Kamu-özel ortaklıkları ve yaratıcı sektör

International Trade Forum dergisinde yayınlanan bir makale; UNESCO’nun kamu-özel sektör ortaklıklarını geliştirmesi ile yola çıkarak bu tür güç birliklerinin kamu ve özel sektörün yanı sıra toplumun gelişimine de nasıl katkıda bulunduğunu gözler önüne seriyor.

Global Alliance for Cultural Diversity ve Creative Cities Network gibi girişimler aracılığıyla, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), kültürel ve yaratıcı sektörler oluşturmak için bir model olarak kamu-özel sektör ortaklıklarını (PPP) teşvik etmenin önemini vurguladı.

Son yıllarda kalkınmanın yalnızca hükümetlerin sorumluluğunda olduğu fikri, hem özel sektörün hem de sivil toplumun bu alandaki rolünün net bir şekilde anlaşılması ile değişti. Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi, PPP’leri teşvik etmede öncü bir rol oynadı. UNESCO’nun bakış açısına göre bu yeni vizyon özellikle 1,3 trilyon ABD doları global değeri olan ve bugün dünya ekonomisinde en hızlı büyüyen sektörlerden birini oluşturan kültürel ve yaratıcı endüstriler için geçerlidir. Gelişmekte olan ülkelerdeki elverişli yaratıcı endüstrilerin desteklenmesi, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler açısından insanlığın tamamen gelişimi, sanatsal yaratıcılık ve yeteneğin ekonomik büyümesinden ayrı tutulamaz. Karar vericilerin karşılaştığı temel zorluk, PPP’nin yeni formlarını baz alması gereken etkili yerel ve ulusal girişimler için elverişli ortamlar yaratmaktır.

UNESCO’nun ‘Kültürel İfadelerin Çeşitliliğinin Korunması ve Teşvik Edilmesi’ne ilişkin 2005 sözleşmesi, kültür sektöründe PPP ilkesini benimsedi. Ayrıca 2001 yılında başlatılan Global Alliance for Cultural Diversity aracılığıyla UNESCO, gelişmekte olan ülkelerdeki kültür sektörü projelerini desteklemek için PPP’lerin birçok farklı yönünü keşfetti. Bu birleşme, kamu, özel ve sivil toplum sektörlerinden katılımcılara zengin bilgi ve iletişim bilgileri sağlayarak, kültür sektöründe üç sektörlü ortaklık anlaşmalarını teşvik etmeye odaklanan daha iddialı bir elektronik platforma dönüşüyor.

UNESCO’nun uzun süredir devam eden kitap, yayıncılık ve el sanatları programları, ancak ilgili paydaşlar arasındaki iş birliği ve dayanışma yoluyla aşılabilecek temel boşlukları da vurgulamıştır. Gelişmekte olan birçok ülkede bu endüstriler; zayıf kurumsal ve politik altyapı, yetersiz girişimcilik kapasitesi, sınırlı katma değer, yabancı firmalara olağandan fazla bağımlılık ve büyük telif hakkı ihlallerinden muzdarip oldukları için potansiyellerine ulaşma konusunda mücadele ediyor.

UNESCO Creative Cities Network, bu tür ortaklıklardan öğrenilen dersleri uyguluyor. Network; edebiyat, müzik, tasarım, el sanatları ve halk sanatları, sinema, medya sanatları ve gastronomi alanlarında yaratıcı ortaklıkları teşvik ederek sosyal, ekonomik ve kültürel kalkınmayı teşvik etmek için tasarlanmıştır. Kalkınan her şehrin kamu, özel ve sivil toplum katılımcılarından oluşan bir ortaklık kurması bekleniyor. Network ayrıca üye şehirleri hem yerel hem de küresel düzeyde daha fazla ortaklık kurmaya teşvik ediyor.

Son yıllarda çeşitli sivil toplum grupları ve özel sektör temsilcileri – sivil toplum kuruluşlarından meslek örgütlerine kadar – ekonomik büyümeyi artırmak ve kültürel ifadelerin gelişmesine katkıda bulunmak için yaratıcı sektörü desteklemek ve güçlendirmek için ulusal ve uluslararası güç birlikleri oluşturdular. Özel sektör birlikleri ve sivil toplum koalisyonları da ilerlemeyi takip ediyor, politikayı tartışıyor ve yenilikçi iş geliştirme fırsatları sunuyor.

UNESCO’nun kültürel ve yaratıcı endüstriler için PPP’leri teşvik etme deneyimi, bunların yalnızca yardım amaçlı olmaktan ziyade insanoğlunun gelişimine yapılan yatırımlar olarak görülmesi gerektiğini gösteriyor. Bu sektörü geliştirmek, kamu ve özel çıkarlar arasındaki denge arayışına hem özel teşebbüsün hem de mesleki derneklerin doğrudan katılımını gerektiriyor. Bu tür ortaklıklar daha iyi bir gelecek yaratmanın yolunu açar – yalnızca ek finansal kaynaklar sağladıkları için değil, aynı zamanda kültürel ürün ve hizmetler için pazarların yapılandırılması ve geliştirilmesinde doğrudan özel sektörle iş yapıldığı için. 

Kaynak: International Trade Forum

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 113. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.