Küresel ekonomik krizin iletişim stratejileri üzerindeki etkisi

Pandeminin etkilerini silme sürecindeki küresel piyasalar kısa süre önce Rusya-Ukrayna savaşıyla birlikte yeni bir dönemece girdi. Dünya gündeminin ilk sırasına oturan savaş, küresel bir ekonomik krizin de kapılarını aralamış oldu. Üretici fiyatlarındaki artış, tüketici enflasyonunu yüksek seviyelere çıkarırken, gelişmelerin enerji piyasasına yansıması ise doğal gaz ve petrol fiyatlarında artışa neden oldu.

ABD’de enflasyon yüzde 9’u aşarak 41 yılın zirvesine otururken, bu paralelde AB ülkelerinde de enflasyon artmaya devam ediyor. Kuşku yok ki Türkiye de bu olumsuz gelişmelerden en çok etkilenen ülkelerin başında geliyor. 

Peki, ekonomide yaşanan bu negatif havanın kurumların iletişim stratejileri üzerindeki yansımaları ne? Fiyatlardaki istikrarsızlık kurumların önlerini görememesine neden olurken, birçok şirket de bu dönemde kurumsal iletişim süreçlerini askıya almak gibi bir hataya düştü. 

İletişim uzun soluklu bir süreç, kriz dönemlerinde iletişim önemi daha da artıyor. İletişim faaliyetlerini tümleşik bir yapıda düşünmek ise doğru bir iletişim stratejisi kurmanın olmazsa olmazı. 

Bugün, marka itibar yönetimi stratejisini uzun vadeli planlama ile oluşturan kurumlar güncel ekonomik gelişmelerden bağımsız hareket etme yetisine kavuşmuş durumda. Halkla ilişkiler yaklaşımını yalnızca ürün ve hizmet tanıtımı bağlamında düşünmek ise düşülen en büyük hatalardan biri. 

Kriz iletişiminin gücüne inanan kurumlar özellikle içinden geçmiş olduğumuz bu gibi dönemlerde krizleri avantaja çevirerek önemli başarılara imza atıyor ve rekabette bir adım öne geçiyor.  

“Ekonomi”, yaptığımız işin büyük bir parçası. Kriz dönemlerinde iletişim süreçlerinde kesintiye gitmek ise kurumların ekonomik dengelerini uzun vadede negatife döndürecek riskli bir karar. 

Geçtiğimiz 150 yılda küresel piyasalar 14 kez resesyon yaşadı. Bu krizlerin maliyeti ise oldukça yüksek oldu. Bu süreçte ayakta kalmayı başaran kurumlar, uzun vadeli iletişim yaklaşımına sahip çıkarak, ekonomik tablolarını kararlı bir iletişim planlaması ile destekledi.

Bizler, iletişimi “itibar yönetimi” olarak konumlandırıyor ve “itibarın” zor kazanılıp yanlış kararlar neticesinde çok kolay bir şekilde kaybedilebileceğine inanıyoruz.

 

Orkide Gökhan

İDA Üyesi

Contactplus İletişim Hizmetleri, Ajans Başkanı

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 126. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.