Keşif: Duru Ekşioğlu

Duru Ekşioğlu, İllüstratör

Ben Duru 🙂 29 yaşında İstanbullu bir illüstratörüm. Aslında grafik tasarım mezunu olduğum için dijital çıkışlıyım. Genelde yayınevlerine ve cafe-restoranlara illüstrasyonla kurumsal kimlik desteği veriyorum. Sanırım gerçek bir ikizler burcuyum çünkü aynı zamanda karanlık bir tarafım da var. Bir süre dünyanın düz olduğuna inanan bir topluluğun makalelerine ve bir astroloji merkezinin duvarlarına çizimler de yaptım. Aynı zamanda Doğuş Üniversite’sinde Duru Hoca olarak illüstrasyon ve temel sanat dersleri vermekteyim. Üç yıldır da seramik yapıp, o taraflarda kavrulmaya çalışıyorum.

Kamer Yılmaz Açıkçası işlerinizi pandemi sürecinde yaptığınız paylaşımlar sayesinde takip etmeye başladım. “İyi ki de takip etmeye başladım” diyorum. Çok eğlenceli ve insanın baktıkça bakası geliyor. Siz yaptığınız işleri nasıl tanımlıyorsunuz?
Duru Ekşioğlu Çok teşekkürler 🙂 Yaptığım işleri, “içinde bulunduğum kötü durumların ekmeğini yemek” olarak tanımlıyorum. Öğrencilik yıllarımda sevimli ve minnoş bir ev kedisi gibi pofuduk tatta çizimler yapıyordum. Birkaç sene önce, sabah kafamda Dilek Taşı çalarak uyandığım gün aydınlanma yaşadım. Her zaman insanlara kendini iyi hissettirecek şeyler çizmek zorunda değilim, kötü hissediyorum o zaman mutsuz şeyler çizeyim diyerek mutsuz ama sevimli şeyler çizmeye başladım. Genelde çizimlerimin içinde yaşanmışlık olduğu için hem samimiyet hem de ağlanacak hale gülme durumları var. Ben çizerken kıkırdayarak çiziyorum ve eminim görenlerde de aynı tebessüm oluyordur. Neredeyse son 1 yıldır illüstrasyon ve tipografiyi birlikte kullanıyorum ve bu bana espriyi “bam!” diye yapıştırma fırsatı sunuyor. Birkaç yıl önce bir tarzım yok diye ağlıyordum; artık sevimli, mutsuz ve sarkastik bir çizim görünce “bu Duru’nun mu ya?” denilebiliyor.

Kamer Yılmaz Pek çok projede yer almışsınız; sergiler, yayınlar için hazırladıklarınız vs. Siz peki üretimin hangi tarafını seviyorsunuz?
Duru Ekşioğlu Seçemedim 🙂 Üretimin, beni devamlı zorlayan her yönünü seviyorum. Kan, ihtiras, gözyaşı olmadan bir şey üretmek hoşuma gitmiyor. Dijital çizimlerimin dışında bir yandan da arka planda gizli gizli üç boyutlu işler üretiyorum. Hâlâ sosyal medyada paylaşmadığım, kesinlikle bir vaktinin olduğunu düşündüğüm işlerim var. Bu analog kısmı özgür olduğum için daha çok seviyorum, ama şu konuda da çok şanslıyım freelance çalıştığım insanlar aşırı tatlı denk geldi. Çok az revizeyle hızlıca iş çözüp birbirimizi anladığımız kurumsal işlerimi de çok seviyorum. Ama hâlâ iniş çıkışlar içindeyim, deniz kenarında kumlu kumlu suluboya yapmakla iPad’de karalamayı ayıramıyorum.

Kamer Yılmaz Bir de seramikler var. Yine kendi tarzınızı yansıttığınız işler yer alıyor. Seramiğe nasıl başladınız, bu alanda neler yapmak istiyorsunuz?
Duru Ekşioğlu 2017’de Berlin’deki Pictoplasma Academy’e seçildim. Karakter tasarımı üzerine aldığımız eğitimden 6 ay sonra Berlin’de yapılacak sergi için karakterlerimizle ilgili üç boyutlu bir eser çıkarmamız gerekiyordu ve uçaktan indiğim an Google’da seramik atölyesi aradım. Daha sonra sergi bitmesine rağmen atölyeyi bırakmadım ve 2 yıl boyuca devam ettim. Bu konuda sadece alaylıyım, fırında piştim diyebiliriz 🙂 Üzerinde yine esprili yazılar, ölü balıklar ve yanan evler olan tabak-bardaklar yapmaya devam ederken “Duru bunu markalaştırsana!” baskılarına dayanamayıp Pickamoon’u yarattım. Şu anda pandemi sebebiyle bir atölyeye devam edemediğim için Pickamoon biraz duraksamada ama kullanabilceğim daha fazla ev eşyası yapmak istiyorum. Çizimlerimin üç boyutlu bir yüzeyde olması bambaşka bir şey, düşünürken bile ağzımın suları akıyor.

Kamer Yılmaz Sosyal medya ile pek çok tasarımcı işlerini sergilemeye başlarken çok daha geniş kitlelere ulaşır oldular. Siz sosyal medyayı ne kadar aktif kullanıyorsunuz ve işinize bir katkısı olduğunu düşünüyor musunuz?
Duru Ekşioğlu İşime katkısı tabii ki var, artık sosyal medyada yoksan “ben aslında yokum”a dönüyor. Yeni işbirlikleri için sosyal medya oldukça önemli. Instagram’da son bir yıldır daha aktifim ama sosyal medyayı çok daha önce önemsemeliymişim. Hatta şu anda bile çok aktif sayılmam, ayda 1-2 çizim anca paylaşabiliyorum. Yalnız, karantina sürecinde evde otururken hikayelerde “ne çizeyim” serisi başlattım ve canım takipçilerimden inanılmaz yaratıcı fikirler yağdı. Hem ben paslanmamış oldum, kısıtlı sürede bir sürü şey ürettim, hem de Instagram’da birlikte eğlendik 🙂

Kamer Yılmaz Mesleğinizin geleceği hakkında neler düşünüyorsunuz?
Duru Ekşioğlu Karantina döneminde çalışmaya devam eden bir illüstratör olarak biraz ümitlendim açıkçası. Dünyanın gidişatı değişse ve bilim kurgu filmlerindeki gibi yaşamaya devam etsek bile robotların yapamayacağı mesleklerden biri bence illüstratörlük, bu yüzden geleceğimiz parlak. Ancak Türkiye olarak indirgersek, illüstratöre hâlâ gereken değer verilmiyor maalesef. Özellikle yayıncılık biraz daha sömürüye açık, telif problemleri yüzüden.

Kamer Yılmaz Freelance çalışmaya nasıl karar verdiniz? Sizce avantajları ve dezavantajları neler?
Duru Ekşioğlu Öğrenciyken freelance çalışmaya başladım. 10 sene önce Paypal diye mükemmel bir ödeme sistemi vardı tabii. Yurt içine ve yurt dışına rahatlıkla iş yapıp ülkeye döviz sokuyorduk 🙂 Kendime online portfolyo yaratıp bir stock sitesine çizimler koyduktan sonra işler gelmeye başladı ve yıllar içerisinde devamlı iş yaptığım tatlı bir müşteri portföyü oluştu. Mobil olabilmek en büyük avantajı. Çalışma alanımı ve çalışma saatlerimi ben belirliyorum. Düzenli bir gelir olmaması dev bir dezavantaj. Bir ajansla in-house çalışmadığınız sürece önünüzü göremeyebiliyorsunuz. Bunun dışında her şeyiyle tek başına ilgilenmek de çok yıpratıcı. Freelancerlar olarak işin üreticisi de, muhasebecisi de, sosyal medyacısı da İsviçre çakısı gibi biziz.

Kamer Yılmaz İlham aldığınız isimler var mı?
Duru Ekşioğlu Cb Hoyo’nun pastel boyalarla yaptığı çocuksu ve nefret dolu tipografik şiirlerine, bir de Evan M. Cohen’in spiritüel illüstrasyonlarına bayılıyorum. Basquiat tarzında karışık eğlenceli çizimli işleri olan herkes beni aşırı etkiliyor. Devamlı mutsuz sonla biten kısa seriler yapan Alex Norris ve Adam J.Kurtz’ün esprili tipografilerine de çok gülüyorum. Sanırım ben de yakın zamanda başıma gelen saçma olaylardan kısa sahneler çizeceğim.

Kamer Yılmaz Peki ya hayalinizden bahsedin desek…
Duru Ekşioğlu Çok hayalim var hangi birinden başlasam seçemedim. Korona çıkmasaydı daha mobil olup Roma’da freelance olarak bir süre yaşamak istiyordum ama bu hayalimi birkaç sene ertelemem gerekecek sanırım. Daha fazla seramik obje yapmak ve bunlarla daha çok eve girmek istiyorum, insanların daha fazla neşeye ihtiyacı var. Bir de ilk kişisel sergimi açmak istiyorum. Tamam artık vakti geldi 🙂

 

Bu yazı, ilk olarak Campaign Türkiye’nin 102. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.