısından fazlası mobil internet reklamcılığından geliyor. Mobil internet reklamcılığının gelecek beş yıllık gelirlerinde yaklaşık %8 bileşik yıllık büyüme oranını yakalaması bekleniyor.

Son on yılda baş döndürücü bir hızla tanık olduğumuz yeni teknolojiler ve dijitalleşme, halen içinde bulunduğumuz COVID-19 pandemi süreci ile birlikte çok daha ivmelenerek hem şirketler hem de toplum nezdinde yeni trendler, iş modelleri ve alışkanlıkların ortaya çıkmasına neden oldu. Yaşadığımız hızlı dijital dönüşüm sürecinde, özellikle iletişim, eğlence, oyun ve e-ticaret gibi sektörler açısından çok daha kritik ve katalizör konuma gelen mobil teknoloji ve uygulamaların öne çıktığını görüyoruz.

PwC’nin hazırladığı Küresel Eğlence ve Medya Sektörüne Bakış 2020-2024 Araştırması’na göre Türkiye’de internet erişiminin 2020 yılında yaklaşık 5.107 milyon ABD doları gelir üretmesi bekleniyor. Bu gelirin %82’i mobil internet erişiminden elde ediliyor. Mobil internet erişimi gelirlerinin gelecek beş yıllık gelirlerinde bileşik yıllık büyüme oranının %7,7’ye ulaşması beklenirken, sabit geniş bant erişiminde aynı oran %2 hesaplanıyor. 2020 yılında 35,7 trilyon MB veri kullanıma ulaşması beklenen Türkiye’de, kullanılan verilerin %61’i akıllı telefon ve tablet aracılığı ile tüketiliyor. Gelecek beş yılda bileşik yıllık büyüme oranının %19,3 olarak tahmin edildiği veri kullanımında, akıllı telefon ve tabletin yanı sıra diğer taşınabilir aygıtların da ekleneceği öngörülüyor.

2020 yılında Türkiye video oyunları ve eSpor gelirlerinin %73’ü, 482,2 milyon ABD doları gelir sağlayan sosyal video oyunlarından bekleniyor. Bu kategorinin tahmin dönemi boyunca %7,2 bileşik yıllık büyüme oranı ile 2024 yılında 620,3 milyon ABD dolarına ulaşması bekleniyor. Küresel ekonomilerde büyük gelir akışı yaratan eSpor, 2019 yılından itibaren Türkiye’de de artan ilgi ile birlikte gelir sağlamaya başladı. Gelecek beş yılda bileşik yıllık büyüme oranının yaklaşık %21’e ulaşması beklenen eSporun 8,6 milyon ABD doları gelir üretmesi bekleniyor.

Araştırmalar ışığında, küresel pazarlamanın yeni standardı denilebilecek, müşterilerin çevrim içi, mobil, telefon ve mağaza içi deneyimleri arasında kolayca hareket ederek çok kanallı bir etkileşime imkân sağlayan çok kanallı pazarlama (omni channel) için mobili önemli bir faktör olarak değerlendirip satış süreçlerini mobille uyumlu hale getiren şirketlerin doğru yolda olduğunu söylemek mümkün. 2020 yılı hacmi 600 milyon ABD Doları hesaplanan Türkiye internet reklamcılığı gelirlerinin yarısından fazlası mobil internet reklamcılığından geliyor. Mobil internet reklamcılığının gelecek beş yıllık gelirlerinde yaklaşık %8 bileşik yıllık büyüme oranını yakalaması bekleniyor.

Yayınlamış olduğumuz diğer bir çalışmamız olan Küresel Tüketici İçgörüsü 2020 araştırmamıza göre COVID-19 salgını zaten büyüyen online alışveriş trendini güçlendirmenin yanı sıra denemeyi de teşvik etti; tüketicileri ürünlere ve hizmetlere erişim için farklı yollar keşfetmeye teşvik etti, arka planda uzun süredir gelişen bazı davranış modellerine hız kazandırdı. Şehirli tüketicilerle 2019’un sonunda ilk araştırma yapıldığında mobil online alışveriş daha popüler hale gelmekteydi. Salgından sonra yaptığımız tüketici araştırmasıysa tüketicilerin kayda değer bir oranının mobil alışverişini artırdığını gösteriyor.

Üst düzey yöneticiler kriz planlarını oluştururken özellikle hızla uygulanmaya başlanan uzaktan çalışma ve önceden test edilmemiş fonksiyonların dijitalleşme süreçlerinin hızlandırılmasında CISO’lar ve CIO’lar ön saflarda yer aldılar. Teknolojiye ve siber güvenliğe yeterli yatırımı yapmayan kurumlar ise maalesef çok zor durumda kaldılar ve geçiş süreçlerini ya çok zor tamamladılar ya da hala üzerinde çalışıyorlar. Yakın zamanda yayımladığımız Küresel Dijital Güven İçgörüsü 2020 araştırmamızda öne çıkan sonuçlardan biri de, siber güvenlik personeline, çözümlerine ve altyapılarına yatırım yapan yönetim kurulları ve üst düzey yöneticilerin, pandemi sırasında yıllar içinde yaptıkları siber güvenlik harcamalarının ve CISO’nun liderliğinin değerini fark etmeleri oldu.

Ülkemizdeki KVKK (Kişisel verileri koruma kanunu) farkındalığının yaşanan vakalar ve artan cezalar ile artıyor olması da, kullanıcıların mobilin avantajlarından yararlanırken diğer taraftan kişisel bilgileri ve kredi kartı gibi hassas bilgilerin ifşa olmasından endişe duymasına sebebiyet veriyor. Yeni sunulacak internet hizmetlerinin ve uygulamalarının bilgi güvenliği gereksinimleri ve şirketin tabi olduğu tüm yerel ve global mevzuatlara (KVKK, GDPR, SPK, EPDK, BTK, BDDK, PCI DSS,vs.) uyumlu olarak tasarlanıp, gerekli güvenlik testleri yapıldıktan sonra devreye alınması gerekiyor. Mevzuata uyumda kolektif bir şekilde hareket ederek, sadece bu mevzuatlara uyumla yükümlü olan kurumların değil bu kurumlarla iş yapan paydaşların, yapılan iş kapsamında ilgili mevzuatı bilmesi ve buna göre hareket etmesi alınan önlemlerin etkisini arttıracaktır. Artan dijitalleşmenin siber riskler boyutuna değinecek olursak, teknoloji, süreç ve insan boyutu dikkate alınarak yönetilmesi gereken siber risklerin, kurumsal risk yönetimi çerçevesinde diğer risklerle birlikte ele alınıp, etkilerinin ölçümlenmesi, üst yönetim ve yönetim kurulu tarafından sahiplenilmesi gerekiyor. Ayrıca siber riskler konusunda şirket genelinde tüm çalışanların bilgilendirilmesi ve farkındalığı artırıcı eğitimlerin sürekli olarak verilmesi çok önemlidir. PwC tarafından geliştirilen Game of ThreatsTM oyun atölyesinde, kurumların üst yönetimleri gerçek zamanlı bir siber tehditle başa çıkmaya çalışırken, konu hakkındaki farkındalıklarını en eğlenceli şekilde arttırma fırsatı buluyorlar.

Günümüzde bilgi teknolojileri ve iletişim ekosisteminde önemli bir yere sahip olan, özellikle pandemiyle ihtiyaç halini alan uzaktan çalışma modelinin yaygınlaşmasına imkân sağlayan mobil teknolojilerin, yenilikler ve farklı alanlardaki teknolojik gelişmeler ışığında yakın zamanda hayatımızın çok daha ayrılmaz parçası olacağını ve dünya ekonomisini kontrol eder hale geleceğini düşünüyoruz. 5G teknolojisi ile internet erişimi ve data hızlarındaki ciddi artış, sanal gerçeklik (Artifical Intelligence) ve artırılmış gerçeklik (Augmented Reality) uygulamaları, katlanabilir esnek ekranlar, akıllı sistemlerin artan bir hızda mobil ile entegrasyonu, ses ve hareket ile internete bağlı cihazların kontrol edilmesi, mobil cihazların performanslarının masaüstü sistemlerini geride bırakacak şekilde sürekli artıyor olması gibi tüm faktörleri düşündüğümüzde gelecekte mobil teknoloji ve cihazların pazar payının çok daha artacağını söylemek mümkün. Diğer taraftan kabiliyetleri, yapabilirlikleri ve performansları artan mobil teknoloji ve cihazların maksimum verimlilikte kullanılabilmesi için daha zengin içerik, özellik ve ara yüz destekleyen yeni nesil mobil uygulamaların önem kazanacağını ve dolayısıyla mobil uygulama pazarının da önümüzdeki dönemde daha da önem kazanarak büyüyeceğini belirtmek isteriz.

 

Ulvi Cemal Bucak

PwC Türkiye,
Siber Güvenlik ve Veri Koruma Hizmetleri Direktörü

 

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 105. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.