Kalıcı çözümlere odaklanmalıyız

“Harika bir çözüm görmek bize aldığımız anlık kararların ne kadar etkisiz olduğunu gösteriyor.”

Ortaya çıkan problemleri geçici olarak rahatlatan cevaplar veriyoruz.

Bu kötü alışkanlığımıza kolayca yenik düşüyoruz; bize verilen sürede işi bitirememekten çekiniyoruz ve belki de toplum bunu istiyor. Bulduğumuz hızlı çözümler, bir süre için sorunu gidermiş gibi görünüyor… Derhal çözüm bulmuş olmaksa iyi hissettiriyor.

Harika bir çözüm görmek, aldığımız kararların ne kadar etkisiz olduğunu gösteriyor. Geçiştirdiğimiz her problemde büyük fırsatları da tepmiş oluyoruz. Daha güçlü, daha yaratıcı, daha kalıcı olmayı reddediyoruz.

İngiliz film sınıflandırma kurulu (BBFC) seks ve tecavüz sahneleri içeren filmleri izleme yaş sınırını 12’den 15’ e çıkardı. Bu kesinlikle doğru yönde bir adım olsa da, hayal kırıklığına uğradım. Çünkü alınan karar, bugünlerin semptomu olan bir sorunu ele almak için sembolik bir jestten başka bir şey değildi. Yalnız anne babalar değil toplumun her kesiminden insanların rahatsız olduğu bir durum için maksimum yaş sınırını 12’den 15’e çıkarmak uygun bir hareketten çok, hızlıca uygulanmış yetersiz bir geçiştirme.

Bir yıl geri saralım. Yazar ve senaryo yazarı Bridget Lawless tarafından yaratılmış The Staunch Book Prize ödülü; kadınların dövülmediği, takip edilmediği, cinsel istismara uğratılmadığı, öldürülmediği ve tecavüze uğratılmadığı çalışmalara veriliyor. Romanlarda ve filmlerde özellikle kadınlara karşı şiddet uygulanmasının entrika yaratmanın en kolay yolu olduğu vurgusu yapılıyor.

Bridget Lawless: “Bir dedektifin ya da kahramanın yeteneklerini göstermesini sağlamak için kadınların tecavüze uğratıldığı ya da öldürüldüğü çok roman var. Ödül, cinsel şiddete güvenmesi gerekmeyen yazarlarla ilgili.” diyor.

Staunch Book Prize ödülü yukarıda bahsettiğim İngiliz film sınıflandırma kurulunun (BBFC) problemine bir çözüm olabilir. Yeni bir algılayışla kitap ve senaryo yazarlarının yaratıcı olmasını sağlayabilir. Geleceğimiz için iyi bir meydan okuma olabilir. Böylece BBFC problemi de kalıcı olarak son bulabilir.

Farklı kurallara sahip ödüller ve meydan okumalar, yalnızca topluma zarar veren içeriklerin erişilebilirliğini kısıtlamıyor; bu tip içeriklerin daha az üretilmesini sağlıyor, heyecan verici hikayeler yazmak için kadına yönelik şiddete bağımlı olup olmadığımız konusunda tartışmak  uyarıcı oluyor.

Reklam dünyasına dönersek, herkesin varlığımızı sorguladığı bir zamanda kendimizi kanıtlayacak bu tür fırsatlardan mahrum kalmamalıyız. Kendimizi ve müşterilerimizi zorlamalıyız. Karşılaştığımız sorunları kökten çözmek için tüm hayal gücümüzü ve yaratıcılığımızı kullanmamız gerekiyor.

Derinlemesine araştırmak, değişime yol açan çözümler bulmak için kendimize meydan okumak, sadece müşterilerimizin sorunlarını çözmeyecek; aynı zamanda endüstrimizin değerini ve ihtiyaç duyduğumuzda gerçek yaratıcı ustalığın gücünü kanıtlamamıza yardımcı olacak.

Anna Vogt

TBWA Londra Strateji Müdürü

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 86. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.