Ne iş yaptığımız anlaşıldı, artık işimizi yapma zamanı!

Kurumsal iletişimciler, yaptıkları işle ilgili tanımların çeşitliliğine alışıktır.

‘PR sorumlusu’, ‘basınla ilişkileri yöneten kişi’, ‘CEO’nun sözcüsü’, ‘itibar sorumlusu’, ‘marka muhafızı’, ‘her taşın altından çıkan’… Liste uzar gider.

Gerçek resim ise sanıldığından daha karmaşık.

Basın toplantılarının, çarşaf çarşaf yayınlanan röportajların, reklam filmlerinin, tutkulu bayram paylaşımlarının etkisinin kaybolduğu bir dönemdeyiz.

Tek derdimiz bu olsa keşke.

Asıl sorun, bilmenin inanmakla yer değiştirdiği, doğrunun değerini yitirdiği hakikat ötesi çılgınlığı pusulasız yönetmeye çalışmak.

Kurumsal İletişimciler Derneği’nin 10. yıl dönümünde, mesleğimizin geleceğini araştırmaya başladık.

KİD: İletişimin Geleceği Araştırması’nda yüzü aşkın iletişim profesyoneli, İK ve pazarlama yöneticileri ve CEO’lar ile görüştük.

Amacımız, yeni bir dünyaya adım adım ilerlerken mesleki rolümüzü anlamak ve anlamlandırmaktı.

Araştırmanın temel bulgularından biri, pandemi öncesi ile karşılaştırıldığında, “yaptığı işin kurumu tarafından tam anlamıyla anlaşıldığını düşünen” kurumsal iletişim profesyoneli sayısının iki katına çıkması oldu. Pandemi döneminde kurumsal iletişim departmanlarının önemi ve iş yükü de arttı. Örneğin, kısa vadeli krizler çoğaldı, iletişim planları yıllık değil günlük yapılır oldu. Kriz senaryolarını terk edip, sahte haberle baş edebilmek için spontan çözüm üretmek rutinimizin bir parçası haline geldi. Pandemi sürecinde insan kaynakları, pazarlama departmanları ve CEO ile her zamankinden daha yakın ilişkiler kurduk. Üst yönetime bilgi akışı sağlayan, şirketin etik değerlerini denetleyen, şirkete daha çok insan kimliği kazandıran birimler haline geldik. Bu dönemde, kurumsal iletişimin önemini anlayan şirketlerin belirsizliği çok daha iyi yönettiğine tanık olduk. Bundan sonra sadece kriz dönemlerinde hatırlanmamak için, iş tanımlarımızda ciddi bir değişim yapmaya ihtiyacımız var.

Raporda bu değişim şöyle ifade buldu:

“Eskiden daha durumsal bir yönetim sağlarken, gelecekte şirketin nereye gideceğini bilmek, değerleri güncellemek, gerekirse değerlere yön vererek hedefleri somutlaştırmak, bu doğrultuda süreklilik ve tutarlılık sağlamak daha önemli hale gelecek.” Kurumsal iletişimciler için işlerini – mış gibi parametrelerle değil sahici bir etki yaratarak yapma fırsatı doğdu.

 

Şule Yücebıyık

KİD Başkanı

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 116. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.