Kalıcılık için yerelleştirme de önemli

Metaverse dünyasını sadece Z kuşağı açısından düşünmemek lazım. Onlardan sonra gelen Alfa kuşağının yanı sıra teknolojilere hızla adapte olabilen bireyler de barındırabilen daha büyük kuşakları da katarak bu konuya bakmalıyız. Sosyal medyanın gelişinde olduğu gibi içine her kuşağı katan köklü bir dönüşüm öngörüyoruz. Yakın tarihte açıklanan “Into the Metaverse” raporuna göre; dünyada tüketicilerin %76’sı günlük hayatlarının teknolojiye bağlı olduğunu söylüyor. Yine aynı raporda tüketicilerin %81’i bir markanın dijital varlığının mağazadaki varlığı kadar önemli olduğu görüşünde. Biz bu değişime hazırız çünkü Elidor olarak hem ürünlerimizde hem tüketicilerle iletişimlerimizde yenilikçiliği benimsemiş bir markayız. Hızlı tüketim markaları arasında Türkiye’deki ilk NFT projesini ürettik. Yeni teknolojilerin kullanıldığı her alanda tüketicilerimizle buluşmanın yollarını keşfetmeye devam edeceğiz. Metaverse de tabii ki bunlardan biri.

Gerçek ile sanal dünya birbirine çok yaklaştı hatta bazen birbirinden ayırt etmekte bile zorlanacağız. Gerçeklik kavramının genişletildiği bir dünyaya doğru geçiş yapıyoruz. Şimdilik biraz uzak gibi gelse de ileride hepimizin kendi amaçları, başarıları, hedefleri olan birer sanal karşılığı yani avatarı olacak. Bu, markalar için de geçerli. Aslında gerek sosyal medya gerek mobil cihazlarımız sayesinde kendi avatarlarımızı oluşturmaya başladık bile. Bunu bazılarımız bilinçli, bazılarımızsa farkında olmadan yapıyor. İnsanlar bu yeni dünyada kendilerini ifade etmenin yeni yollarını arıyor. Keşfettiğimiz bu yeni evren, gerçek dünyanın da bir yansıması olacağı için markamızı burada da tüketicilerimizle buluşturacak deneyimler yaratacağız. Gerçek dünyada ancak hayal edilebilecek bazı deneyimleri, ulaşılabilirliği yüksek olan ve bilginin yayılmasını demokratikleştiren sanal dünyada daha da özgürleşecek yapacağız. 

Metaverse, markalara ürünlerinin gerçeklerini oluşturmadan sanal versiyonlarını geliştirerek test etme fırsatı da sunacak. Markalar, tüketici tepkilerini gerçek zamanlı olarak ürünlerini özelleştirebilecek ve değişiklikler yapabilecek. Buradaki deneyimler ve geri bildirimler sayesinde çok değerli içgörüler elde edebilecekler. Bunların hepsi markalar için önemli kazanımlar olacak. 

“Dijital arazi” değerlenecek. Şimdiden milyon dolarlara ulaşan dijital arazi satışları gerçekleşmeye başladı bile. Bu rakamlar gerçek dünyadaki birçok araziden değerli olsa da trendin daha da artacağını düşünüyorum. Metaverse evreninde yer bulmak için gerek moda gerek güzellik gerek otomotiv olsun birçok sektörden marka, dijital ürünler üretmeye başlayacak. Bu ürünlerin gerçek dünyada olduğu gibi sanalda da taklitlerinin çıktığını göreceğiz. Sanal influencer’lar ve sanal ünlülerin sayısı artacak. Oyun dünyası metaverse’ün gelişmesindeki itici güçlerden biri olacak. Fortnite’ta gerçekleşen muhteşem Marshmello konseri gibi metaverse’te düzenlenen konserler, markaların sınırlı üretim sanal ürünleri çoğalacak. İş dünyası da metaverse’e taşınacak. Kimi çalışanlar sanal ofislerinden toplantılara katılacak, sanal masalarındaki sanal bilgisayarlarda buluta yüklenmiş şirket uygulamalarını kullanarak sanal klavyelerinden işlerini tamamlayacak. İnsan kaynakları iş görüşmelerini bile metaverse’te yapabileceğiz. Geçenlerde okuduğum bir habere göre Facebook Inc., yeni adıyla Meta, dokunma hissi yaratabilen bir eldiven çıkaracakmış. Örneğin; bu ürünle metaverse’te karşımızdaki bir kişinin elini sıktığımızı hissedebileceğiz. Sanalla gerçek arasındaki sınırın daha da bulanıklaştığı alanlar işte buralar olacak. Ancak yine de gerçek temasa olan ihtiyacımız sürecek. Biz de metaverse’te olduğu gibi gerçek dünyada da insanların saç bakımı için çözümler sunmak için çalışmaya devam edeceğiz. 

Öncelikle teknolojik altyapı gelişmeli. Dünyayı yakalamak adına işin bu tarafını sağlamlaştırmamız lazım. Metaverse evrenini tam olarak deneyimlemek için iyi internete ve daha güçlü bilgisayarlara ihtiyaç duyacağız. İlerde metaverse’ün mobil cihazlarda rahatça deneyimlenebilecek noktaya gelmesi de önemli. Diğer tarafı ise içerik ve deneyim. Eğer zengin bir içerik ve tüketicilerin anlamlı bulacağı bir deneyim sunulamazsa burada geçirilen süre kısıtlı kalacaktır. Mevcut içeriklerin yerelleştirilmesi de önemli. Şu anda metaverse içeriğinin çoğu İngilizce dilinde. Birçok ülke buralarda kendi dünyalarını yaratmak için girişimlerde bulunuyorlar. En son Güney Kore, Seul şehrinin bir kopyasını metaverse’te yaratacağını duyurdu. Mesela İstanbul metaverse’te neden olmasın?

Kerem Dıramca

Unilever Saç Bakım Kategorisi Pazarlama Müdürü

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 118. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.