Hikaye anlatan reklamlar çoğalacak

Hepimiz aslında birer hikaye anlatıcısıyız. Hikayesi olan reklam iş yapar. O yüzden de bu işi yapıyorsak hikaye anlatıcısı olmamız gerekir; işimizin olmazsa olmazlarındandır. Artık müşteri de ürünü satın alma odağından çok tecrübeye ve özümsemeye dikkat ediyor, bu yüzden daha önemli bir hale geliyor. Önümüzdeki dönemde daha çok hikaye anlatan reklamlar göreceğimizi düşünüyorum çünkü kampanya içerikli reklamların müşteri tarafında daha basit şekilde sonuca ulaşmasını sağlayacak yeni mecralar oluşmuş durumda. Örneğin; marka çok rahatlıkla bir ürünün kampanyasıyla ilgili (indirim vb.) çevrim içi, influencer marketing olarak tanımlanan sosyal medya iş birlikleri ile sonuç odaklı çalışmalar yapabiliyor. Bu sebeple markanın tecrübe satmasına yönelik hikaye anlatıcılığı asıl reklam filmlerinde ön plana çıkıyor. 

Öncelikle doğru yazılmış bir senaryo olmalı. Giriş, gelişme ve sonucu olan, içerisinde çatışma barındıran, bir duyguyu besleyen senaryo bekleriz. Hedef kitlesini iyi belirlemiş, heyecan, eğlence ve ilham üçlüsünü doğru şekilde bir araya getirmiş, inanılır ve güvenilirliği yüksek, her şeyden önce satış odaklı değil, vermek istediği duygunun arkasında duran bir senaryo hikaye anlatımının en önemli kilit noktasıdır diyebilirim.

Hikayeye hizmet edecek sanat ve özellikle cast konularına çok dikkat ediyoruz çünkü hikaye anlatımında oyunculuk oldukça önemli bir rol alıyor. Kamera dili dahil tüm bileşenlerin hikayeye hizmet etmesini ve odaklanmasını esas alarak çalışıyoruz. Prodüksiyonel anlamda diğer reklam filmleriyle kıyasladığımızda bu tür filmleri yaparken daha heyecanlı ve istekli olduğumuzu söyleyebilirim.

Film dediğimiz şey aslında tamamen bir ekip işi. Yemekçiden yönetmenine tüm ekibin bir saatin çarkları gibi uyumlu ve birbirini tamamlayacak şekilde çalışması gerekiyor. Bu sebeple ekibi A’dan Z’ye tüm elemanlarıyla uygun bir şekilde kurduğumuz zaman her şey kusursuz işliyor. Özellikle çekilmiş filmin post prodüksiyon kısmı da bence büyük önem taşıyor. Filmin müziği ya da dublajı, filmin temel unsurlarından oluyor. Bu iş biraz gitar çalmak gibidir diyebilirim. Gitarın tellerini çok gevşetirseniz ya da çok kısarsanız akordu bozarsınız, özellikle buna dikkat ediyoruz.

Proje mailimize düştüğü zaman sektöre ilk başladığımız gibi heyecanlanıyoruz. ‘Bu işi almamız, yapmamız lazım’, diyoruz kendi içimizde çünkü böyle projeler giderek daha da azalmakta. Genç yönetmenlerimizle böyle işleri yapmayı, onları bu tür projelere yönlendirerek desteklemeyi de misyon edindik. 

Film yapmanın tüm şartlarını ortaya koyuyoruz. Kamera dilinden lensine kadar hikaye anlatımına ne hizmet edecekse, yapımın tüm unsurlarının gerektiği gibi olmasına büyük önem veriyoruz. Öncelikle bir filmin bütünüyle izlendiği zaman bıraktığı hisse bakıyoruz. Çünkü aynı his izleyiciye de geçiyor, dolayısıyla güçlü ve kalıcı bir etki yaratıyor.

Vehbi Berksoy

Public Film Ortağı

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 117. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.