Ortak geçmişimize sahip çıkıyoruz

Neredeyse 1,5 yıldır mücadele ettiğimiz pandemi ile alıştığımız yaşam koşullarını bir kenara bırakmak zorunda kaldık. Çok sayıda sanat kurumu da bu anlamda neredeyse 1 yılı aşkın süredir dijital platformlar dışında fiziksel olarak kapılarını sanatseverlere eskisi kadar rahat açamıyordu. Aşılamanın ülkemizde de yaygınlaşması ile normalleşme sürecine girdiğimiz bu günlerde özlemle beklediğimiz festival ve sanat kurumları etkinliklerine yönelik daha sık haber almaya başladık. İnanıyorum ki çok yakında sanatın iyileştirici gücüyle yeniden konser, tiyatro, gösteri ve sinema salonlarında bir araya geleceğiz.

 

Doğuş Grubu olarak kuruluşumuzdan bu yana tüm çalışmalarımızı, rahmetli kurucumuz Ayhan Şahenk’in bize nasihati olan “Toplumdan kazandığımızı, topluma geri verme” ilkesine sadık kalmaya gayret ederek gerçekleştiriyoruz. Bu hedefe hizmet etmek amacıyla sosyal sorumluluk yatırımlarımızın kalbinde duran “Doğuştan İyi Bir Gelecek, Doğuş ile Gelecek” söylemi sadece logomuzun yanında yer alan bir cümle değil, projelerimize rehberlik eden bir misyon oldu. 

Konu kültür-sanat olunca bu alanda en fazla sosyal sorumluluk yatırımı yapan şirketlerden biri olarak gururla işlerimizi geliştirmek üzere çalışıyoruz.

Yapı Kredi bomontiada, Babylon, Ara Güler Müzesi ile Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi, Göbeklitepe sponsorluğumuz, Doğuş Çocuk Senfoni Orkestrası, Bodrum Müzik Festivali, Pozitif ve Sanata Bi Yer olmak üzere doğrudan ya da geri sayımına başladığımız Galataport İstanbul gibi dolaylı olarak kültür-sanat anlamında çok sayıda değerli yatırımımız var. Burada Doğuş Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ferit F. Şahenk’in vizyonu ve desteğinden güç alarak ilerlediğimizi söylemeden olmaz. 

Ülkemizin kültürel mirasına duyduğumuz saygıyla, tarihin en büyük arkeolojik keşiflerinden biri olan Göbeklitepe’nin kültürel bir ikona ve bir dünya markasına dönüşmesi için Kültür ve Turizm Bakanlığı’mız ile imzaladığımız 20 yıllık iş birliği kapsamında ana sponsorluk görevini üstlenmiş olmaktan onur duyuyoruz. 20 milyon USD üzerindeki sponsorluk anlaşmamızla Göbeklitepe’nin yerel ve uluslararası iletişim; ziyaretçi deneyimi tasarımı; kazı, koruma ve araştırma çalışmalarını destekliyoruz.

Bu ülkenin en kıymetli değerlerinden Ara Güler’in fotoğraf mirasını sahiplenmek Doğuş Grubu olarak en az Göbeklitepe sponsorluğumuz kadar gurur duyduğumuz sosyal sorumluluk işlerimizin başında geliyor. Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi ile Ara Güler Müzesi Doğuş Grubu’nun sosyal sorumluluk anlayışının yansıdığı en anlamlı iki kurum diyebilirim. Ne mutlu bize ki, bu projeyi Ara Güler’in sağlığında, onun katkısı ve desteğiyle yapabildik. Ön çalışmalarına 2016 yılında başladığımız ve 2018 yılında hayata geçirdiğimiz proje sayesinde çok kıymetli bir kaynak olan Ara Güler arşivinin bütün olarak korunması ve gelecek nesillere aktarılmasının yanı sıra fotoğraf sanatının bu arşiv üzerinden çeşitli yöntemlerle desteklenmesinin de yolunu açtık.

Müzik alanında ise 2005 yılından bu yana devam eden ve çok değerli bir destinasyon festivaline dönüşme yolunda ilerleyen Bodrum Müzik Festivali ile Türkiye’nin dört bir yanından genç konservatuar öğrencilerine destek vermek amacıyla 2006 yılında kurduğumuz Doğuş Çocuk Senfoni Orkestrası, sahiplenmekten gurur duyduğumuz işlerimiz arasında yer alıyor. 

2015 yılında hayata geçirdiğimiz ‘Sanata Bi Yer’ ile üniversite öğrencisi genç sanatçı adaylarının yeteneklerini geliştirmelerini sağlayarak bu sektördeki ilk sergilemelerini yapmak üzere Doğuş Grubu mekanlarını galeriye dönüştürüyoruz. Türkiye’de sanatın gelişimine yeni mekanlar katarak, duvarları kaldırarak, 365 gün erişilebilir bir dijital sergi sunduğumuz www.sanatabiyer.com web sitesi ile bu özel platforma her geçen gün genç sanatçı adaylarının artan ilgisi bizleri çok sevindiriyor. 

Neredeyse tamamı uzun soluklu olan tüm bu yatırımların temelinde uzun yıllardır üzerinde çalıştığımız ve pandemi ile bizim de gündemimizin ilk sırasına yerleşen sürdürülebilirlik prensiplerimiz var. Ferit Bey’in liderliğinde sürdürülebilirliği hem iş yapış şekillerimize hem de yaşam felsefemize nüfuz edecek ve ana konularımızdan biri olacak şekilde uygulamak üzere şirketlerimizle uzun zamandır omuz omuza çalışıyoruz. Böyle olunca bizlere de onun vizyonunu gerçekleştirmek kalıyor. Biliyoruz ki, güzel bir geleceğe ulaşmanın yolu, memleketimizin ortak geçmişine sahip çıkmaktan geçiyor. Bu anlamda da kültürel mirasımıza sahip çıkarak, milli değerlerimizi koruyarak ve gelecek nesillere sorumluluğumuzun bilincinde davranarak başta kültür-sanat, spor ve eğitim olmak üzere sosyal yatırımlarımızı geliştirmeye ve yaygınlaştırmaya devam edeceğiz.

Nafiz Karadere

Doğuş Holding Yönetim Kurulu Üyesi

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 113. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin
2 Yorumlar
  1. Zerrin Alpay diyor

    İlk gününden beri Bodrum Müzik. Festivalinin sıkı takipçisiyim. On beş yıldır tüm emeği geçenleri kutluyor ve teşekkür ediyorum. Her yıl heyecanla tarih ve program belli olsun diye bekler ve biletlerimizi ilk çıktığı gün alırdık. Gün batmı konserleri, gece programı, sabah park konserleri dört beş günümüze hem heyecan hem mutluluk katardı. Ne yazık ki pandemi bu güzel etkinliğe de kıydı…Dileğim hem Bodrum’a hem Bodrumlulara, hem Turgutreis’e çok şey katan bu güzel olayın devam etmesi.. Umarım bir kazaya(!) uğramadan yeniden hayata geçecektir.Umutla bekliyoruz…

  2. Aslıhan diyor

    Türkiye’nin kültür miraslarına sahip çaktığınızı tebrik edip size teşekkür ediyorum. İyi ki yapıyorsunuz. Özellikle Göbeklitepe’yi desteklemeniz son derece önemlidir çünkü yerli hükümet hiçbir şey yapmıyor..

    Ben Göbeklitepe’yi ve Urfa’yı çok sevdiğim için instagram sayfamda Rusça tanıtımı yapmaktayım. (@mesopotamia.ru) Rusça ana dilim.

    Fakat bazı yerliler bana engel bile çıkıyor.. Benim amacım ise bölgeyi tanıtıp Rus turistleri kazanmaktadır.

    Onun için Rusça çeviri yapıp tanıtım yapıyorum. Kültür mirası anlatan kitapları da Rusça diline çevirmek isterdim. Çünkü bana yazanın çoğu Rusça kitapları soruyor. Ama onun için destek lazım. Şanlıurfa il ve kültür müdürlüğü bana tanıtım metni gönderip Rusça’ya çevirmemi rica etti ama diyor ki bizim çevirmenlik hizmeti için bir bütçemiz yok.. Ben de herşey ücretsiz yapamam benim de karnımı doyurmam lazım mecbur.

    O yüzden 12 tepe ve Mezopotamya markasına destek çıkarsanız çok sevinirim. Sadece Türkiye’nin içerisinden bunlar bilinmesin bütün dünya bilsin tanısın isterim.

    Saygılarımla

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.