Netflix, Disney’den ne öğrenebilir?

Netflix, dünyayı birbirinden çeşitli diziler, filmler ve programlara aşık etti ancak insanları kendi markasına aşık edebilecek mi? Disney’in yarattığı güçlü rekabetten neler çıkarabilir?

Netflix, yıllardır kusursuz yayın platformu olarak konumunun tadını çıkardı.

Filmleri ve TV’yi çevrim içi olarak sunma, her şeyin her zaman izlenebileceği platform olarak ün kazanma fırsatını ilk fark eden oydu.

Çok yakın zamana kadar Netflix bir başarı hikayesiydi ancak abone sayılarının düşüşte olduğu ve bunun da zayıf finansal sonuçlara yol açtığı göz önüne alındığında, Netflix’in altın çağının sona eriyor olabileceği görülüyor. Akıllarda şu soru var: Netflix avantajını kaybetti mi? Sanırım evet, şiddetli rekabet nedeniyle…

Netflix 2007’de yayınlara başladığında türünün tek örneğiydi. Fırsatı ilk fark eden olsa da, her sektörde olduğu gibi rakipler de oyuna dahil oldu.

CEO Bob Chapek’e göre Disney, 2024’te yayın içeriğine 9 milyar dolar harcayacak ve bu, başlarda öngördüğü 2 milyar dolardan hızlı bir artışla iddialı planları destekleyecek. Aynı zamanda kablolu yayın stüdyoları, yayın platformlarıyla çıkageliyor ve daha önce Netflix’e vermekten mutluluk duydukları büyük yapımları geri alıyor. Örneğin; 2020’nin sonunda Netflix, NBC’nin kendi hizmeti Peacock’a taşımasıyla “The Office” üzerindeki haklarını kaybetti.

Diğerleri çeşitlendirilmiş modeller sunuyor. Amazon, tüm ek avantajlarıyla birlikte bir Prime Video aboneliğini Amazon Prime’a açılan kapı haline getirdi.

Netflix’in çabuk öğrendiği şey, bir kategori tanımlamanın kalıcı marka sevgisini güvence altına almak için yeterli olmadığıydı. Zirvede kalmak için Netflix, platformunu ve içeriğini diğerlerinden daha iyi yapan şeyin ne olduğunu açıklamalı. Kısacası Netflix’in sağlıklı bir marka kimliği çalışmasına ihtiyacı var.

En hızlı yükselen yıldız olan Disney+ platformuna bakıldığında Netflix, yayın pazarındaki yerini güvence altına almak için üç seçeneğe sahip.

 

Marka, kapsam genişliğini yener.

Disney+, Netflix’in sahip olduğu içeriklerin bir kısmına sahip olmasına rağmen, gezegendeki en sevilen karakterlerden, serilerden ve evrenlerden bazılarına ev sahipliği yapıyor. Marka sevgisi söz konusu olduğunda pazarın bir kısmı köşeye sıkışıyor. Her içerik alımıyla Disney+, tüm aile için eğlenceli olabilecek en kaliteli ve sürükleyici hikaye anlatımıyla kurduğu ilişkiyi güçlendiriyor.

Disney+ harika marka bilinci oluşturmanın, kim olduğunuz kadar kim olmadığınız konusunda da kararlı olmanızla ilgili olduğunu gösteriyor. Disney+’ta Game of Thrones veya Succession’ı asla görmemenizin bir nedeni var. Şimdiye kadar Netflix’in stratejisi, neyin talep gördüğünü anlamak için her türlü içeriği pompalamaktı.

 

Dünya inşa etmenin değerini anlayın.

Disney’in hayranlık oluşturma konusunda uzun bir geçmişi var. Disney+, bu dünyaları TheMandalorian gibi yeni hedeflere genişletme fırsatı sundu. Netflix bunu bir dereceye kadar yapmış olsa da (örn. Better Call Saul), en büyük içerikleri arasındaki uyarlama potansiyelini henüz tam olarak keşfetmedi.

Disney aynı zamanda dünyalarını ekranın ötesine taşıma konusunda da çok güçlü. Netflix için Stranger Things ve Bridgerton gibi hit filmler, hayranlara benzer deneyimler sunmak için önemli fırsatlar sunuyor.

 

Boş alanı hedefleyin

Disney+ yayıncılığı başardı çünkü başka kimsenin sahip olmadığı unsurları birleştirdi: Kaliteli, aile dostu ve hayranlık odaklı eğlence.

Netflix hangi boşluğu doldurabilir? Belki de gerçek küresel erişime sahip olanlar onlardır. Netflix, geleneksel ağların yapamadığı bir şekilde sınırların ötesine içerik aktarmayı başardı; Squid Game ve Money Heist gibi… Netflix, Hindistan gibi birçok büyük pazarda hala küçük bir oyuncu. Önemli ve büyüyen küresel prodüksiyon merkezleriyle Netflix, dünyaya açılan bir pencere olabilir.

Netflix için diğer potansiyel boş alan, meydan okuyan tarafını güçlendirmek olabilir. Squid Game, Netflix bir şans vermeden önce stüdyolar tarafından yıllarca reddedilmişti. Netflix nüfuzunu, etkisini ve küresel ayak izini Disney’in asla düşünmeyeceği türden riskli içeriğe ev sahipliği yapmak için kullanmasıyla tanınırsa ne olur?

Gelecek şimdi başlıyor. Netflix, dünyanın dikkatini çekme yeteneği üzerine bir imparatorluk kurdu. Maksimum rekabet çağında onların da kalpleri kazanma zamanı.

Claire Huxley

Superunion Strateji Direktörü

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin Sürdürülebilirlik Özel sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.