Maxi değişen bankacılığın yeni yüzü

2010 sonrasında yapay zeka işleme teknolojilerindeki çalışmaların hız kazanması, sanal asistan olarak adlandırılan yepyeni bir deneyimi hayatımıza kattı.

Amazon Alexa, Apple Siri, Google Assistant ve Microsoft Cortana gibi sanal asistanlar sayesinde insanlar gerçek bir kişiyle konuşurmuşçasına işlem yapabilir hale geldi. Bu gelişmelerin ve değişen alışkanlığın dışında, müşterilerin bankalarıyla olan iletişimi kökten değiştirebilecek bir inovasyon alanı oluştu. Yapay zeka teknolojilerine dayalı diyalog bankacılığı hizmetiyle kanal ve işlem çeşitliliğinin ötesine geçerek insanların gerçekten hayatlarının içinde ve her zaman yanlarında olacak bir asistan haline geleceği günler ise sandığımızdan çok daha yakın.

Geleceğin bankacılığının yapay zeka teknolojilerine dayalı olarak, diyalog bankacılığı üzerinden ilerleyecek olması kaçınılmaz. Bireyler yakın gelecekte bankacılık işlemlerini gerçekleştirmek için menülerinden işlem seçmekle uğraşmayacaklar. Bunun yerine işlemlerine; “Hesabımda ne kadar var?” , “Ahmet’e 200 TL gönder”, “Akşam yemeğine dışarı çıkabilir miyim?” ,  “Kart borcum ne kadar?” gibi doğal diyaloglar üzerinden sanal asistanlarıyla gerçekleştirebilecekler.

İş Bankası’nda tüm bu teknolojik gelişmelerin ışığında, uzun bir süredir kendi yapay zeka destekli diyalog bankacılığı hizmetini geliştiriyor. Bu yeni ürünle kullanıcıların hayatlarında daha fazla yer bulabilecek yeni bir temas noktası yaratmayı ve geleceğe uzun soluklu, sürdürülebilir bir marka miras bırakmayı hedefliyor.

İnsanlar yapay zeka hakkında ne düşünüyor?

Yapay zeka algısını anlamak için yapılan araştırmalarda görülüyor ki yapay zeka henüz bilinmezliklerle dolu bir kavram. Temel kaygılar “Benden daha mı üstün olacak?”, “Benim yerimi mi alacak?” şeklinde karşımıza çıkıyor. Diğer yandan da günlük hayata dair somut faydalar sunan, hatırlatmalarıyla karışıklıkları engelleyen, tavsiyeleriyle kullanıcıların öngöremedikleri birçok şeyi önlerine koyan samimi bir asistan konsepti insanlar tarafından ilgi görüyor.

Bankacılıkta yepyeni bir temas noktası doğuyor.

İş bankası; yapay zeka desteğiyle iş modellerinin müşterileri lehine geliştiren bir banka olarak yeni diyalog bankacılığı hizmetiyle müşterilerinin hayatlarını kolaylaştırarak kendilerini her daim rahat ve iyi hissedecekleri bir yol arkadaşı sunmayı amaçlıyor. Gündelik hayatta başlayan bu ilişkiyi, geleceğe yatırım kadar önemli kararlarda dahil onların yanında olacak şekilde sürekli kılmayı hedefliyor.

Ve karşınızda: Maxi!

Yapılan birçok araştırmanın, test edilen bir çok isim, ses ve formun ardından Maxi dünyaya geldi. Her türlü duygu durumuna göre şekil değiştirebilen esnek bir forma ve herkesin kolaylıkla yakınlık kurabileceği sevimli bir yüze sahip olan Maxi, şimdi gelecekteki kullanıcılarıyla buluşmayı bekliyor.

Maxi kimdir?

Yapay zeka ve doğal dil işleme teknolojileriyle çalışan, aynı zamanda yüz yüze diyalog deneyimi de yaşatan kişisel bankacılık asistanı Maxi, bir robot değil, başlı başına bir kişilik. Üstelik çok yönlü, ulaşılabilir, hayatı kolaylaştırma odaklı, düşünceli, kolay adapte olabilen ve oyuncu bir kişilik. Sürekli yeni şeyler öğrenen, zaman içinde alışkanlıklarını takip ederek kullanıcıyla benzeşen bir yol arkadaşı.

Maxi’nin ne gibi yetenekleri var?

Maxi ilk fazda, tüketim alışkanlıklarına göre kullanıcılarına harcama tavsiyesi verebilecek; harcama geçmişi, işlem detayları, hesap ve kredi kartı bakiye bilgileri gibi bilgilere ulaşarak raporlamalar yapabilecek.  Bunlarla kalmayıp kullanıcılarının kolayca para transferi yapmalarını da sağlayabilecek. Kalabalık ortamlarda sesli olarak bankacılık işlemleri gerçekleştirmek, kullanıcılar tarafından tercih edilmeye bilir. Bu nedenle Maxi ile sesli iletişimin yanı sıra mesajlaşarak da etkileşim kurulabilecek.

Bankacılık tarihine yeni bir soluk getirecek olan Maxi, kasım ayı içerisinde milyonlarca İşCep kullanıcısı ile tanışmak için sabırsızlanıyor.

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye’nin 83. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.