Keşif: Şakir Yıldırım

Şakir Yıldırım

Art Direktör

Creative art director, content creator, fotoğrafçı, Instagrammer, gezgin… Bir koltukta birden çok karpuz taşıyan Şakir, cebine birden çok çakıl taşı doldurarak yurt dışına gitmeyi kafasına koymuş bir isim. Daha iyi şeyler yapabileceğini düşündüğü için sektörden ayrılmış ve görüntü yönetmeni olarak dahil olduğu film projesiyle hayallerine artık çok daha yakın.

Babanneye anlatır gibi anlat. Tam olarak neler yapıyorsun?

Reklamcılık sektörüne 2010 yılında Wanda Digital’de art direktör olarak başladım. Bu süreçte fotoğraf çekmeye de devam ettim. 2016’da daha iyi şeyler yapabileceğimi düşündüğüm için istifa ettim. Şimdi arkadaşım Aykut’la vizesiz ülkeleri geziyoruz ve bunları Instagram’dan paylaşıyoruz. Ajanslarla da bağımı koparmadım. Influencer, content creator ve fotoğrafçı olarak devam ediyorum. Ayrıca danışmanlık da yapıyorum.

Şakir Yıldırım, Campaign Türkiye2nin Keşif sayfaları için anlattı.

Group M’de Data&Technology Director olarak görev yapan Aykut Aslantaş ile birlikte yürüttüğünüz “Vizesiz Geziyorum” projesinde, yola devam etmenizi kolaylaştıracak sponsorlu iş birlikleri veya markalarla çalışmalarınız oluyor mu?

“Vizesiz Geziyorum” projesi isminden dolayı markalardan çok fazla talep görüyor. Bu nedenle sponsorluk almakta çok zorlanmıyoruz. Geçen dönem Pegasus’la çalışıyorduk. Şu an Atlasglobal’le yola devam ediyoruz. İçerik olarak hizmet verdiğimiz için çoklu markalarla çalışabiliyoruz. Dünyanın birçok yerinde olan AccorHotels ile sponsorluk yürütüyoruz. Onun dışında bütçesel anlamda bazı markalardan içeriklerini satarak sponsorluk alıyoruz, bazılarında da yarı yarıya anlaşarak yola çıkıyoruz. Hem Stories’i kullanıyoruz, hem de 1 dakikalık Instagram videoları hazırlıyoruz.

Şakir Yıldırım, Campaign Türkiye2nin Keşif sayfaları için anlattı.

adobe.com’un “Art Makers” serisinde Photoshop’ta hazırladığın Crawler Serisi eğitici video olarak yayınlandı. Bu projeye nasıl dahil olduğun ve çalışman hakkında biraz bilgi verir misin?

Şakir Yıldırım, Campaign Türkiye2nin Keşif sayfaları için anlattı.
Crawler Series… Adobe’un “Art Makers” serisinde eğitici video olarak yayınlandı.

2015’te ajansta çalıştığım bir dönemde post görseline gelen revizyonu yaparken bir sıkıntı yaşamıştım. Kendime dedim ki; “Eğer çok iyi olduğunu düşüüyorsan o zaman senin bir şey üretmen gerekiyor.” Crawler Series’i hazırlamaya bu şekilde başladım. Arafı, arafta kaldığım bir dönemi anlatıyorum aslında bu projede. Bunu çektiğim bir fotoğraf üzerinden hazırladım ve Behance’ta yayınladım. Behance’ın fotoğrafı tanıtmasıyla Adobe beni bir şekilde keşfetti.

Adobe benim için hep bir yıldızdı, bir çocuğun süperkahramana duyduğu bir hayranlık gibi bir durum vardı Adobe ile aramda. Bana para kazandırabilecek ve sanat üretebileceğim tek kaynak gibi görüyordum. Adobe’un kreatif direktöründen mail aldım. Bu da çok özel bir durumdu, bu seriyi tanıtmak istediklerini ve benden tekniğimi insanlara anlatmamı istediler. Bu da benim tekniğim olacağı için tabii ki paylaşmak istedim. Adobe’la iş birliği yapmak, beni bir tasarımcı ve bir Türk olarak çok heyecanlandırdı.

Şakir Yıldırım, Campaign Türkiye2nin Keşif sayfaları için anlattı.
Samsung Galaxy S8

Uzun yıllar Wanda Digital’de çalıştın. Şimdi dönüp baktığında içinde olduğun projelerin sana kattıkları açısından neler söyleyebilirsin?

Wanda’da multitasking çalışabilmeyi ve hızlı, pratik çözümler üretmeyi öğrendim. Çünkü genelde, gelen işler için hızlı çözümler üretmemiz beklendi. Biz de çok hızlı düşünen ve çok hızlı üreten bir ekip olduk. Şu anki işime çok güzel bir yansıması oldu, bunu şimdi fotoğraf çekerken hissediyorum. O matematiği öğrendim. Ayrıca ekip ruhunun ne kadar önemli olduğunu öğrendim. Wanda bana çok şey kattı.

 

Ajanslara ve markalara danışman ve content creator olarak hizmet veriyorsun. Söz konusu süreçten bahsedebilir misin?

Bu anlamda şimdiye kadar çalıştığım en önemli marka olarak Samsung var. Sektörde yaşanan çalkalanmalar ve bütçelerin net bir şekilde belirlenmemesinden ötürü de bazı projelerimiz askıda kaldı.

Markaların yeni projelerindeki kurumsal kimlik çalışmalarına danışmanlık yapıyorum. Freelance kreatif direktör olarak dahil olduğum projelerim var. Ayrıca 1-2 tane influencer’a ve fenomene de danışmanlık yapıyorum.

 

Tiflis… Kutsal Üçlü Katedrali

Çalışmalarında dikkat çekici renkler, soyutluk ve gerçeküstü ögeler hemen göze çarpıyor. Çalışmalarını oluştururken nerelerden, kimlerden ilham alıyorsun?

Fotoğrafçı olarak söyleyebilirim ki Salvador Dali ve Pablo Picasso’yu çok seviyorum. Yeni sanat akımlarına uygun çalışmalar yapıyorum ama geçmiş akımlardan daha çok etkileniyorum. Çok yoğun bir sanat eğitimi aldım, hocalarımdan birçok hikaye dinledim. Çok gözlem yapmadan üretmeyi seviyorum. O zaman daha herkesin düşünmediği gibi, özgün, herkesin bakış açısına uymayan şeyler yapmak daha kolay olur diye düşünüyorum.

İnsan çığlık atarken şekilden şekile girer, birilerinin onu fark etmesini ister ya, ben de fotoğrafla bir şey anlatırken fotoğrafın bağırması çok hoşuma gidiyor. Yani farklı olmasını ya da “bak burda bir şey var” demeyi çok seviyorum. Sizin sorduğunuz soruyu ben de çokça duyuyorum. Yani “şöyle bir şey yapayım da insanlar bunu sorsun” diye hareket etmiyorum. Bu şekilde çıkıyor benden. Fotoğraftaki bir tane leke bile o fotoğrafın hikayesini değiştirebilir. Tasarımcı olduğum için fotoğraf dokunuşlarım biraz hikayeli olabiliyor. Çünkü art direktörler bir tasarımı yaparken içine hikaye katmayı çok severler. Ben de fotoğraflara bir şekilde tasarım yönümü dahil etmeye çalışıyorum. Fotoğrafları seslendiriyormuşum gibi geliyor.

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye Ekim 2017 sayısında yayımlandı.

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.