Outsourcing – Ne için?

Dünyada ve Türkiye’de, özellikle son 10-15 yılın en önemli inisiyatiflerinden birisi sahada pazarlama aktivitelerinin (özellikle merchandising ekipleri) “outsource” edilme şeklinde gerçekleştirilmesidir. Şirketler bunu yaparken ilk başlarda işin daha çok işveren sorumluluğu tarafını düşünmüşler ve bu metotla birçok sorumluluğu ajansın devralması ile İK ve hukuki açıdan daha güvenli bir yönetime geçmişlerdir.

Bu faktörler belki ilk başlarda outsourcing için ana neden olarak görülürken günümüzde sadece “yan faydalarıdır”. Edindikleri tecrübelerle beraber Sahada Pazarlama Ajansları’nın (SPA) kendilerini geliştirmesini ve verdikleri hizmeti daha üst seviyeye yükseltmelerini sağlayacak aşağıdaki dönüşümler başlamış ve hala gelişmektedir:

1. SPA’lar teknolojiyi daha etkin kullanmaya başladılar. Raporlama teknolojisine düşünsel ve parasal yatırım yapılmaktadır. İnternet ve mobil teknolojilerin gelişmesi ile bu alanda yapılabilecekler de sınırsız boyutlara yükselmiş. Sahayı yönetebilmek için şirketlerin ihtiyacı olan bilgi çok daha çabuk ve kapsamlı olarak derlenmeye başlamıştır. Büyük şirketlerin IT güçleri yeterince esnek bir şekilde bu ihtiyaca cevap verememektedir. İşte bu nedenle SPA’lar etkin ve verimli bir “arayüz” olarak bilgi sağlayıcılık hizmetini bir üst seviyeye çıkarmışlardır.

2. SPA’lar İK kalifikasyonlarını yükselttiler. 10 yıl önce zor bulunan insan kaynağı, artık sektörün rüştünü ispat etmesi özellikle yeni üniversite mezunları için bir opsiyon haline geldi. SPA’larda çalışmış ve halk tabiriyle “piyasada pişmiş” bir eleman, şirketler için de daha makbul adaylar olmaya başlamıştır.

3. Yeni modeller: Teknoloji ve İK olarak kazanılan esnekliklerin sonucunda SPA’lar yeni iş modelleri geliştirmeye başlamışlardır.

Başarının Yolu: Birlikte çalışmak.

Şirketler hedeflerini sadece ilk paragraftaki hedefler doğrultusunda koyduklarında, beklenen sonuçların alınmaması doğaldır. Outsourcing, bir ekip olarak çalışılması gereken bir operasyondur. Her şeyden önce ana hedef “maliyet düşürmek” değil “satış ve pazar payı artırmak” olmalıdır.

Murat Kahramanoğlu / DPİD Yönetim Kurulu Üyesi

Bu yazı Campaign Türkiye’nin Temmuz 2013 sayısında yayınlanmıştır.

 

 

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.