Keşif: Emine Yılmaz

Emine Yılmaz 1987 yılında, Antalya’da doğdu. Marmara Üniversitesi Resim Öğretmenliği’nden mezun oldu. Grafik tasarımı ile yolculuğu liseden mezun olduktan sonra başlıyor. Yılmaz, liseden sonra hemen bir üniversiteye başlamak yerine çeşitli dergi, gazete ve ajanslarda çalışıyor. Ancak üniversite, içinde bir ukde olarak kalsın istemiyor ve Marmara Üniversitesi Resim Öğretmenliği’ni kazanıyor. İllüstrasyon macerası da burada başlıyor.

Emine Yılmaz,                                                        illüstratör

Burak Becan: Grafik tasarımdan tam anlamıyla illustrasyona geçtiğiniz dönemden bahseder misiniz?

Emine Yılmaz: İllüstrasyonla tanıştığımdan bu yana hep illüstratör olma hayalim vardı. Yani severek yapabileceğim tek iş olduğunu biliyordum ama o dönem bunu profesyonel bir meslek olarak yürütme cesaretini kendimde bulamadım. Çünkü sadece illüstrasyon yaparak para kazanabilme fikri bana çok uzak geliyordu. O yüzden grafik tasarımda takılı kalmaya karar verdim. İllüstrasyondan tamamen uzak kalmadım çalıştığım ajanslarda illüstrasyon projelerine dahil olma şansım oldu ama bunlar piyasaya yönelik işlerdi o yüzden beni çok tatmin etmedi. Asıl yapmak istediğim editoryal işlerdi. Bu senenin başında sadece bu işe odaklanma kararı aldım. İşlerimi sosyal medyada paylaştıktan sonra çok güzel olumlu dönüşler aldım ve hiç beklemediğim anda iş teklifleri geldi.

Burak Becan: Çalışmalarınızda ilham kaynağınız neler oluyor?

Emine Yılmaz: Kendime yakıştırdığım tek iş olduğunu düşünüyorum. Severek çalışıyorum, çalışırken de daha çok mutlu oluyorum. Her meslek gibi bu mesleğin de zor yanları var ama severek yaptığınızda önünüze gelen her zorluğun üstesinden gelmek daha kolay oluyor. İlham aldığım kaynaklar dönem dönem değişebiliyor. Genelde ilginç bulduğum güncel konuları biraz espritüel bir dille kompozisyona çevirip belli mesajlar vermeyi seviyorum. İstanbul’dan New York’a taşındıktan sonra kendimi koca binaların arasında hayatta kalmaya çalışan küçük bir insan gibi hissettim. Bu duygu bazı işlerimi etkiledi, bu yüzden işlerimde görsel metaforlar yaratarak kendimi büyük ortamlarda minik insanlar yaratırken buldum. Yaptığım işlerde de genellikle net ve eğlenceli bir mesaj aşılamayı seviyorum.

Burak Becan: Daha önce farklı mecralarda bir çok deneyiminiz var. Bu deneyimler kariyerinizi nasıl şekillendirdi?

Emine Yılmaz: Tasarım altında birçok dalla ilgilendim, bir de üniversiteden mezun olduktan sonra kısa bir dönem resim öğretmenliği yapma şansım oldu. Bu iki alan bana çok şey kattı. Ayrıca şu anki kariyerimi üniversitede aldığım eğitime de borçlu olduğumu düşünüyorum. Resim öğretmenliği okumam bana tamamen farklı kapılar açtı. Önce öğretmenlik yapmak ideali ile başladım ve ardından kendimi “illüstratör olacağım” derken buldum 🙂

Burak Becan:Hedefleriniz ve hayalleriniz neler? Bunların şu an için neresindesiniz?

Emine Yılmaz:Olsa ne güzel olur dediğim birkaç hayalim var 🙂 The New Yorker Dergisine illüstrasyon yapmayı çok istiyorum. Şimdilik New York’tayım ve burda kalıp ismimi duyurmak istiyorum.

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 105. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.