İşe yarayan içerik şimdi daha değerli

Gazeteler ‘okurla konuşur gibi’ kaleme alınan yazılara nedense hala çok mesafeli. Her alanda  yaşanmışlıkları ‘bir arkadaşa anlatır gibi’ yazan muhabir, editör ve yazarlar öne çıkacak. Bunlar da şu an dijital mecralar ve sosyal medyada…

Yaz geldi, tatil planları başladı.

Gazetelerde bol bol ‘tatil önerisi’ haberi okumaya hazır olun.

Fakat nasıl?

Kağıt gazeteler dijital tarafla yarışta geride kalırken en büyük eksiklerinin ‘hizmet haberciliği’ olduğunun bilmem farkında mı?

Bir seyahat yazısında en son aranan şeyin, ‘edebi betimlemeler’ ve ‘giriş-gelişme-sonuçlu’ lüzümsuz uzun yazılar olduğunu söylememe gerek var mı?

Yurtiçi ya da yurtdışı fark etmez, bir tatilci ilk kez gideceği yerle ilgili ne okumak ister aşağı yukarı hepimiz biliyoruz. Nereleri görmek lazım, nerelerden uzak durmak gerekir, kazık yememek için ne yapmak lazım, işin pratik noktaları vs…

Bir fotoğraf altına iki cümle yeter

Gazetelerde tatil yazısı yazan arkadaş –hele de bir yerde bedava ağırlandıysa- sanki bu gereksinimleri hiç bilmez gibi bir yazı yazar. Uzun uzun tesisi ballandırır, birileri tarafından karşılanıp konakladığı için ortalama bir tatilcinin yaşayacaklarını yazmak aklına bile gelmez… Oysa kıt imkanlarla tatile giden birisi, şahsi blogunda ‘daha yaşanmış’ deneyimleri kaleme alır. Feribot saatinden, araç kiralama şartlarına, deniz kıyısındaki o pahalı restorandan çınaraltındaki köy kahvesine kadar detayları bilir ve kaleme alır. Maalesef bu tip yazıları da artık gazetelerde değil, bloglarda ve sosyal medyada görüyoruz. (İşte size kağıdın dijitale mağlup olmasının bir nedeni daha)

Uzun uzun entelektüel sanat tarihi bilgisiyle konuya girip, işe yaramayan bir tatil yazısı okumak yerine Instagram’daki bir seyahat blogger’ını takip etmek inanın daha çok işe yarıyor. Bol bol fotoğraf koyup altına iki cümle açıklamasını yazmak yeterli.

Bu nedenle de internette bu işleri yapanlar, gazetelerden sadece okur değil ilan geliri de kapmaya başladı. Önde gelen seyahat şirketleri reklam bütçelerinin önemli bölümünü dijital mecralar ve sosyal medyaya kaydırdı.

Günümüzün modası ‘content marketing’ de artık bu kulvarlarda ilerliyor. Seyahat konusu burada sadece bir örnek. Medyada ‘işe yarayan içerik’ her geçen daha da ilerliyor. Belki sadece bu nedenle ‘Buzfeed’ gibi bir dijital mecra, ilan gelirinde efsane gazete New York Times’ı solladı.

‘Siz indirimi Electra’dan isteyin’

Sahiden de uzun gazete tefrikası yerine ‘Haziran’da Paris’e gitmek için 10 sebep’ başlıklı bir foto galeri hepimiz için daha yararlı bir içerik. Çünkü bu içeriğin ‘yaşanmış deneyimlerle’ kaleme alındığı varsayıldığı için okur da kendine daha yakın hissediyor. Üstelik paragraf paragraf yazı yerine oturup madde madde yazmak da daha az zahmetli bir iş.

Neyse ben de bu konuda fazla ahkam kesmeden, yaz tatili için Yunan Adaları’na gitmeyi düşünen okurlarıma adı bende saklı bir arkadaşımın işe yarayan tatil önerisiyle bitireyim: Midilli’de denize girecek bir yer ararsanız, Electra ve eşi Kostas’ın işlettiği Cavo Christo’ya gidin. Kokteylleri ve pizzaları çok başarılı. Biraz sohbetle indirim de alırsınız. (Yalnız Kostas biraz sinirli, siz indirimi Electra’dan isteyin.)

 

Levent Ertem

Campaign Türkiye Danışmanı

@ertembey 

 

Bu yazı, Campaign Türkiye’nin Haziran 2015 sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.