Keşif: Gökçe İrten

85. sayımızın Keşif sayfalarının konuğu Freelance İllüstratör ve Tasarımcı Gökçe irten oldu.

 

Mimar Sinan Güzel Sanatlar, Seramik ve Cam Tasarımı mezunu olan Gökçe İrten, yüksek lisansını çocuk kitaplarının görsel analizi üzerine çalışarak Sabancı Üniversitesi, Görsel İletişim Tasarımı bölümünde yaptı. Edebiyat dergilerine ve yayınevlerine kapak tasarımları da yapan İrten bugünlerde bir karma sergiye hazırlanıyor.

 

 

 

Gökçe İrten kimdir? Kendinizden ve neler yaptığınızdan bahsedebilir misiniz?

Tabii. Mimar Sinan Güzel Sanatlar, Seramik ve Cam Tasarımı mezunuyum. Yüksek lisansımı çocuk kitaplarının görsel analizi üzerine, Sabancı Üniversitesi, Görsel İletişim Tasarımı’nda tamamladım. Yazdığım tezde resimlediğim kitap, Günışığı Yayınları tarafından hayata geçti ve resimli kitap yazıp çizme maceram başlamış oldu. Sonra, edebiyat dergilerine, yayınevlerine kapaklar ve görseller hazırlamaya başladım. İlk kişisel sergim 2017 yılında Mixer’de açıldı, Muhit. Kentsel dönüşümle ilgili sıkıntılarımı yansıttığım bir sergi olmuştu, keyifli ve heyecanlıydı. Şimdi bir karma sergiye hazırlanıyorum ve yakında kendi yazıp resimlediğim bir kitap çıkacak. Heyecanlıyım

Çalışmalarınızın ilham kaynakları nelerdir?

Yaşadıklarım, yaşayamadıklarım, gördüklerim. Hepsi kaynak olabiliyor. Özellikle çocuk kitaplarında karakter görmek için sokağa çıkmanız yetiyor!  Sokakta bolca komiklikler ve ilginç olaylar görülebiliyor.

Seramik bölümü mezunu olmanıza karşın illustrasyon, kolaj sanatı, çocuk kitabı yazarlığı ve tasarımı gibi birçok disiplin alanında çalışmalar yapıyorsunuz. Öncelik verdiğiniz bir alan var mıdır?

Eklemem gerek ki, seramiğe tekrar döndüm.ya da henüz görünürde bir şey olmadığı için dönüyorum demeliyim. Tek disiplinde kalamamak çocukluktan bu yana gelen bir “sorun”. Sorun oluyor, çünkü evde çalışan insanlar olduğumuz için evde “biraz” eşya oluyor . Her ilgilendiğim alanda mutlu oluyorum aslında, bana bu iyi geliyor. O sıra kitaplarla olan iletişimimi kaybedince seramiğe dönüyorum; illüstrasyondan kopuyorum, bir şeyler yazıyorum. Hobilerimizi iş olarak yaptığımız için kendimize kaçış yolu olarak yeni şeyler bulmamız gerekiyor. Biri, bir diğerini besliyor ve zinde tutuyor.

Esinlendiğiniz ve takipçisi olduğunuz sanatçılar kimlerdir?

Ne mutlu ki takipçisi olduğum bir çok Türk çizerle arkadaşız. Konuşuyoruz, paylaşıyoruz. Kendimizi Picasso-Modigliani zamanlarındaki Paris’te hayal ediyoruz. Yabancı çizerlerden hepimizin sanat tarihinden de bildiği birçok ismi inceliyorum. Her iş, her sergi farklı bir ruh hali barındırdığı için değişebiliyor görmek istediğim çizgiler. Ama favori seçmem gerekirse, Basquiat diyebilirim. Modigliani de derim ve Picasso’nun gravürleri ve Henri Matisse, ve ve ve…

Kariyerinizde geldiğiniz noktaya hangi evrelerden geçerken geldiniz?

Daha önce de bahsettiğim gibi, illüstrasyona dönüşüm aslında yüksek lisansımla oldu. Yıllar önce İspanya’da eğitim alırken, kitapçılardaki çocuk kitaplarına bayılıp, fotoğraflarını çekiyordum. Plastik sanatlar derslerinden kaçıp tipografi ve grafik derslerine giriyordum.  Herhalde o zamanlardan içime işlemiş bu çocuk kitabı işi. Sergiler için yaptığım kolaj aşkımı da sonradan keşfettim aslında. Küçükken babam ilk yaptığım kolajları saklamış, orta okulda kumaşlarla, gazetelerle yaptığım birkaç deneme tuvalim var. Sonradan keşfettim dedim, çünkü aslında hep içimden gelen buymuş ama ben bilmiyormuşum.  Teknik bir geliştirme ve araştırma sürecimde fark ettim. Eskiden bayıldığım gazetelerdeki kupon kesme görevini bitirdikten sonra şekiller kesip bir yerlere yapıştırırdım. Şimdi böyle bir işim var, hayallerinizin peşinden gidin çocuklar!

Geleceğe yönelik farklı planlarınız varsa, bizimle paylaşır mısınız?

Seramikle ilgili güzel fikirlerim var, çok da uzak bir zaman diliminde değil. Şu an yapım aşamasındayım, umuyorum bir-iki ay içinde paylaşacağım. Zaten paylaşmazsam da çatlayacağım.  Çocuk kitabı yazıp çizmeye devam ediyorum-edeceğim. Çok da farklı planlarım olmadığını fark ettim, hemen bir dünya turu hayaline kapılayım.

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye’nin 85. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.