Pandemi gölgesinde “2021 öngörüleri”

2020 yılı bizlere, sadece bizim değil, bizden önceki kuşakların bile yaşamadığı tarihsel bir kırılma yaşattı. Geçen yüzyılın en büyük felaketlerinden II. Dünya Savaşı bile dünya için bu ölçüde bir “ortak problem” değildi. Her ülke, her coğrafya, her şehir, her mahalle, her ev bu “ortak problemi” tüm yoğunluğuyla, yaşamın tüm parçalarıyla iliklerine kadar hissetti.

Bu kırılma noktasıyla birlikte küresel “ortak problemimiz” halının altına süpürdüğümüz bazı problemlerimizi gün yüzüne çıkardı, daha geç gerçekleşmesi beklenen bazı konular pandemi etkisiyle hızlandı.

Pandemi; iş yapış şeklimizi, yaşayış biçimimizi ve kavrayışlarımızı kuvvetle muhtemel, bir sonraki “kırılmaya” kadar kalıcı olarak değiştirdi.

Hız kazanan konuların başında ise dünyanın bugüne kadar hiç olmadığı kadar “mobilize ve dijitalize” olması geliyor. 2020 yılında tüm yaşamın ve dolayısıyla ticaretin kalıcı olarak değiştiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. 2021 muhtemelen 2020 yılında yaşadığımız bu büyük ve mecburi dönüşümün yaşamlarımıza ve alışkanlıklarımıza köklendiği bir yıl olacak.

Pandemi gölgesinde 2021 öngörülerimi ikiye ayırıyorum:

1- Yeni düzenin yarattığı fırsatlar ve yatırım alanları açısından

2021 ve sonrasını okumak için elimizdeki önemli göstergelerden birisi büyük şirketlerin ve kurumsal VC’lerin yatırım yaptığı kategoriler. Bu gösterge aslında gelecek için önemli ipuçları barındırıyor.

Örneğin, 2020 yılında yaşanılan büyük krize rağmen lojistik sektöründeki yatırımlar hiç hız kesmedi. Lojistik, 20 yıl önce büyük sanayi kuruluşlarının yatırım problem alanı iken 2021 yılında mikro kobilerden, lokantalara kadar her işletmenin operasyon konusu haline geldi.

Mal, ürün ya da hizmetin transferi konusu bu kategorideki teknoloji ve servisler, 2021’de ve sonrasında çok fazla konuşacağımız alanların başında geliyor.

Malın ve ürünün transferi kadar paranın transferi de çok önemli bir konu haline geldi. Bu minvalde 2020’nin hız kesmeyen yatırım alanlarından bir diğeri ise fintekler oldu.

Finansal teknoloji şirketleri 2020’deki büyük dönüşümde önemli roller oynadılar. Tahsilat problemi yaşayan şirketlere nakit akışı yaratmaktan, dijitalize olmaya çalışan şirketlerin ödeme kanalı oluşturmasına kadar çok fazla alanda yeni ve inovatif çözümler gördük. 2021 ve sonrası için fintekler takip edilmesi gereken alanların başında geliyor.

Benim çerçevemden bu iki alana ek olarak, uzaktan eğitim, video konferans, uzaktan çalışma konuları tüm girişimciler ve markalar için yatırım ve fırsat alanları olarak öne çıkıyor.

2- Markaların pazarlama yaklaşımı açısından

Pandemi pazarlama dünyasını da değiştirdi. Daha doğrusu pazarlamacılar değişmek zorunda, çünkü tüketiciler aynı değil. Bu büyük kırılım sonrası tüketicilerin benzer reflekslerle hareket edeceğini düşünenler yanılıyorlar.

Yeni paradigma bugüne kadar PR bültenlerinin konusu olan aksiyonların artık tüketiciler tarafından önemsendiğini hatta önceliklendirildiğini gösteriyor. Bu anlamda Türkiye’den Getir ve Banabi’nin restoranlara yapmaya başladığı katkı onları geleceğe taşıyacak önemli proaktif pazarlama hamleleri.

Yine benzer bir bakış açısıyla WhatsApp > Telegram geçişinde yaşandı. Yeni çağın kavimler göçü diye tabir edilen bu duygusal tepki vakası artık tüketicilerin daha “sorumlu” markaları kullanma konusunda istekli olduğunun en büyük kanıtı niteliğinde.

Pazarlamacılar açısından bu değişimlere kulak tıkamak artık mümkün değil.

2018’den beri problem yaşayan dünya ekonomisi, pandemi etkisiyle daha çok daralma yaşamaya başladı. Bu daralma reklam ve pazarlama bütçelerinde köklü değişiklikler yaratacak.

Uzun zamandır global markaların kendi platformlarını, mecralarını inşa etmeye çalıştıklarını görüyoruz. Büyük ya da küçük medya satın alma aklıyla hareket eden işletmelerin bulundukları pazarda müşteri kazanımlarının sınırlı kalacağını öngörüyorum. Bu nedenle sadece 2021’de değil, önümüzdeki 5 yılda markalar kendi platformlarını oluşturmaya çalışacaklar.

Hatta büyük markaların ödemeli reklamlardan “aktarılan” bütçelerle müşterileri ya da potansiyel müşterileri ile iletişim kurmaya, konuşmaya, onları dinlemeye ve yönlendirmeye başladıklarını görüyoruz. Türkiye’den L’oréal’in makyaj. com, Unilever’in herkessofraya.com, temizsozluk.com.tr ve Monster Notebook’un blog.monsternotebook.com.tr platformlarını buna örnek olarak verebilirim.

 

Ahmet Durmuşoğlu

Kurucu Ortak & CEO – icerikbulutu.com

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 108. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.