Koronavirüs gölgesinde pazarlama

Tunç Berkman, tüm dünyanın koronavirüs ile savaştığı bu dönemde evden çıkmayan insanların online alışveriş ve sosyal medya kullanımı gibi alışkanlıklarına dikkat çekiyor.

İnsanoğlu önemli bir testten geçiyor. Sadece tüketime ve daha fazlasına sahip olmaya adapte olduğumuz bir dönemde; doğadan gelen tüm uyarılara ve bize bu uyarıları anlayacağımız şekilde tercüme eden bilim adamlarının yol göstermelerini dikkate almamamızın sancılarını yaşıyoruz.

Kimileri ‘koronavirüs’ün insan eli ile yaratıldığını düşünürken, kimileri de bu virüsün hava kirliliği, gereksiz tüketimimiz neticesinde ortaya çıkan israf ve global ısınma gibi dünyanın değişen ekolojik sistemenin bir sonucu olduğunu düşünüyor. Bu, doğanın bize bireysellikten çıkmamız gerektiğini gösterdiği ve toplu yaşamda birbirimizi, çevremizi düşünerek yaşamamız gerektiğine dair önemli ihtarlardan biri de olabilir

Sonuç olarak koronavirüsünün yayılmasını engellemek için ve tedavi ile ilgili kesin sonuç verecek gelişmeler yaşanana kadar daha çok evlerimizde zaman geçireceğiz. Sosyalleşmemizi daha fazla dijital dünyaya taşıyacağız. İnsanlar kalabalıktan uzak durmaya dikkat ettikçe online alışveriş ve perakendenin önemi de daha fazla artacak.

Bu durum da markaların ve iletişimcilerin dijital medya ve sosyal medya konusunda

daha verimli ve efektif çözümler üretmelerini gerektirecek. Sosyal medyanın en efektif ve geri dönüşü yüksek mecrası olarak Facebook liderliğini iyice pekiştirdi. Facebook’un bu konuda fark yaratmasının nedenlerini şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Facebook’un dünyada aktif 2,2 milyar kullanıcısı var.
  • Facebook reklam verenlere, ‘display’ reklamlarını lokasyon, cinsiyet, yaş, ilgi alanı, davranış şekli ve gelir seviyesi gibi birçok kriter üstünden hedef kitlelerine segmentasyon imkanı tanımakta.
  • Facebook reklamlarını; web sayfasına yönlendirme, sayfayı ön plana çıkarma, yayınlanan bir post’un daha hızlı ve fazla görünüm alması, web sitesi geri dönüşüm oranlarının artırılması, App tanımı ve App’in daha fazla indirilmesini sağlamak, Lead toplama veya video izletme gibi farklı pazarlama yöntemleri için kullanmak mümkün. Bu kapsamda Facebook için bir reklam düşünürken önce hedef kitle, bütçe ve yukarıda elde etmeyi hedeflediğimiz pazarlama aktivitesinin içeriğine göre bir yaratıcı uygulama planlamak, verdiğiniz reklamın başarılı sonuç verme oranını artıracaktır. Her reklam setinde reklam veren hangi kriterlere göre reklamının görünmesini (cinsiyet, lokasyon, ilgi alanı, davranış ve bağlantı gibi) karar vererek hedef kitlesini belirler.

Bu reklamların raporlamasında reklamveren, reklamının kaç kişiye ulaştığını, bu ulaşımın ağrılıklı ortalama maliyetini, ulaşılan kişilerin kaçından aksiyon aldığını, yaratıcı içeriğe ulaşan hedef kitle açısından ne kadar ilgili ve uygun bulunduğunun analizlerini alarak bir sonraki kampanyasını buna göre planlama imkanına sahip.

Facebook gibi Google Search ve Instagram Story de dijital mecralar arasında geri dönüşü yüksek ve verimli mecralar. Bu mecralarda reklam planlarken dikkat etmemiz gereken alanlara bir sonraki yazımda değineceğim.

Yazıyı noktalamadan önce pazarlamada kullanmamız gereken ama hak ettiği kadar kullanılmayan, sadece bu tarz dijital reklamların arttığı dönemde daha iyi satın alma yapmak için önemli olan iki noktayı vurgulamayı arzu ediyorum.

Predictive (Öngörü) analizi’ ve ‘predictive pazarlama’ daha başarılı pazarlama kampanyaları tasarlamak için çok önemli araçlar haline gelecek.

Predictive analytics (Öngörü Analizi) artık sadece istatistik analizi yapan pazar araştırmacılarının tekelinden çıkıyor. Yani; gelişen araçlarla sadece eğitimli veri analizcilerinin değil, pazarlama yöneticilerinin de kullanabileceği rapor formatlarına dönüşüyor. Öngörü analizleri sayesinde pazarlamacı ve satışçılar satış süreçlerini optimize ederken lead bazlı çevirim oranlarını da artırıyorlar. Bu kapsamda yeni pazarlama organizasyon yapılarının öngörü analizi yapılabilecek,; eski datalarını, kullanıcı alışkanlıklarını, sosyal medya tercihlerini inceleyecek, potansiyel yeni müşterilerinin kim olduğuna karar verebilecek. Bu kişileri potansiyelden nasıl müşteriye çevireceğini planlayacağı, onlara nasıl yaratıcı uygulamalarla yaklaşması gerektiğini öngörebilecek gereç ve bilgi seviyesine sahip olacak yapısal dönüşümü gerçekleştirmek gerekecek. Bu öngörü pazarlama organizasyonları ile ilgili daha sonra detaylı olarak yazacağım.

Ellerimizi bolca yıkadığımız ve bağışıklık sistemimizi kuvvetlendirerek hastalıklardan uzak kalacağımız bir ay dilerim…

Tunç M. Berkman
CMO & Partner

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye 97. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.