İçerik kral ama para eder mi?

Dijital dönüşümde neleri okumak ya da görmek için kaç lira feda edersiniz? Oyunlara para ödeyen genç nesil gelecekte gazeteleri kurtarabilir mi?

Son 10 yıldır konuşulup duruyor, “Kağıt ölüyor, gazetecilik dijitalden para kazanmak zorunda” diye. Fakat insanlar kağıt gazeteye para ödediği gibi nedense dijitale para ödemeye yatkın değil. Dünyanın üç beş dijital dönüşüm hikayesini bir yana bırakırsak kağıttaki kazançlarını dijitalde aynen kazanabilen medya kuruluşu çok az. Geçen yıl The Pew Research Center’ın araştırmasına göre gazeteler ‘reklama dayalı ciro modeli’ yerine ‘kaliteli içerikten oluşan yeni ödeme sistemleri’nden elde edeceği gelirle parlak dönemlerine geri dönebilecek denmişti. Pew’in “Gazetecilik’te Mükemmellik Projesi”  başlığıyla hazırladığı raporda, son birkaç yıldır gazetecilikte yaşanan durgunluğun yerini ihtişamlı bir geleceğe bırakacağı belirtildi.

Küresel ekonomik krizin ilk etkilerinin görülmeye başladığı 2007 yılından bu yana, gazetecilikte yaşanan duraklama döneminin sona erdiği görüşüne yer verilen raporda, “Dijital ödeme sistemleri ve genel ekonomik iyileşme sayesinde gazetecilik, ABD ekonomisi için yeni bir ‘umut ışığı’ oldu” değerlendirmesi yapıldı. Gazetelerin çeşitli yeni ödeme yöntemleri ve büyük yönetimsel değişikliklerle cirolarını artırma yolunda önemli adımlar atmaya başladığı yorumunun yapıldığı raporda, şu ifadelere yer verildi:

“ABD’deki 1380 günlük gazetenin 450’si, dijital ödeme sistemini kullanmaya başladı. New York Times gibi büyük gazetelerin yanı sıra, küçük çaplı yayın kuruluşlarının da bu tip sistemleri hayata geçirmesi, gelecek dönemde medya kuruluşlarının online ödeme yöntemini yaygın olarak kullanacağına işaret ediyor.”

Kriz olmazsa gelirler iyi

Dijital ödeme sistemlerinin, reklama dayalı kazanç türünde de ciddi değişiklik yaratacağı, böylece gazetelerin bundan sonra içerikten de para kazanacağı anlamına geldiği belirtilen raporda, şu ifadeler dikkat çekiyor: “Borsada halka açık olan gazetelerin hisse değeri ortalama yüzde 30 oranında arttı. Öte yandan Warren Buffett gibi ünlü yatırımcıların da gazetecilik sektörüne ısrarla yatırım yapması bu tezi doğruluyor. Ekonomide yaşanan iyileşmeyle birlikte, gazetecilik sektörü üzerindeki yük kalkarken, otomotiv ve emlak sektörünün yanı sıra iş ilanlarındaki artışla birlikte gelirlerde de artış yaşanıyor. Ekonomideki toparlanmanın gazete gelirlerine yansıması bekleniyor.”

Mobil büyüdükçe büyüyecek

The Pew tarafından hazırlanan raporda ayrıca, dijital reklam pazarının yavaş da olsa geliştiğine dikkat çekilirken, medya kuruluşlarının kazandığı reklam gelirinin sadece yüzde 15’ini dijital ilanların oluşturduğu belirtiliyor. Gazetelerin önümüzdeki dönemde en büyük gelir kapılarından biri olması beklenen mobil platformlar da hâla keşfedilmemiş bir altın madeni yorumu yapılıyor. Okuyucuların önümüzdeki dönemde, mobil cihazlarından haberleri okumak için üyelik modelini daha fazla tercih etmesi bekleniyor.

Ahkam kesenlerden bıktık

Bu rapor kuşkusuz ABD pazarı için hazırlanmış bir analiz. Türkiye gerçeklerine çok uyduğu söylenemez. Türkiye’de bir tüketici bakkaldan parayla aldığı gazeteyi bilgisayarından ya da tabletinden parayla okuma fikrine hala çok sıcak bakmıyor. Bunda kuşkusuz Türkiye’deki medya kuruluşlarının da geçmişte hataları olmuş. Bedava içeriğe okuru alıştırınca ileride para talep etmek kolay değil. Oysa şimdiki çocuklar bir önceki nesle göre dijitale para vermeye daha alışkın olarak büyüyor. Tabletinden bedava indirdiği oyunun fazla heyecan vermediğini bilen kuşak, oyuna para ödemeye alışarak (şimdilik anne babası ödese de) ileride de haber okumaya para ödeyebilir. Fakat Türkiye’de hala genel okurun ‘süper bir haber için bile’ para ödeyeceğini sanmıyorum. Çünkü o haber zaten eğer ‘süperse’ bir şekilde bir kanaldan ona bedava gelecektir. Ya bir arkadaşı Facebook sayfasına koyacak ya Twitter’dan iki cümle ile özetlenecek ya da bedava internet sitelerinden biri haberi çalıp verecek inanışı bitmedi.

Peki ne para eder? Haberin üç klişesi yine para eder: Faydalı, komik ve seksi… İşe yarayan, güldüren ya da seksi içerik alıcısını bulur. Buna karşın bana ahkam kesen bir yazarı okumak için para vermem.  Hele hele falanca yere gittim şöyle eğlendim böyle güldüm diye yazan birine üste para verecek kaç kişi çıkar ki?

Levent Ertem

Campaign Türkiye Yayın Danışmanı

 Twitter: @ertembey

 

Bu yazı Campaign Türkiye’nin Temmuz 2014 sayısında yayınlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.