Kaç saat çalışıldığı değil, sonuç önemli

Mart ayı itibarıyla, tüm dünyayı etkisi altına alan pandemiyle yaşamaya başladık. Hepimizi, konfor alanlarımızdan çıkaran bu süreçle bir anda baş başa kaldık. Başta biz İK profesyonelleri olmak üzere tüm birimler, olası kriz senaryoları için geliştirilen, rafta duran strateji dokümanlarını gün yüzüne çıkardı. Pandemi ile beraber, çalışanlarımızla daha da güçlü bağlantı kurmamız ve onları desteklemek için inovatif yollar bulmamız zorunlu hale geldi diyebilirim. Bizler de odaklanacağımız alanları ve öncelikli projelerimizi yeniden değerlendirdik. Satış servis modelimizden iş yapış şekillerimize kadar uzanan geniş bir yelpazede bizi önümüzdeki şartlara hazırlayacak çalışmalara başladık.

Çin’de virüs ilk görüldüğü andan itibaren, TAB Gıda olarak çalışanlarımızın sağlığını aksiyon planımızın merkezine koyduk. Pandeminin iş hayatında sebep olduğu en büyük değişimlerinden biri de kuşkusuz “uzaktan çalışma” yönteminin hızlı şekilde yaygınlaşması oldu. Dijitalleşme alanındaki güçlü alt yapımız sayesinde, Covid-19 vakalarının ülkemizde görülmesini takiben, genel merkezimiz ve çağrı merkezimizdeki iş süreçlerimizi hızlıca evlerimizden yürütmeye başlayabildik. Biz, bu dönemde evden çalışma modeline en erken geçen şirketlerden biri olduk. Tüm çalışanlarımıza evden çalışmalarını kolaylaştıracak teknolojik altyapı desteği verdik. Alt yapımıza olan güvenle, merkez ofisimizin bulunduğu İstanbul dışındaki insan kaynağından da faydalanmaya başladık. İlk olarak çağrı merkezimiz için evden çalışan ekip arkadaşlarımızı bünyemize kattık ve katmaya devam ediyoruz.

Yaşadığımız bu hızlı değişim, çalışma ortamını ve şekillerini değiştirerek “yeni normaller” yarattı. Teknolojik araçları kullanan ekiplerin etkinliğinin giderek ön plana çıktığını söyleyebilirim. Biz de bu süreçte kendi ekiplerimizde iletişimin sürekli olması için bu kanallara önem verdik. Doğal olarak kriz döneminde toplumda görülen en temel duygu panik oldu. Biz de bu duyguyu yaşayan çalışanlarımızın olabileceğini ön görerek sürekli olarak nabız tuttuk ve çalışanlarımızın ihtiyaç duydukları her alanda yanlarında olmaya özen gösterdik. Üst düzey yöneticilerimiz, çalışanlarla sürekli olarak iletişimdeydi. Çalışanlarla iletişim halinde olmak ve onlarla şeffaf iletişim kurmak oldukça önemli. Bizler de ne aşamadayız, neler planlıyoruz, her şeyi açıklıkla çalışanlarımızla paylaştık. Sıklıkla bizlerin moderatörlüğünde, online sohbetler düzenledik. Çalışanlarımızın önerilerini dinledik ve sorularını en açık şekilde yanıtladık.

Uzaktan çalışma düzeninde ekip motivasyonunun sağlanması, ortak çalışma kültürünün devam ettirilmesi ve ekip olarak etkin çalışmanın sürdürülmesi için farklı yöntem arayışları da gündemimizde hep canlı bir konu. Şirket içinde ortak vizyonun oluşturulmasını desteklemek için birbirimizden uzakta olduğumuz bu yeni düzende, etkinliklerimizi sanal ortama taşıdık. Sanal etkinliklerin içeriklerini de bu ortama uygun hale getirdik. Evden çalışma düzenine geçtiğimiz andan itibaren çalışanlarımızın fiziksel, zihinsel, duygusal, entelektüel, dijital ve sosyal konularda gelişimlerini desteklemeye ve bu döneme özel etkinlikler ile yanlarında olmaya devam ettik. Uzaktan çalışma döneminde iş ve özel hayat arasındaki sınırlar bulanıklaşıyor. Çalışan deneyimini olumsuz etkilememek için en çok dikkat edilmesi gereken konulardan biri iş-özel yaşam dengesi. TAB Gıda olarak bu yaşam dengesini kurabilmek adına çalışanlarımıza işleriyle ilgili proje bazlı hedefler belirledik. Çalışanları işyaşam dengelerini korumada destekleyen en önemli araç, uzaktan çalışanları kaç saat çalıştıklarına odaklanarak değil, sonuçlara göre yönetmek.

Kurumsal hayatın geleceğinin uzaktan çalışmanın bir parçası olabileceği bilinciyle hibrit çalışma modelini hayata geçirdik. Bu sayede çalışanlarımız hangi günler ofisten hangi günler uzaktan çalışacaklarını planlayabiliyorlar. Bu durum çalışanlarımızı işin merkezine yerleştirmek ve onlara iyi bir performans sergileyecekleri çalışma ortamı sunmak anlamına geliyor. Günümüzde her bir çalışanın dijital kaslarını güçlendirmesi, değişime ayak uydurabilir hale gelmesi oldukça önemli. Dijital platformların sağladığı kolaylıklar İK iş yükünün azalmasını değil, daha kıymetli uygulamalara evirilmesini sağladı. Bu uygulamaların başında bizim için yeni neslin iş hayatından beklentilerini karşılayacak self servis İK uygulamaları geliyor. İzin taleplerinden bordro servislerine, performans değerlendirmesinden çalışma takvimlerine kadar tüm İK süreçlerimizi yönettiğimiz TAB LINK bu dönemde bizim en güçlü iletişim ağımız oldu. Yeni dönemin trendlerine uygun olarak uygulamalarımızı çeşitlendirmeye devam edeceğiz.

Burcu Erdemir

TAB Gıda İnsan Kaynakları Müdürü

 

 

 

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye’nin 109. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.