“Markalar metaverse’e yoğunlaşmalı”

Yaratıcılar, ticaret ve ‘yeni programlama platformu’ Facebook’un gelecek vizyonunun merkezinde yer alıyor. Facebook’tan Nicola Mendelsohn konu ile ilgili görüşlerini paylaşıyor.

Facebook Global İş Grubu Başkan Yardımcısı Nicola Mendelsohn, IAB UK Digital Upfronts’ta şöyle konuştu: “Markalar ve ortakları, ‘avucunuzun içine sığdırabileceğinizin de ötesine geçen bir gelecek’ hakkında düşünmeye başlamalı.

Tarih, 50’li yıllarda modern programlamanın doğuşundan bu yana, kabaca her 15 yılda bir yeni bir programlama platformunun ortaya çıktığını öğretti. Sonuncusu 2007’de iPhone’un piyasaya sürülmesiydi, bu da önümüzdeki birkaç yıl içinde yeni bir ölçekli programlama platformunun ortaya çıkacağı anlamına geliyor, kaçınılmaz.”

Bu yaz, Facebook’un Kurucusu ve CEO’su Mark Zuckerberg, Facebook’u bir “metaverse şirketine” dönüştürmek istediğini söylemişti. Mendelsohn; Oculus VR kulaklıkları, nöral bileklikler ve yakın zamanda ortaya çıkan Ray-Ban Stories akıllı gözlükleri gibi gelişmelerin bu konseptin merkezinde olduğunu söyledi. Şu anda ekiplerinde sanal gerçeklik üzerinde çalışan yaklaşık 10.000 kişi olduğu bilgisini de ekledi.

Mendesohn’un konuşmasında odaklandığı diğer iki alan, yaratıcılar ve ticaret idi. “Çok daha büyük bir hedefin parçası ve bu, dijital alanlarda insanlarla birlikte olabileceğiniz sanal bir ortam olan metaverse’ü oluşturmaya yardımcı olacak. Facebook’un tek başına inşa edeceği bir şey değil.” dedi.

Epic Games’in Fortnite’ı, Roblox ve blockchain tabanlı Decentraland dahil olmak üzere diğer birçok platform, sanal alanda tüketicilerin zamanı ve ilgisi için yarışıyor.

“Bence bu konuyu markaların iyice anlamaya çalışması gerekiyor çünkü burada onların da oynayacağın bir rol olacak. En iyi yol, metaverse’ün önemli bir parçasını oluşturacak teknolojiyi denemek ve deneyimlemektir.” diye ekledi.

Metaverse’e geçmeden önce Mendelsohn, yaratıcıların markalar için artan önemini, ticaret için sosyal ve sanal platformları kullanma fırsatını tartıştı. Ayrıca girişim sermayesi firması Signal Fire’ın, dünya çapında 50 milyon insanın kendilerini bir yaratıcı olarak gördüğüne dair tahminine atıfta bulundu. “İçerik oluşturucular, son on yılda markalarla kurdukları ilginç ilişkilerin yanı sıra takipçileriyle derin kişisel ilişkiler ve topluluklar kurmayı başardı.

Karantinada hepimiz evlerdeyken geleneksel reklamlar üretmek inanılmaz derecede zordu. İçerik oluşturucular, markaların mesajlarını iletmesine yardımcı olmak için bu boşluğu kendi içerikleriyle gerçekten hızlı bir şekilde doldurmayı başardı.

Reklamlar, içerik oluşturucuların sahip olduğu erişim nedeniyle değil, hedef kitleleriyle sahip oldukları derin bağ nedeniyle işe yaradı.” dedi.

Meldelsohn, denklemin diğer kısmında markaların bu aracı satışları artırmak için kullanması olduğunu söyledi ve şöyle ekledi: “Kaçınız son 18 ayda bir içerik oluşturucu size beğendiğiniz bir şey gösterdiği için satın alma gerçekleştirdi?

Beş kişiden biri, sosyal medyayı alışverişlerinde ilham kaynağı olarak görüyor. Avrupa’yı denklemden çıkardığınızda bu sayı beşte ikiye yakın. Çin’de her üç internet kullanıcısından biri, Facebook Live gibi canlı yayınlar aracılığıyla ‘live shopping’ (canlı alışveriş) kullanıyor.”

Mendelsohn, Monica Ahanonu’nun da aralarında bulunduğu dört siyahi tasarımcıyla oluşturduğu bir kapsül koleksiyonla şubat ayında US Black History Month’a damgasını vuran fitness teknolojisi markası Peloton örneğini verdi.

“Peloton, Peloton ekibinin bir üyesiyle yaptığı çalışmalar hakkında konuşmak için Monica’yı Instagram’a davet etti. Onu dinlerken sadece tıklayarak istediklerinizi seçebilir ve satın alabilirsiniz.”

Simon Gwynn

Campaign Editör Yardımcısı

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 118. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.