artwork

Motivasyon ve sadakat yerlerde sürünüyor

5 ay önce

0

Reklam endüstrisinin tümüne baktığımızda; reklamverende, ajansta, yayıncı tarafta ya da reklam teknolojisi (ad tech) şirketinde, her nerede olursa olsun sektör yaşamını ivmelendiren güç insan faktörüdür. Dijital dönüşümün pandeminin de etkisiyle hızlandığı son iki yılda veri yönetimi ve otomasyon, yeni düzendeki çalışma şeklimiz için her şeyden daha önemli hale gelse bile “insanlarımız” öncelikli değerimiz olmaya devam ediyor ve edecek.

Sektörümüzde yaşanan kalifiye insan kaynağı eksikliği, sadece bizim değil tüm dünyanın sorunu ve giderek derinleşiyor. Sektörün birçok bölümünde ve medya uzmanlığının her düzeyinde, ihtiyaç duyduğumuz yetenekleri bulmak ve elde tutmak için mücadele halindeyiz.

Elimizdeki en yeni verilerden örnek verirsem; WFA’in küresel danışmanlık firması MediaSense işbirliğiyle yaptığı ve Temmuz 2022’de yayımladığı son araştırmaya göre; reklamverenlerin yarıdan fazlası, beceri ve eğitim eksikliği yüzünden sektörün gelişime ayak uyduramadığını, geride kaldığını hissediyor. Küresel bazda araştırmaya katılanların %77’si kuruluşlarında insan kaynağı sıkıntısı olduğunu söylemiş, bu oran içinde ajansların aynı konudaki sıkıntısı %85, yani felaket çanları çoktan çalmaya başlamış.

Araştırmanın bir diğer çarpıcı sonucuna göre; pandemi nedeniyle beklenenden daha hızlı gelişen, daha doğrusu gelişmek zorunda kalan e-ticarette de hem çalışanlar hem de işe giriş seviyesinde olanlar için yeterli eğitim ve insan kaynağı yönetim planı olmadığı ortaya çıkmış. Yani aslında en çok ihtiyaç duydukları alana yatırım yapma gereği hiç duymamışlar. Bunlara ek olarak tüm tarafların en çok dile getirdiği diğer olumsuz durum ise ücret – kapasite dengesizliği. Eski ücretlendirme politikaları da sınıfta kaldı. 

Bir de pazarlama sektörünün kendini çalışanlarına pazarlayamaması, amaçları net olarak aktaramaması gibi bir durum var ki bu yüzden özellikle reklam sektöründeki genç yetenekler kaybediliyor. Gençler daha iyi ve büyük amaçlar için çalıştığını düşündüğü sektörlere geçmeyi tercih ediyor. 

Genel olarak insan kaynağı sorunun temelinde yatan en büyük ilk üç neden, eğitim ve gelişim programlarının eksikliği, sektörde çalışan insan kaynağı yönetiminin önceliklendirilmemesi ve genç yeteneklere sektörün varlık amacının net olarak geçirilememesi olarak özetleniyor.

Ülkemizdeki durum da benzer seyirde gidiyor. Ajanslar nitelikli elemanlarını reklamverene ya da rakibine kaptırıyor, daha yeni yetişen 1-2 yıllık gençler yüksek maaş vaatleriyle ajanstan ajansa dolaşıyor, orta ve üst kademedekiler bu elemanları yetiştirirken kendilerinin varlık nedenini sorgulamaya başlıyor ya sektörü bırakıyor ya da tükenmişlik sendromu yaşıyor; kısaca motivasyon ve sadakat yerlerde sürünüyor. Yani geçici maddi olanaklar, anlamsız transferler, sadakatsiz ortamlar, eğitimsiz kariyer süreci her zaman mutluluk ve başarıyı getirmiyor.

Işık hızında gelişen e-ticaret ve oyun tarafında ise hazırlıksız yakalanmışlığın deneyimsizliği yaşanıyor. Reklam teknolojilerini bilen, yazılım ve tasarım bilen insan kaynağı kıtlığı var. Daha da vahimi, bu şartlar altında halen eski yüzyıldaki eğitim programları ve işe alım teknikleri ile ilerlemeye çalışıyoruz. 

Pandeminin başında biz bu süreçlerin yaşanacağını, iş disiplininin bozulacağını sohbetlerimiz sırasında söylemiştik. Uzaktan çalışmanın %80’lere çıktığı bir ortamda, işverenin ekip ve insan yönetimi zora girecek, çalışanların sadakati azalacak çünkü ancak temas ettiğimizde ortaya çıkan “empati” gibi güçlü bir motivasyon unsuru sistemden çıkacak demiştik. 

Elbette bunları söylerken bir taraftan çözüm için uzun vadeli stratejiler nasıl üretilir üzerine çalışmaya başladık. 2020’de Reklamcılar Derneği, IAB ve MMA Türkiye ile birlikte Dijital Pazarlama İletişimi Platformu DPİP’i kurduk. Amacımız, sektörün sağlıklı büyümesi için iş birliği içinde hareket etmek ve yapısal değişimlere beraberce ayak uyduracak sistemi oluşturmak.

Saptamalarımıza göre; teoriye dayalı, uygulama deneyimi içermeyen mevcut eğitim modelleri, sektörümüzün artan insan kaynağı açığının kısa vadede ve hızlı bir şekilde giderilmesinin önünde bir engel. Teknolojinin pazarlama iletişimi alanında gerekli kıldığı yeni disiplinler de üniversitelerin ders programlarında halen yerini bulabilmiş değil. 

Sektöre yeni ve nitelikli insan kaynağının kazandırılması için üniversitelerle iş birliği içinde eğitim programlarının hazırlanması, mevcut yeteneklerin kaybını önlemek ve yetkinliklerini geliştirmek için çağımıza uygun insan kaynağı ve ücretlendirme politikaların uygulanması gerekiyor. 

Diğer yandan, sektör paydaşları tarafından oluşturulan mesleki eğitim programlarını kesinlikle bir program dahilinde konsolide etmeli ve yaygınlaştırmalıyız. Tüm bunların gerçekleşmesi için de yakın temasın getirdiği sinerjiyi yakalamak gerek, bugünün normalini iyi analiz edip artık ofislerimizde daha sık bir araya gelebilme yollarını da bulmalıyız.

Ahmet Pura

RVD Yönetim Kurulu Başkanı ve DPİP Başkanı

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 126. sayısında yayımlanmıştır.