Mobile yatırım yapanlar öne çıkıyor

Türkiye’de nüfusun internete erişim oranı %74. Nüfusun %92’sinin mobil cihaz kullanımı varken, Türkiye’de 54 milyon aktif sosyal medya kullanıcısı var. Görece genç bir nüfusa sahip ülkemizde, %65’i 16-64 yaş arası, sosyal medya kullanımı, internette geçirdiği süreler ve bu erişimin mobil cihazlar üzerinden gerçekleşme oranı global ortalamaların çok üzerinde.

Yükselen dijitalleşme trendi ile birlikte hem tüketicinin hem de kurumların iletişim şekli, ürün/hizmet satınalma yolculuğu da değişti. We Are Social Digital 2020 raporuna göre, dünyada internete erişim oranı %59 iken, Türkiye’de nüfusun internete erişim oranı %74. Nüfusun %92’sinin mobil cihaz kullanımı varken, Türkiye’de 54 milyon aktif sosyal medya kullanıcısı var. Görece genç bir nüfusa sahip ülkemizde, %65’i 16-64 yaş arası, sosyal medya kullanımı, internette geçirdiği süreler ve bu erişimin mobil cihazlar üzerinden gerçekleşme oranı global ortalamaların çok üzerinde. Yani hem kurumsal müşterilerimizi hem de tüketiciyi artık artık dijital, online, mobil ve sosyal olarak tanımlayabiliriz.

Tüketici, alışverişinde her geçen yıl daha fazla online mağazaları, yani e-ticareti tercih ediyor. Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, 2020 yılının ilk 6 ayında, geçen yıl aynı döneme göre toplam e-ticaret hacminin yüzde 64 artarak 92 milyar TL’ye yaklaştığı gözleniyor.

Peki, bu tüketici satın alacağı ürünü nereden buluyor? Bunun kısa ve net yanıtı Google. Zira araştırmalar, e-ticaret trafiğinin yüzde 43’ünün Google’da yapılan aramalardan geldiğini gösteriyor. Google verileri, ürün aramalarında yüzde 35 oranında satın alma işlemine dönüşüme işaret ediyor.

Bununla birlikte, perakendede alışverişin hala %86’sı mağazalardan

gerçekleşiyor. Perakendede talep edilen yaklaşım ise “Omnichannel” hizmet. Tüketici artık internette ürün fiyatlarını araştırıp, yorumları okuyup, mağazada ürünü görüp, alışverişini de temassız ödemeyle tamamlamak istiyor. Araştırmalar Z Kuşağında bu talebin daha yoğun olduğunu, alınacak hizmet/ürünün kişiselleştirilmiş bir kampanya kapsamında beklendiğini ve 7/24 sanal asistan/mesaj uygulamalarıyla danışmanlık almak istediklerini ortaya koyuyor.

Günümüzde teknolojiyi iyi kullanan, mobile yatırım yapan, SEO/SEM çalışmalarına ağırlık vererek bu araçları etkin kullanabilen, veri analizi ve veri madenciliği ile kampanyalarını daha kişisel hale getirebilen firmaların öne çıktığını gözlemliyoruz. Gelecekte Z kuşağına hizmet vermek isteyen ve sürdürülebilir büyüme yakalamak isteyen markalar içinse dijital dönüşüm bir zorunluluk. Elbette tüm bunları yaparken, KVKK ve diğer yasal mevzuatların titizlikle gözetilmesi, tüketiciye olumsuz bir deneyim yaşatmaksızın, reel fayda sağlayan içerikler ve etkileşimlerle pazarlama stratejilerinin kurgulanması şart.

Serra Yılmaz

Paynet, CMO

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 105. sayısında yayımlandı.

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.