Pandemi döneminde sosyal medyanın gücü

Koronavirüs (COVID-19) salgınının dünya genelinde etkilerini göstermeye devam etmesiyle birlikte geçtiğimiz aylarda hepimiz evlere kapandık. Birçoğumuz duruma iyi yanından bakarak ailemizle daha çok vakit geçirdik, hobilerimize zaman ayırdık, uzun zamandır ertelediğimiz yapılacaklar listemize el attık. Bu süreçte sosyal medya platformları da arkadaşlarımızla bağlantı kurmaya devam ettiğimiz, salgın ile ilgili bilgi aldığımız ve topluluklar üzerinden yardıma ihtiyacı olan kişilere destek olduğumuz alanlar olarak bizler için belki de daha önce hiç olmadığı kadar önemli bir hale geldi…

Bu salgın, insanların kriz zamanlarında iletişim araçlarına ve sosyal medya platformlarına yöneldiğini de bir kez daha gösterdi. Sosyal mesafe ve karantina uygulamalarıyla birlikte küresel topluluklar günlük yaşantılarının büyük bir kısmını online’a taşıdılar. Biz de, Facebook uygulamalarımızda geçirilen sürenin salgının başlangıcında globalde yüzde 70 oranında arttığını gözlemledik. Türkiye’deki ve dünyanın dört bir yanındaki insanlar ve topluluklar Facebook ve Instagram üzerinden canlı yayınlar yaparak bir araya gelirken, ‘Ev Hayat Dolu’ gibi ilham verici gruplar sayesinde ihtiyaç sahiplerine ulaşarak birbirlerine destek oldular, salgına karşı birlikte mücadele verdiler.

Kısacası bu dönemde toplulukların gücüne bir kez daha şahit olduk. Biz de bir sosyal medya şirketi olarak topluluklar arasında köprü kurma ve insanların birbirleriyle en güvenilir şekilde bağlantı kurmaları için çalışma sorumluluğumuzun yeniden farkına vardık.

Bunun yanı sıra, bu süreçte sosyal medya platformlarının bizleri ihtiyaç duyduğumuz şeylerle bir araya getirme konusundaki gücünü de bir kez daha gördük. Birçoğumuz daha güvenli ve kolay olduğu için gerek market, gerekse kıyafet ya da ev eşyası alışverişlerimizi online üzerinden gerçekleştirdik. Şehir dışındaki bir çiftlikten maya ve süt siparişi verirken, e-ticaret sitelerinden maske, dezenfektan ve kıyafet satın aldık. Vitrinlere bakmak ve mağaza gezmek yerine markaların websitelerini veya Instagram hesaplarını ziyaret ettik.

Her ne kadar normalleşme süreciyle birlikte evden çıkmaya ve unuttuğumuz alışkanlıklarımıza geri dönmeye başlasak da, sosyal medya platformları hayatı kolaylaştırmaya devam ediyor. Söz konusu küçük işletmeler olduğunda ise bu platformlar belki de daha önce hiç olmadıkları kadar büyük bir öneme sahipler. Türkiye’de dahil 50’den fazla ülkeyi kapsayan Küçük İşletmeler Küresel Durum Raporu’nun sonuçları da bunu doğrular nitelikte. Bu çalışmaya göre, dünyada pandemiden en çok etkilenenlerden biri olan küçük işletmelerin birçoğu nakit ve talep sıkıntıları sebebiyle kepenk kapatırken, müşterilerine online üzerinden ulaşmanın ve dijitalleşmenin yeni yollarını arayan küçük işletmeler gelecekleriyle ilgili iyimserliklerini koruyor.

Biz de Facebook olarak hem dünyanın dört bir yanındaki, hem de Türkiye’deki küçük işletmelerimizin iyimserliğini boşa çıkarmamak adına var gücümüzle çalışıyoruz. Türkiye’deki KOBİ’lere destek olmak amacıyla başlattığımız 7 milyon TL’lik hibe programımız ve salgınla mücadele eden KOBİ’lere ihtiyaç duydukları çevrimiçi desteği sağlamak için Ticaret Bakanlığı, TOBB ve Türkiye’nin önde gelen pazaryerleri ile iş birliği yaparak başlattığımız Pazaryeri Destekleri sayfamız bu doğrultuda yakın zamanda hayata geçirdiğimiz girişimlerimizden yalnızca birkaçı… Önümüzdeki günlerde ülkemizde duyurmayı planladığımız Facebook Shops özelliğimiz ile de küçük işletmelere destek sunmaya devam edeceğiz.

Özellikle pandemi süreci ve sonrasını kapsayan bu zorlu dönemde küçük işletmelerin topluluğumuzun yapı taşı olduklarını ve onlar başarılı olduğunda topluluklarımızın da güçleneceğini unutmamalıyız.

Derya Matraş
Facebook Orta Doğu, Afrika ve Türkiye Bölge Başkan Yardımcısı

Bu yazı, ilk olarak Campaign Türkiye’nin 103. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.