“İyi yaratıcılığın önündeki engelleri kaldırmak için çalışıyoruz”

WPP’de Sr. Advisor olarak danışmanlık vermeye başlayan Tuğbay Bilbay’dan yeni görevini, WPP’nin Circle ismini verdiği yapıyı ve yeni dünyanın yaratıcılığa bakışını dinledik.

Manajans’ın 10 yıl CEO’luğunu yaptıktan sonra yeni oluşan WT ajansının geçiş döneminde ajansın yönetim kurulu başkanlığını yürüttü. Bu yıl Nisan ayında ise kendi deyimiyle “yeniden ve sadece yaratıcılığın üst başlık olduğu topraklara geri döndü.”

WPP’de Sr. Advisor olarak danışmanlık vermeye başlayan Tuğbay Bilbay, biraz ombudsmanlık biraz da ağabeylik yapıyor. Kendisiyle WPP’deki yeni görevini, Circle ismi verilen ve daha iyi bir yaratıcı ortam oluşturmayı amaçlayan yapıyı ve yaratıcılığı konuştuk.

Kamer Yılmaz 10 yıllık Manajans ve ardından gelen WT yönetim kurulu başkanlığını geride bıraktınız. Nisan 2020’de sizin için yeni bir dönem başladı. Bu yeni süreç için nasıl karar verdiniz, sizi bu kararı almaya iten şeyler nelerdi?
Tuğbay Bilbay Ben bir reklam yaratıcısıyım ve her zaman işin içinde, yaratıcı tarafta olmayı sevdim. Bir başarım varsa buna borçluyum; alan savunmasıyla değil işimle var olarak… Yani konfor alanımdan çıkmadım konfor alanıma döndüm ben. “Yeterliyi çok az bulana hiçbir şey yetmez” der Epikür. Benim hiçbir zaman CEO olayım, Yönetim Kurulu Başkanı kalayım gibi bir derdim olmadı.

Hatta bu koltuklarda da yaratıcılığın önünü açmak için oturdum. Ancak son zamanlarda işim iş üretmekten, yaratmaktan çok; hesap yapmaya dönüşmüştü. Eski bankacıyım, hesaptan anlarım ama reklama hesap yapmak için değil etki ve fark yaratmak için girmiştim. Şimdi yeniden oralardayım.

Kamer Yılmaz Nisan 2020’den itibaren de Sr. Advisor olarak WPP’de yer almaya başladınız. Neler yapıyorsunuz?
Tuğbay Bilbay 28 yıldır çalışıyorum. Bunun 22 yılı reklam. Bu 22 yılda yazarlıktan yönetim kurulu başkanlığına, bölgesel yaratıcı yönetmenliğinden 2 ayrı network’ün global yaratıcı konseylerine kadar farklı piyasaları, yeni mecraları ve iş yapma biçimlerini görecek pozisyonlarda görev yaptım. 14 yıldır üniversitelerde ders veriyorum, hala her gün okuyorum ve hala gereken her aşama için yazıyorum. Tüm bunların yanında WPP’nin neredeyse her müşterisi için çalışmışım, bugünkü tüm yöneticiler yıllardır arkadaşım. Buradan benim için şunlar çıkıyor; güvenilir bir fikir üreticisi, sorun çözücü, hakem, arabulucu, ağabey ve zaten kartımda yazan danışmanlık. Üst başlık yaratıcılık ve yaratıcılarımız olmak üzere birbirine benzemeyen çok çeşitli konuda çalışıyorum WPP’de.

Kamer Yılmaz WPP’nin Circle ismini verdiği yapının inşaasında yer alıyorsunuz. Biraz Circle’dan bahsedebilir misiniz? Circle ile aslında hedeflenen nedir?
Tuğbay Bilbay Circle, bir WPP Türkiye inisiyatifi… Tüm yaratıcılarımızın temsil edildiği bir nevi kulüp olacak. Zaten Circle kelime anlamıyla camia, mahalle, meydan demek. Birbirimize uzak durduğumuzu fark ettik ve bunu değiştirmek için çalışacağız. İşimize, yaratıcılığa ve birbirimize sahip çıkacağız. Diğer hedeflerimiz özetle; WPP ajansları arasında yaratıcı geçirgenliği ve işbirliğini artırarak; kaynak, eğitim, işgücü verimliliği sağlamak, yeni teknoloji ve inovasyon alanlarında platformlar oluşturarak bilginin tüm WPP yaratıcı organlarına ulaşmasını sağlamak ve ajanslarımızın yaratıcı çıtasını yükseltecek faaliyetleri organize ederek müşterilerimizin işlerini büyütmeye yardımcı olmak. Yaratıcılık sürekli yenilenmeyi, yeni çalışma ve üretim biçimlerini uygulamayı, doğru iş ile doğru insanı eşleştirebilmeyi de gerektiriyor. Bu konuda ajanslarımızın elastisitesini artırmak, müşteri ihtiyaçlarını tüm partilere katma değer yaratacak biçimde karşılayacak yeni metodları geliştirip işbirliğini artırmak ve elbette endüstriye öncü işlerin üretilmesi için WPP yaratıcı standartlarını belirlemek de Circle’ın temel hedeflerinden. Sayfada örneklerini gördüğünüz Cirle’ın kurumsal kimliğini Selim Ünlüsoy ve ekibi tasarladı. Önce içimizde çalışacağız sonra sektöre açılacağız… Dayanışma herkese lazım.

Kamer Yılmaz Aslında yaratıcılığı yeniden tanımlıyor ve konumlandırıyorsunuz gibi düşünebilir miyiz?
Tuğbay Bilbay Amacımız bu değil. Yaratıcılığı ancak yaptığınız devrimci işlerle yeniden tarifleyebilirsiniz. Umalım ki sonuçta buna da katkımız olur ama biz, etkili gerçek yaratıcılığı doğuracak ortamı sağlamak için, iyi yaratıcılığın önündeki engelleri kaldırmak için çalışıyoruz aslında.

Kamer Yılmaz Biraz da pandemi döneminden bahsedecek olursak, sizce “yeni dünya” diyebileceğimiz değişimler yaşıyor muyuz gerçekten? Bu dünyada yaratıcılığı neler bekliyor?
Tuğbay Bilbay Her neslin çektiği en az bir büyük sorun oluyor tarihte, bu da bizimkisi sanırım. Yalnız pandemi olmasaydı da yaratıcı endüstri ve pazarlama bu fetret devrine girerdi. Ama bu da geçer… Hep geçmiş. Markaların insanı etkileyen, şaşırtan, tutum ve davranış üreten yaratıcılığa ihtiyacı var; teknoloji kullanımını yaratıcılık sanan akıllı konuşma tuzakçılarına değil. Yeni dünya çok farklı ve yine aynı olacak. İnsanlar, diğer insanları kıskanacak, sevecek; kendini var etmek, göstermek isteyecek, rahat huzurlu pazarların, dostlarla dolu uzun sofraların, zor ulaşılan terfilerin, başladığı gün biteceği belli olan tatillerin, benzeri iki defa giyilmiş ayakkabısı dolapta dururken bir yenisinin hayalini kuracak. Bu hayallerin sınırlarını da onu o hayale götürecek yolları da yine biz çizeceğiz. Bunun için öncelikle insanı iyi tanıyan gerçek yeteneğe ve sonra da bu yeteneğin ürettiğini yayacak, çoğaltacak, akla hayale gelmeyen biçimlerde ve zamanlarda yeniden doğuracak teknolojiye ihtiyaç var. İkincisine herkes sahip olabilir. Benim işim daha çok ilkiyle…

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 105. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.