Keşif: Yavuz Yılmaz

88. sayımızın Keşif sayfalarının konuğu Sahne Fotoğrafçısı Yavuz yılmaz oldu.

Yavuz Yılmaz
Sahne Fotoğrafçısı

Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Fotoğraf Bölümü’nden mezun oldu. Sahne, tiyatro, performans fotoğrafçılığı alanında uzmanlaştı. Tiyatro fotoğraflarından oluşan sergiler açtı. Sahne fotoğrafçılığı hakkında fotoğraf derneklerinde sunumlar verdi. Çeşitli sanat atölyelerinde fotoğraf eğitmenliği yaptı. Halen Sığınak Sanat atölyelerinin genel koordinatörlüğünü yapıyor.

 

 

 

 

Yavuz Yılmaz tam olarak kimdir bize kendinizden bahseder misiniz?

1974 İstanbul doğumluyum. Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi fotoğraf bölümü mezunuyum. Fotoğrafla ilgili çalışmalarıma İstanbul Kadıköy’deki atölyemde devam ediyorum. Yeni Tiyatro Dergisinde fotoğraf editörlüğü yapmaktayım. Ağırlıklı olarak tiyatro, dans, performans, konser ve festivaller üzerine fotoğraflar üretiyorum.

 

Yaptığınız çalışmaların ilham kaynaklarını dayandıkları detayları bize anlatın dersek neler derdiniz?

Fotoğrafçılık benim işim ama beni en çok heyecanlandıran alanı sahne fotoğrafçılığı. Tiyatro fotoğrafları bitirme projemdi, üzerinden 14 sene geçti halen çekerken mutluluk duyarım. Sahnede ki o heyecan, o coşku, yönetmeni, oyuncusu, ışıkçısı, dekorcusu, onca emek, ezberler, provalar tekrarlar. Yönetmenin var ettiği dünya, oyuncuda ortaya çıkan karakter, ışıkçının yarattığı o atmosfer. Bu disiplinin bir parçası olabilmek kendimi iyi hissettiriyor. Fotoğrafın bir miras olduğunu düşünüyorum ben. Oyun biter alkışlar tükenir geriye sadece fotoğraflar kalır. İşte o fotoğraflar; o yönetmenin, o oyuncunun belki bir kurum tiyatrosunun, belki bir özel tiyatronun, seyircisine, konservatuar öğrencisine ve meraklısına bıraktığı mirastır.

Karma sergilerimin dışındaki tüm kişisel sergilerimde sahne temasını işledim. ‘Seyri Mesel’, ‘Sahne ve Bellek’, ‘Sahneye Dair’ adlı sergilerim oyun fotoğraflarından oluştu ve o fotoğraflarla tiyatroya emek verenleri bir kez daha alkışlatmak istedim.

Verdiğiniz eğitimlerden ve prodüksiyon çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Yaptığınız işi sevdiğiniz zaman nitelikli işler üretebiliyorsunuz. Sahne prodüksiyon adlı bir oluşumumuz var. Sahneye dair her türlü etkinlikte konser, dans, performans ve festivallere fotoğrafla ilgili profesyonel hizmet veriyoruz çünkü o festivalde o konserde gerçekten bizler de eğleniyoruz. Bu durum fotoğraflarımıza da yansıyor tabii.

Bu konuda biraz şanslıyım. Severek yaptığım işlerden para kazanmaya çalışıyorum. Eğitmenlik de bunlardan biri. Kadıköy Sığınak Sanat Atölyesinde temel fotoğraf eğitimlerimize devam ediyoruz. Kursiyer arkadaşlarımıza da şunu öğütlüyoruz; severek yapacağınız iş mümkün. Şu an sağlık çalışanlarıyla bir fotoğraf eğitimimiz var mesela, her dönem tekrarlıyoruz. Doğum fotoğrafçısı olacak bu arkadaşlar. Onlar için güzel bir program hazırladık. Temel fotoğraf eğitimlerini veriyoruz, konusunda uzman arkadaşlarımız konuyla ilgili workshoplar düzenliyor, portfolyo hazırlamayı, sunmayı ve başlangıç seviyesinde photoshop kullanmayı öğreniyorlar. Sonrasında da yanlarındayız. Bize danışabiliyorlar iş yönlendirmesi konusunda destek oluyoruz. Bazı şirketlerle de çalışmalarımız oluyor. Çalışanlara yönelik atölyeler düzenliyoruz, sunumlar gerçekleştiriyoruz. Bu şirket, çalışanı arkadaşlarımızı da motive ediyor, heyecanlandırıyor.

Çocuklarla çalışmayı ayrıca seviyorum. Çeşitli sivil toplum örgütleriyle, derneklerle resim, heykel, fotoğraf, drama gibi alanlarda atölyeler bazında çalışmalarımız oluyor. Bu çalışmaların sanat koordinatörlüğünü yapıyorum genelde, fotoğraf eğitimini de kendim üstleniyorum. Çocuklara ve gençlere yönelik olunca elimden geldiği kadarıyla yanlarında olmaya çalışıyorum. En büyük hayalim, Çocuk Sanat Akademisi açmak. İnanın, bir gün o da gerçekleşecek.

Sevdiğiniz sanatçılar kimler?

Ara Güler’in fotoğraflarını severim. Bana dinginlik verir, sokağa çıkıp fotoğraf çekmem için motive eder. Yaşar Kemal’in de ayrı yeri vardır. “Deniz küstü” romanında bana fotoğrafa çıkan sokakları anlatır.

Kariyerinize yönelik gelecek planlarınızdan bahseder misiniz?

Türk Fotoğrafında ‘’SAHNE‘’ temalı bir fotoğraf albümü hazırlamayı düşünüyorum. Türkiye şartlarında nasıl olur, nasıl üstesinden gelirim zaman gösterecek. Planlarımdan bir diğeri de önceki soruda bahsettiğim “Çocuk Sanat Akademisi”. Çocukların ciddi anlamda yararlanabileceği resim, seramik, heykel, fotoğraf, edebiyat gibi sanat derslerinin verildiği, içerisinde sergi alanlarının yer aldığı çağdaş sanata yön verecek bir neslin yetiştiği koca bir akademi. Çeşitli vakıf ve derneklerle görüşmelerimiz oldu ve görüşmeye de devam edeceğiz. 5 yılda bir değişen şartlarından dolayı belediyelerle çalışmaya pek sıcak bakmasam da seçeneklerimiz arasında.

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 88. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.