Herkes hala ‘hepsini’ istiyor mu?

Mother Ortağı Katie Mackay-Sinclair, çalışan bir ebeveyn olmanın kolay olmadığına vurgu yapıyor ve bu deneyimi yaşayan herkes konu ile ilgili konuştuğunda, “yalnızlık” hissinin aşılabileceğini savunuyor.

Benim kuşağımın kadınları, (çoğu zaman kurnaz televizyon reklamlarıyla) sattığımız “her şeye sahip olma” rüyasının bir rüyadan başka bir şey olmadığını alaycı, şaşkın veya belki de sadece bitkin bir şekilde kafa sallayarak kabul etti.

Yeni nesillerin çok farklı yaşam seçimleri yapmalarına; ne istedikleri kadar ne yaptıklarına odaklanarak profesyonel dünyaya girmelerine kıskançlıkla bakıyorum. Bunu kabul etmek aptalca görünebilir ancak yalnızca “her şeye sahip olmaya” çalışırken, her şeyin mümkün olduğuna ne kadar saf bir şekilde inandığımı fark ettim (“her şeyin” gerçekte ne anlama geldiğine dair hiçbir fikrim olmadan).

Bunu, dışarıdan baktığımda “her şeye sahip olmanın” zirvesinde göründüğüm için söylüyorum; Anne’in ortağı, harika bir ufacık çocuğun annesi, beşinci evlilik yıl dönümü ve 40. doğum günüm yaklaşıyor… Gerçek şu ki çalışan bir anne (herhangi bir ajans/sektörde) olmanın ne kadar zor olduğunu deneyimlemeye hazırlıksızdım.

O gösterişli reklamlarda, tüm bunların nasıl dengede tutulabileceği tam olarak açıklanmadı. Bu macerada, kendimden ne kadar çok şey vermem gerekeceğinin, sadece işe yarayan bir anneye dönüşeceğimin farkında olmadan mutlu bir şekilde girdim… Katie nereye gitti?

Bir an kendimi kaybetmek en kolay seçenek gibi görünüyordu. Kendime o anda bir şekilde uzaktan baktım, her şeyimi işe ve çocuğuma vermişim ama arada kendime pek bir şey bırakmamışım.

Aynı şeyi yaşamış veya yaşamakta olan birçok ebeveynle çalışıyorum. Birçok ebeveynin (ve liderlik rollerinde olan ebeveynlerin de) kısıtlı veya esnek çalışma saatlerinde çalıştığı bir ajansı yönetiyorum.

Sınırlara saygı duyuyoruz ve çalışan ebeveynleri destekliyoruz. Hepimiz çalışan bir ebeveyn olmanın ne kadar zor olduğu hakkında çok konuşuyoruz. Bu, küçükken hafife aldığım ebeveynlerimi hatırladığımda biraz utanç duymama neden oluyor.

Ya da daha kötüsü, akşam 9’daki konkur incelemesinden önce işten çıkmak zorunda kalanlar için kötü düşünmüştüm. Bunun için de büyük bir utanç duyuyorum. Dürüst olmak gerekirse, hepsinin nasıl üstesinden geldiği hakkında hiçbir fikrim yok. Nasıl bu kadar kolay görünmesini sağladılar?

Özellikle pandemi sonrasında hayatımızın en kasvetli ekonomik ve çevresel dönemine girerken, daha fazla insanın “her şeye sahip olma” (ya da olamama) hakkında açıkça konuşacağını umuyorum.

Çalışan ebeveynler, çalışan ebeveynlerin iş arkadaşları ve çocukları büyümüş ebeveynler… İnsanlarımızın ebeveynliğe geçişi nasıl buldukları hakkında açıkça konuşmasını sağlamak hepimizin görevi. Bunun kolay olduğunu varsaymayın. Ebeveynleri, yaşadıkları zorlukları ve bunu yönetme yollarını paylaşmaya davet edin. Kendime düzenli olarak, bunu zor bulmanın beni kötü bir ebeveyn yapmadığını söylüyorum.

Ebeveyn değilseniz ve buraya kadar okuduysanız teşekkür ederim. Çalışan ebeveynlerin yardımınıza ve desteğinize ihtiyacı olabileceğini bilmek sizin için yeni bir haber olabilir. Tek kişilik bir focus grubu olarak konuşursak inanın ki her yeni başlayan gün, bir ebeveyn karmaşası için yeni bir kapı açar; iş günü başlamadan önce bitkinlik hissi istisna değil, normdur.

Yok ebeveynseniz ve bu zamana dair puslu anılarınız varsa, okuduğunuz için yine teşekkür ederim. Çocuk sahibi olduğunuz ilk yıllar boyunca, lütfen bizlere fırtınanın merkezinde size neler olduğunu anlatın.

Tavsiyeniz, rehberliğiniz ve nihayetinde bunun da unutacağımız aşamalardan biri olduğuna dair güvence vermeniz oldukça mühim. Yani burada “her şeye sahip olma” yanılgısını azaltmak ve bunun yerine daha samimi konuşmak gerekiyor. Çalışan bir ebeveyn olduğunuzu kabul etmek hala bir tabu gibi geliyor.

Haklı olarak akıl sağlığı hakkında bu kadar açık konuşabiliyor olmamız beni şaşırtıyor ancak yine de sektördeki çalışan ebeveynlerde şu his var; mücadelelerimizi hala utanç verici sırlar olarak taşıyoruz. Bu nedenle her ebeveynle konuşmaya başlayın, kendiniz ve çevrenizdekiler için paylaşmaya başlayın.

Doğruyu söylemek sadece ne söylediğiniz veya nasıl göründüğünüzle ilgili değildir; başkaları için nasıl görüldüğünü, duyulduğunu ve anlaşıldığını hissettirmenizle ve hepsinden önemlisi, yalnız olmadığımızı fark etmekle ilgilidir.

Katie Mackay-Sinclair

Mother Ortağı

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin Sürdürülebilirlik Özel sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.