Keşif: Hasan Çalışkan

92. sayımızın Keşif sayfalarının konuğu sanatçı Sr. Art Director Hasan Çalışkan oldu.

Ogilvy Kıdemli Sanat Yönetmeni, müzik dinleyerek yürümeyi ve insanları izlemeyi seviyor, hayallerini ve fikirlerini tasarlıyor. Kendini yalancı dünyanın yalancı insanı olarak adlandırıyor. İlham kaynağını toplumun içinde yaşayan içgörülerden alıyor.

 

 

 

 

 

Hasan Çalışkan tam olarak kimdir bize kendinizden bahseder misiniz? 

Hasan tanıdığım kadarıyla boş zamanlarında doğanın içinde olmayı yeğleyen, müzik dinleyerek yürümeyi, rakı içmeyi seven, insanları izlemeyi ve bulundukları anda yaşama dair nasıl bir tavır sergilediklerini inceleyen, hayallerini ve fikirlerini tasarlamakla meşgul biri. Kısacası; yalan dünyanın yalancı insanı.

Yaptığınız çalışmaların ilham kaynaklarını, dayandıkları detayları bize anlatın desek neler derdiniz?

Toplumun içinde yaşayan ve tanıdık gelebilecek içgörüleri yakalayarak üzerinde yaratıcı fikir üretmenin doğru olduğuna inanıyorum. Toplumun içselleştiremediği bir fikri benimsemesini beklemek bencillik olur diye düşünüyorum.

Tasarlarken, her noktaya bir hikâye üretmeye çalışıyorum ya da var olan bir hikâyeyi görselleştirmeye çalışıyorum.

Fazlalıkları atmak beni mutlu eder. Çalışmalarımdaki, hayatımdaki, gardırobumda ki her fazlalık beni yorar. Buna dikkat ediyorum, fazlalık olan cümleler olmasın diye de cevabı burada bitiriyorum. 

Yurt dışından ve yurt içinden takip ettiğiniz sanatçılar kimlerdir?

Sistemin içinde kaybolmayı reddeden sanatçıların bakış açılarını ve eleştirisel işlerini incelemek cesaretimi yükseltiyor. Bu bir grafitti, poster, albüm kapağı, mobilya tasarımı hatta limon sıkacağı bile olabilir. 

Usta çırak ilişkisiyle ilerleyen bir çalışma hayatım olduğu için bugüne kadar aynı havayı teneffüs ettiğim her meslektaşımın çalışma disiplinini üzerimde hissediyorum.

Hayatınızda bir kırılım noktası var mı? Geriye dönüp baktığınızda hangi olay sizin için en kritik öneme sahip?

2006 yılında sektöre adım attım, adımı atar atmaz ikinci günden ilk kırılma anlarımdan birini yaşadım. O gün gelen brief’te tipografik bir ilan beklentisi vardı. Fakat ilk kez duyduğum bir tasarım tabirinden bahsediliyordu. Bu tabiri daha önce hiç duymadığım halde duymuş hatta çok iyi biliyormuş gibi yaparak hiçbir soru sormadan brief’i aldım. Ee tabi işin sonunda; hiçbir şey yapamadım. Yöneticimin karşısında sırtımdan akan o soğuk ter, bana grafik tasarımın temellerini ustalarımın paçasına yapışarak sormaktan ve sorgulamaktan utanılmaması gerektiğini öğretti. 

Kariyerinize yönelik gelecek planlarınızdan söz eder misiniz?

Uzun yıllar sonrasında da hala bir şeyleri tasarlıyor olmayı istiyorum. Bu, belki bir reklam belki bir çatal belki bir otomobil belki de daha huzurlu bir yaşam.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.