Kasa Ajans: Reklamcılığın Eros’uyuz

Edirne’de faaliyet gösteren Kasa Ajans, kurulduktan kısa bir süre sonra sadece yerel firmalarla değil, ulusal firmaların Trakya’daki yatırımları için de çalışmaya başladı.Kasa Ajans: Reklamcılığın Eros’uyuz

İstanbul dışındaki ajansların sesine kulak verdiğimiz sayfamızın bu ayki konuğu Kasa Reklam Ajansı oldu. Edirne’de kurulan ajans 2015 yılından beri faaliyet gösteriyor. Kasa, markaların istekleriyle hedef kitlenin ihtiyaçlarını dengelemeyi -gerekirse patlamış mısır eşliğinde uzun tartışmalarla- merkezine almış. Yürüttükleri bu stratejilerine olan inançlarını ise şu sözlerle açıklıyorlar: “Fikirlerimizi size açık açık söylüyoruz çünkü biz ‘Kasa’mızda’ para değil fikir tutuyoruz. Yaratıcılık meziyetlerimizi, sizin ‘acaba’ eziyetlerinizden kurtarmak için kullanıyoruz.”

Bilmeyenler için, ajans hakkında genel bilgilerle başlayabilir miyiz?

Kasa, 2.5 yıl önce Alper Çavuş ve Cihan Tenekeci’nin, kendilerine Leo’nun hikayesini (Leo Burnett) feyzalarak ve etraftaki olumsuzluklara aldırış etmeden, Edirne’de kurduğu dijital ağırlıklı tam hizmet ajansı. Şimdilerde ise Edirne sınırları dışında tüm Trakya’daki geniş müşteri portföyü ile yerelden ulusala geçmeye hazırlanan ve farklı şehirlerden bir araya toplanmış dinamik bir ekip ile dijital çağın gerekliliklerini ziyadesi ile yerine getiren bir ajans…

 

Ajans hangi alanlara yöneliyor, neler yapıyor?

Dijitalin başrolde olduğu pazarlama çağında yaşadığımızı kimse yadsıyamaz. Biz de 2017’den itibaren konsantrasyonumuzu dijitale yönlendirdik. Kasa’da biz, müşterimizin iletişim ihtiyacını tespit ettikten sonra belirlenen iletişim stratejisi doğrultusunda kreatif çalışmalarımızı hazırlıyor, bunların uygulamalarını, üretimlerini ve medya satın almalarını gerçekleştiriyoruz. Dijital işlerin dışında, her türlü basılı materyal tasarımı, gazete ve dergi ilanı, outdoor, etkinlik yönetimi faaliyette bulunduğumuz alanlardan bazıları. Yani özetle biz Eros’uz, ok nereye ve nasıl atılması gerekiyorsa marka adına oku atıyoruz.

 

Edirne’deki bir ajansın İstanbul’dakilere göre avantajları ve dezavantajları neler?

Dezavantajları ile başlayacak olursak; her şeyden önce İstanbul ve Trakya’daki reklamverenler arasındaki yaklaşım farkının önemli bir dezavantaj olduğunu düşünüyoruz. Bölgedeki reklamverenleri, yapmış olmak, görünmüş olmak için değil de, hedef kitleye doğru mesajları iletecek, yaratıcı ve iş sonuçlarına olumlu katkıları olacak reklamı yapabilme konusunda ikna etmek kolay olmayabiliyor.

Hep dezavantajlarından değil, biraz da avantajlarından söz edersek eğer; reklamımızın etkilemesini hedeflediğimiz kitleyi çok daha yakından tanıma şansına sahibiz. Zamanı; İstanbul’daki ajanslara göre daha iyi kullandığımıza inanıyoruz. Çünkü burası İstanbul’un yüksek tempolu şehir hayatı ile kıyaslanamayacak derecede rahat. Bu da bir yerden bir yere ulaşırken, iş takip ederken hızımızı artıran önemli bir unsur.

 

Kasa Ajans olarak çalışan bulmakta zorlanıyor musunuz, yeni iş arkadaşları alırken kriterleriniz neler?

Çalışan bulmakta demeyelim ama ajansın ruhuna uygun ekip arkadaşları bulmakta zaman zaman zorlanıyoruz. İlk ve en önemli kriterimiz burada yapılan işlerin; bitirilmesi gereken görevler değil, tutku ile yaşanılması gereken süreçler olduğunun farkına varılması diyebilirim. Yoksa Kasa’da PlayStation, Xbox, dart ve paper toss gibi yarışmaları ve happy hour’larımızı görenler, iş başvurusu yapma konusunda oldukça gönüllüler…

 

Bundan sonrası için hedefleriniz neler?

Ajansı kurarken Edirne ile başlayıp açılırız diye düşünüyorduk ancak süreç düşündüğümüzden de daha hızlı oldu. 2. yılımızın sonunda başta Edirne olmak üzere tüm Trakya bölgesinde yerel markaların yanı sıra, ulusal firmaların Trakya’daki yatırımları için çalışmaya başladık. Ulusal firmaların bölgedeki işlerini başarı ile yaptığımızda bunun ilk adımını atmış olduk.

 

Edirne’de reklamcılığın başlıca sorunları neler?

Edirne değil de Trakya genelinde konuyu özetlemek gerekirse reklam ve reklamcının hak ettiği konumda olmaması, tabiri caiz ise hafife alınması ciddi bir sorun bizce.

Aslında burada, sektörde yer alan ajanslara da önemli görevler düşüyor. İşini ciddiye alarak yapmanın sektöre saygınlık kazandırmada baş kural olduğunu düşünüyoruz. Eminim İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropoller haricinde faaliyet gösteren meslektaşlarımız da sektörün saygınlığı konusundan muzdariptir.

Biz Trakya’ da bunu değiştirmek için çok çaba sarf ettik ve hala da devam ediyoruz.

 

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye Kasım 2017 sayısında yayımlandı.

 

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.