Pandemi, yaratıcı sektörü nasıl etkiledi?

Mariah Cooper, Genero tarafından yapılan anketin verileri üzerinden pandemi sürecinin yaratıcı endüstriyi nasıl etkilediğini detaylandırıyor.

Genero tarafından yapılan bir ankete göre serbest çalışma ve üretim maliyetleri artıyor.

Pandemi, insanların kişisel ve iş yaşamlarını birçok yönden kalıcı olarak değiştirdi. Genellikle yüz yüze iş birliği ve beyin fırtınası ile beslenen yaratıcı endüstri için, evden çalışmaya geçiş özellikle sarsıcı oldu.

2020’nin sonlarında küresel yaratıcı platform Genero, 430 yaratıcı kişiyle anket yaparak pandeminin 61 ülkede sektörü nasıl etkilediğini derinlemesine inceledi. Ankete katılan 430 kişi arasında yaratıcı yönetmenler, yapımcılar, yönetmenler, prodüksiyon şirketleri, ajanslar ve animatörler yer aldı. 

Genero’nun CEO’su ve kurucu ortağı Mick Entwisle’a göre pandemi, yaratıcı endüstrinin çalışma şeklini sonsuza dek değiştirebilecek kalıcı bir etki yarattı. Bu süreç canlı aksiyon yaratıcılığının yerini daha fazla animasyon, hareket tasarımı ve stok görüntü aldığından, üretilen işi de dönüştürdü. Entwisle konuyu şöyle açıklıyor; “Ülkelerin dışarı çıkıp çekim yapma, ekip ve yeteneğe sahip olma imkanlarının sınırlı olduğunu gördük. Bu yüzden insanların etrafında olmak zorunda kalmadan evden çalışma yöntemlerine geri döndüler.”

Gelir kaybı

En endişe verici küresel eğilimlerden biri, yaratıcılar arasındaki büyük gelir kaybıydı. Ankete göre katılımcıların %81’inin Mart ve Eylül 2020 arasında gelirleri azaldı, %40’ının maaşındaki düşüş %50’den fazlaydı. Gelir kaybı, katılımcıların %72’sinin geçici veya kalıcı olarak alternatif iş aramasına neden oldu.

Serbest çalışmada artış

Ajanslardan çıkarılan yaratıcılar, daha bağımsız ve esnek olmalarını sağlayan serbest çalışmayı tercih ediyor. Ankete katılanların neredeyse yarısı (%47) serbest çalışmaya devam etmek istediklerini söylerken, %35’i bağımsız bir yaratıcı işte ortak olarak çalışmak istiyor. Katılımcıların yalnızca %12’si gelecekte tam zamanlı çalışmayı tercih ediyor.

Üretim maliyetleri

COVID-19 güvenlik protokolleri denklemde yeni bir adım getirdiğinden, yüz yüze üretimin maliyeti ve süresi arttı. Ankete katılanların %40’ı üretim maliyetlerinin arttığını, %28’i ise %30’a varan bir maliyet artışı gördüğünü söyledi. Yapım şirketlerinin, ajansların ve stüdyoların neredeyse yarısı (%46) maliyetlerin arttığını belirtti. Yeni harcamalar arasında sigorta ücretleri, teknik gereksinimler, sağlık ve güvenlik görevlilerinin işe alınması yer alıyor ancak katılımcıların %76’sı müşteri bütçelerinin bu yeni harcamaları hesaba katacak şekilde ayarlanmadığını söyledi.

Çalışmaya katılan serbest çalışan bir film yapımcısı “En önemli faktör, COVID-19 ile bağlantılı ek maliyetleri karşılamak için artan bütçelere duyulan ihtiyacı anlamaktır. Tüm ekip için iyi maskeler sağlamak, test ve dezenfekte istasyonları çok hızlı bir şekilde çok fazla maliyet katıyor (sigorta ücretlerindeki artıştan bahsetmiyorum bile). Birçok bütçe bunu dikkate almıyor, bu nedenle film yapımcılarının net maaşlarında önemli bir düşüş var.” dedi. 

Markalar için anlamı ne? 

Markalar, tam zamanlıdan serbest çalışmaya  geçerken yaratıcılarla uyum sağlamalı.

Entwisle, bunun her zaman kolay bir değişiklik olmadığını belirtiyor: “Bu, insanların büyük ajanslardan ve şirketlerden ayrılıp bağımsız serbest çalışmaya geçmesiyle yaratıcı tarafta oldukça fazla parçalanma olduğunu gösteriyor. Markaların daha büyük bir insan havuzuyla çalışabilmeleri için bu çalışma şekline uyum sağlamaları gerekiyor. Ana akım, tam zamanlı iklimin dışında değişen ve büyüyen çok büyük bir yetenek havuzunu kaçırıyorlar ancak bağımsız yaratıcılarla çalışmanın birçok zorluğu da var. Mevcut modelde çok zaman alıcı ve maliyetli olabilir, bu nedenle yeni çalışma yöntemlerine ihtiyaç var.”

Mariah Cooper

Campaign US Yardımcı Editörü 

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 112. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.