İletişimi ‘iç’selleştirmek

Şirketler için iletişimin araçları değişse de amacı pek değişmiyor. Markalarının konuşulur olmasını sağlamak. Ancak kimi zaman gözden kaçan bir gerçek var. Bilinirlik yaratma yarışında oyuncular sayı üstüne sayıyı takım içinde uyumu sağladıkları sürece buluyor. İletişim sözlüğündeki karşılığıyla yazarsak durum şudur; kurumiçi iletişim tercih değil bir zorunluluk haline geliyor.

İnsan susuz, çalışan motivasyonsuz yaşamaz, yaşayamaz.  Çalışanlarıyla sınırları, pozisyonları ve sorumlulukları geride bırakarak ofisin dışına çıkabilen şirketler bu girişimlerinin geri dönüşünü de hızlı bir şekilde alıyor.

515 kişilik aile buluşması 

Markalarının kalbine önce çalışan bağlılığını sonra da dijitali koyduklarını söyleyen Robert Chavez, dünyanın en köklü lüks markalarından Hermès’in CEO’su. 173 yaşındaki markanın en büyük varlığı yıllar içinde inşa ettiği kültürü. Chavez, müşterilerle iyi bir iletişim kurabilmek için kurumun kendi içinde dengeli ve etkili bir iletişime sahip olması gerektiğinin altını çiziyor. Sadece müşteriyi değil, birbirini de tanımanın ve dinlemenin önemine dikkat çekiyor.

Marka, geçtiğimiz Ekim ayında Amerika’daki 24 mağazasını birden üç günlüğüne kapattı ve 515 fertlik büyük bir aile buluşması organize etti. Hermès için eşarp boyayan sanatçı Kermit Oliver, bu kalabalık topluluğun karşısına çıkıp işini ve ilhamı nerelerde bulduğunu anlattı. En eğlenceli aktivite ise her çalışanın beyaz bir ipek eşarbı kendi zevkine göre boyamasıydı. 515 eşarp bir arada sergilendiğinde bazılarının üretime geçirilmesi bile düşünüldü. Günün sonunda Chavez, “Çalışanlar arasında kurulan bağ ve motivasyon olağanüstüydü. Düşünsenize herkes sürekli konuştuğu seslere bir surat oturtabildi” diyordu.

Huffington’ın kutlamaları

Yeni medya çağının imparatoriçesi Arianna Huffington, günümüz iletişim devrinin kilit figürlerinden.  Şirketindeki çalışma ortamını yönetirkenki kılavuzunun anaç duyguları olduğunu duyunca şaşırabilirsiniz

Kutlamaları çok seven Huffington, motivasyonu artırmak için her yeni başarının beraber kutlanması gerektiğine inanıyor. Huffingpost.com’da yeni yazılmaya başlanan bölümleriçin bile şampanya patlatılıyor.

Huffington, AOL tarafından satın alınmalarının ardından taşındıkları New York’taki yeni ofislerinde uyku odaları yaptırmış. Bunun nedeni, uykusuzluğu yaratıcılığın en büyük düşmanı olarak görmesi ve de çalışanların uykusunu aldığında birbirleriyle daha iyi iletişim kurarak, daha doğru kararlar verebildiğine inanması. MapQuest’in de sahibi oldukları için uyku odalarının adları Nap Quest One ve Nap Quest Two konulmuş.  Google, Deloitte Pittsburgh ve Nike da uyku odalarına sahip akla ilk gelen diğer şirketler.

Bizde ise özellikle reklam ajanslarında dinlenme odaları var fakat şirketin kapısından bir yatağın girmesi henüz görülmüş şey değil!

Kıssadan hisse

Özetle CEO’ların yıllık değerlendirme toplantılarında bir konuşma yaparak çalışanlarını motive ettiği günler çok geride
kaldı. Yöneticiler iletişimde bulunmadıklarını düşündükleri anlarda çok daha etkili mesajlar veriyor aslında. Önemli bir toplantı çıkışı koridorda, asansörde, otoparkta, bazen de şirketin spor salonunda… İletişim kültürünü önce onların içselleştirmesi gerekiyor ki, tepeden tabana yayılarak iş sonuçlarına yansıyabilsin.

Banu Kitiş Dağıstan
İzmir Ekonomi Üni. İletişim Fakültesi Öğretim Görevlisi

[arrowlist]

  • Bu yazı Campaign Türkiye’nin Mart sayısında yayınlanmıştır.

[/arrowlist]


Bunları da beğenebilirsin
1 yorum
  1. yeşim diyor

    Boş satırlar değil,ilginç ve faydalı bilgilerin derlendiği bir dolu bir yazı olmuş.Ben çok beğendim,elinize sağlık.

    Keşke bir de, bu fikirlere (uyku odası vb.) sahip olan yöneticilerin, bunları uygulamaya geçirirken -olmuşsa-karşılaştıkları eleştirileri,olumsuzlukları nasıl yönettiğini, bunun doğru olduğuna insanları nasıl inandırdığını yazsanız,merak ettim doğrusu..

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.