Net sıfır hedefine hızla koşanlar artıyor

Sıfır karbon teknolojilerine, malzemelerine ve hizmetlerine yönelik artan talep, yeni yeşil işlerin peşine düşme fırsatları sunuyor. Hızlı hareket eden liderler hızlı bir büyüme görebilir.

Net sıfıra ulaşmak, endüstriler arasında muazzam, hızlı değişim ve büyük kademeli teknoloji düzenlemesini gerektirecektir. Geçiş, tamamen yeni işler kurmak için büyük fırsatlar yaratacak.

Yakın zamanlı bir McKinsey raporu, 2050 yılına kadar net sıfıra ulaşmanın, fiziksel varlıklara yapılan sermaye harcamalarda %60’lık bir artış gerektirebileceğini tespit etti. 2050 yılına kadar gerekli yatırımlar yılda 9,2 trilyon ABD Doları tutarında olup, bunun yıllık 6,5 trilyon ABD Doları düşük emisyonlu varlıklara ve altyapıyı etkinleştirmeye gidecektir. Analiz ayrıca, net sıfır tekliflere yönelik artan talebin 2030 yılına kadar yıllık 12 trilyon dolardan fazla satış üretebileceğini gösteriyor. Dağılım ise şu şekilde; ulaşım (yılda 2,3 trilyon ila 2,7 trilyon dolar), güç (1,0 trilyon ila 1,5 trilyon dolar) ve hidrojen (650 milyar ila 850 milyar dolar). Küresel ekonominin bu dönüşümü, iklim teknolojileri ve çözümleri için önemli bir büyüme potansiyeli yaratabilir.

Bazı teknolojiler, net sıfıra geçişi ilerletmede kilit rol oynayacak. Örneğin; Avrupa’da araştırmamız, bölgede net sıfıra ulaşmak için gereken emisyon azaltımının %70’ini yalnızca 15 teknolojinin sağlayabileceğini gösteriyor. Halihazırdaki mevcut teknolojiler, Avrupa’daki azaltma potansiyelinin yaklaşık %25’ini oluştururken, ek %45’i yakın gelecekte ticarileştirilme fırsatı olan teknolojilerden gelebilir. Bu, yenilenebilir enerji teknolojileri ve elektrikli mobiliteye ek olarak, sıfır karbonlu konut ısıtması (ısı pompaları gibi), karbon yakalama ve depolama, yeşil hidrojen bazlı yakıtlar ve endüstriyel elektrifikasyon teknolojilerinin dekarbonizasyonu büyük ölçekte destekleyebileceği anlamına geliyor.

Birçok pazarda yeni kurulan şirketler iklim teknolojisi işlerini (örneğin yenilenebilir enerji ve elektrikli araçlar) ilk büyütenler arasında olurken, eski şirketler uyum sağlamakta daha yavaş hareket etti. Ancak köklü şirketlerin hızlı hareket etmeleri koşuluyla, hala olgunlaşmakta olan iklim teknolojisi alanına girmeleri için çok geç değil. Ayrıca, bu işletmeler geliştikçe ve olgunlaştıkça çevredeki binlerce oyuncuya yer açılacak.

Yeşil işler oluşturmak, birçok liderin aklında ilk sırada yer alıyor. Leap by McKinsey’in yeni iş kurma durumu raporunda, yöneticilerin %92’si önümüzdeki beş yıl içinde kurulan yeni işletmelerin sürdürülebilirliği bir dereceye kadar ele alacağını söylüyor ve %42’si ise sürdürülebilirliği yeni işletmelerinin değer önermesinin merkezine koymayı umuyor. Yeşil işlere girişen kuruluşlarla yaptığımız çalışmalarda, şirketlerin kendilerini yalnızca bir pazara giriş için değil, aynı zamanda önemli bir büyüme için izleyebilecekleri yolları belirledik. Yeşil iş kuranların net sıfıra geçişi hızlandırmak için büyük olasılıkla dijital şirketlerin hızında planlama ve ayarlama yapmaları gerekecek. Büyüme hedeflerinde hırslılar ve genellikle hızlı hareket ettikleri için maliyet avantajlarına sahipler.

Dijitalin hızıyla uyumlu hareket etmek

Yenilenebilir elektrik üretimini geliştirmek, uzun yıllar ve büyük ölçüde hükümet desteği alırken, net sıfır gündemine yönelik desteğin genişletilmesi, bir sonraki yeşil iş dalgasının daha hızlı büyümesini sağlayabilir.

Şimdiye kadar dünya çapında 3.000’den fazla şirket, işletmeler için azaltma taahhütleri etrafında bir çerçeve oluşturmuş olan “Bilime Dayalı Hedefler” girişimi aracılığıyla bir emisyon azaltma taahhüdü belirlemiş veya taahhüt etme sürecindedir. Diğer faktörlerin yanı sıra yatırımcıdaki hareketlilik ve artan tüketici ilgisi, şirketleri sürdürülebilirlik tekliflerini karşılaştırmaya ve iyileştirmeye itiyor. Örneğin; B2B değer zincirlerindeki tedarikçiler, daha fazla müşteri net sıfır stratejileri izlediği için giderek daha katı emisyon azaltma zorunluluğuyla karşı karşıya kalıyor. Tüm bunların, örneğin; otomotiv endüstrisinde düşük emisyonlu çelik gibi daha temiz malzemelerin ve çözümlerin benimsenmesini hızlandırması muhtemeldir.

Yeşil işlerde merdivenleri tırmanmak 

Yeşil işler oluşturmak için eski olanların sermayeye erişim ve derin kurumsal bilgisi dahil olmak üzere avantajları olabilir. Bazı kurum liderleri, genel olarak yeni bir iş kurmak için yeni işte hem iç hem de dış paydaşlarla yatırım ihtiyaçları konusunda gerçekçi beklentiler ortaya koymak gibi başarı faktörlerini belirlediler. Bununla birlikte yeşil bir iş kurmak, köklü şirketler için yeni zorlukları da beraberinde getirebilir ancak yeni kurulan şirketler, genellikle daha yüksek risk alma toleransı ve daha yüksek hızlarda çalışma yeteneğiyle donatıldıkları için, bazı yeşil girişimlerde ilk harekete geçenler olmuştur.

Yeşil işleri başarıyla ortaya çıkaran ve geliştiren kuruluşlarla yaptığımız çalışmalar sayesinde birkaç temel ilke belirledik.

  • Oyunu değiştiren hırsla liderlik edin. Etkili yeşil iş kurucuları, başlangıçtan itibaren önemli bir şey yaratmaya yönelik görüşlerini belirleme eğilimindedir. Oyunun kurallarını değiştiren hırs, daha az sürdürülebilir bir alternatife kıyasla rekabetçi bir maliyetle (rekabetçi bir fiyat sağlayan) sıfır karbonlu bir ürün üretmeyi istemek ve yeni kapasiteyi hızla ayarlamak anlamına gelebilir. Firma üretim kapasitesi hedefleri belirleyerek, yeni bir işletme, daha düşük birim maliyetlere daha hızlı ulaşmak ve başlangıçtan itibaren fiyat açısından potansiyel olarak rekabetçi olmak için kendisini daha iyi konumlandırabilir. Oyunun kurallarını değiştiren bir hırsla liderlik yapmak, belirli pazarları net sıfıra daha hızlı geçiş yapmaya teşvik edebilir. Örneğin; 2020 yılında kurulan İsveçli bir şirket olan H2 Green Steel, hidrojen bazlı bir üretim sürecine dayanan fosil yakıtsız bir çelik fabrikası inşa ediyor. Geçen yıl H2 Green Steel, projenin ilk aşaması için toplam finansmanın yaklaşık 2,5 milyar € (2,7 milyar $) olduğunu ve şirketin 2024’te üretime başlamayı planladığını duyurdu. H2 Green Steel’in lansmanı, şu anda bölgede en az 20 diğer yeşil çelik projesi yürüten köklü şirketlerle aynı zamana denk geldi.
  • Önce sabit talebi kaydedin. İsveçli pil üreticisi Northvolt AB’nin Volkswagen ve BMW ile yaptığı gibi, çevre dostu iş yapanlar genellikle çıktıları için sabit talepte bulunarak yatırım riskinin ticari tarafını ele alır; müşterilerin işletmeye önceden yatırım yapmalarını sağlar. Alternatif olarak, daha büyük şirketler yeşil bir işe başladıklarında, kendileri ideal ilk müşteri olabilirler. Ölçek büyütme hedeflerine ulaşmak için sınırlı bir zaman diliminde birkaç yatırımı veya pazar tanıtımını sürdürebilmek çok önemlidir. Çoğu zaman liderlerin başlangıçtan itibaren “ölçeklendirmeyi paralel hale getirdiğini”, yani ilkini tamamlamadan önce ek büyüme dalgaları başlattığını gördük. Kişiye özel, tek seferlik bir pilot uygulama yerine ilk iş dağıtımına dayalı üretim için modüler, tekrarlanabilir bir standart oluştururlar.
  • Proaktif olarak iş ekosistemleri oluşturun. Birçok yeşil iş kurma çabası aynı zamanda değer zinciri oluşturma çabalarıdır. Birçok yeni yeşil işletme, çevrelerinde yeni altyapıya ihtiyaç duyar. Yeşil iş kuranlar, değer zincirlerindeki oyuncularla iş birliği yapmak ve altyapı ile yatırımların koordineli bir şekilde bir araya gelmesini sağlamak istiyor. Bu, ilgili oyuncuların bir araya geldiği ortak fizibilite çalışmaları veya gösteri pilotları aracılığıyla yapılabilir. Yeni bir değer zincirinin çerçevesi işlemeye başladığında ve finansal bir temele sahip olduğunda, daha fazla ekosistem oyuncusu buna yönelmeye başlayabilir.
  • İddialı hedefler, inovasyon ve ortaklıklar aracılığıyla sürdürülebilir operasyonlara öncülük edin. Başarılı yeşil iş sahipleri, operasyonlarının karbon emisyonlarını ve diğer çevresel etkileri nasıl en aza indirgediği konusunda liderdir. Örneğin; İsveçli pil üreticisi Northvolt, yeşil elektrik ve geri dönüştürülmüş girdi malzemelerinden yararlanarak mevcut EV pillerinin çoğundan daha düşük karbon ayak izine sahip piller (yüzde 80 ila 90) üretme hedefi belirledi. Sürdürülebilir tekstil şirketi Spinnova, benzer ürünlerden daha düşük su ve kimyasal ayak izine sahip bir üretim süreci tasarladı. Birçok yeşil iş sahibi, aynı zihniyeti paylaşan kuruluşlarla da ortaktır. Sürdürülebilirliğe yönelik bu 360 derecelik bağlılık, güvenilirliği artırmaya yardımcı olabilir ve bu şirketleri emsallerinin önünde tutabilecek ortaklıkları ve yenilikleri teşvik edebilir.
  • İşe alma kaynaklarını sürecin başlarında hazır tutun. İster start-up ister kurumsal olsun  birçok yeşil işletme kurucusu, ihtiyaç duydukları yetenekleri arar ve gereken beceri yelpazesi geniş olabilir. Güçlü iş modellerini şekillendirmeye ve (gerektiği gibi) yönlendirmeye, potansiyel ortaklıkları ve finansman yapılarını keşfetmeye yardımcı olabilecek bireyler belirlenir. Birçok yeni yeşil işletme, müşterilerin teknik, yatırım ve karar verme süreçlerini anlayanlardan faydalanır. Kuruluşun iş hedeflerini karşılamak için ihtiyaç duyabileceği belirli beceri gruplarını göz önünde bulundurun. Çalışmanın başlarında işe alım için kaynak tahsis etmek, özellikle yetenek kıtlığının olabileceği alanlarda, hızlı bir şekilde basamakları çıkmanın kritik bir etkinleştiricisi olabilir.

Tomas Nauclér

McKinsey Kıdemli Ortağı, Stockholm

 

Rob Bland

McKinsey Kıdemli Ortağı, Bay Area

 

Anna Granskog

McKinsey Ortağı, Helsinki

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin Sürdürülebilirlik Özel sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.