Her gün yeni normal

Yeni normale adapte olmaya çalıştığımız şu günlerde dünyada ve etrafımızda inanılmaz olaylara tanık oluyoruz. Açıkçası bunlar beni bireysel olarak oldukça etkilediği gibi ajansımızı ve sektörü de etkiliyor. Her gün değişen koşullarla oldukça dinamik bir süreci yönetmeye çalışıyoruz.

Zafer Külünk,                                              Güzel Sanatlar Ajans Başkanı

Hep yarından beklediğimiz değişimler beklenmedik bir hızla bugün gerçekleşiyor. Şimdiye kadar kendimizi yarına hazırlamak için planlar yaparken şu an olanlara ayak uydurmaya çalışıyoruz ve bazen zorlanıyoruz. Ancak ben içinde bulunduğumuz bu dönemin fazlasıyla fırsatlar barındırdığını düşünüyorum. Yapmayı ertelediğimiz veya normal zamanda aşırıya kaçabilecek birçok keskin hareketi bu gündemde yapabiliriz.

Örneğin bu dönemde uzun yıllardır konuştuğumuz uzaktan çalışma sistemini bir anda hayata geçirmek zorunda kaldık. Güzel Sanatlar olarak İtalya’da ilk vakalar görüldüğünde uzaktan çalışma altyapımızı hazırlamaya başladık ve testler yaptık. Ardından Türkiye’de ilk vakanın görüldüğü hafta ajansı kapattık ve herkes uzaktan çalışmaya başladı. Marttan başlayarak temmuz ortasına kadar bu sistem devam etti. Ben bugüne kadarki süreci Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi ile açıklıyorum. Çünkü salgına karşı sağlığımızı korumak için verdiğimiz mücadelenin bir benzerini işlerimizi devam ettirmek için verdiğimizi düşünüyorum. Evlere dağıldığımız ilk günlerde temel ihtiyaçlara odaklandık. Yani öncelikle müşterilerimizin temel taleplerini zamanında ve kolay ulaşılabilir kaynaklarla çözmeye odaklandık. Buna stok görüntülerle filmler yapmak, grafik çözümlerle masaüstü videolar üretmek diyebiliriz. Müşterilerimizle birlikte verdiğimiz ortak mücadele sonucu temel ihtiyaçların karşılanması, işlerin aksamaması bize güven ve birliktelik hissiyle geleceğe dair planlar yapma şansı verdi. Böylece karantinanın hafiflediği dönemde hibrit prodüksiyonlar yapabileceğimizi gördük. Kreatif çalışmalara bu seçenek eklenince yarısı stokla yarısı küçük çekimlerle gerçekleştirebileceğimiz fikirler üretmeye başladık. Bunun yanı sıra salgın sonrası tüketici davranışlarının kestirilemeyeceğini öngörerek haftalık strateji ve planlama toplantıları yaptık. Klasik hedef kitle analizleri yerine insanların salgınla verilen mücadeledeki davranışlarını inceledik.

Ben bugüne kadarki süreci Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi ile açıklıyorum. Çünkü salgına karşı sağlığımızı korumak için verdiğimiz mücadelenin bir benzerini işlerimizi devam ettirmek için verdiğimizi düşünüyorum.

COVID-19 sürecinde insanlık ilk defa hep birlikte aynı hissi yaşadı. Ortak yaşamını birlikte savundu, birlikte mücadele etti. Bu pratiğin bir sonucu olarak eskiden olduğu gibi bireyci değil birlikte hareket edeceğini düşünerek müşterilerimize gündemlerinde olmayan bazı alanlarda iletişim yapmalarını tavsiye ettik. Örneğin Denizbank tarım alanında Türkiye’nin en büyük bankalarından biri. O dönemde her banka uzaktan bankacılık hizmetleri ile ilgili iletişim yaparken biz tarımı desteklediğimize dair iletişim yaptık. Çünkü o dönem insanların zaten bilip kullandıkları uzaktan bankacılık hizmetleri yerine Türkiye’nin gıdasını üreten çiftçilerin ve tarımın desteklendiğini görmesi önemliydi. Diğer taraftan Eti için aynı bakış açısından yola çıkarak bir bayram kampanyası yaptık. Bu kampanyada Eti, Kızılay’la anlaştı ve tespit edilen evlere çikolata dolu kutular dağıtıldı.

Daha sonra karantinanın son kısıtlamaları da kalktı ve biz yeni müşterimiz Milli Piyango için ciddi önlemler altında 200 kişiden fazla insanın çalıştığı 4 gün süren bir reklam çekimi yaptık. Salgın öncesi planlanan bu çekimde daha önceden seçtiğimiz mekanlar değişti, çekim günü sayısı arttı ve sıkı önlemler eşliğinde çekimi gerçekleştirdik.

Temmuz ortasında ajansı ekiplerin dönüşümlü olarak ofise geleceği şekilde gerekli önlemleri alarak açtık. Halen yarı zamanlı uzaktan çalışma sistemini devam ettiriyoruz. Salgında ikinci dalga olma ihtimaline karşı hazırlıklarımızı yaptık.

Yazımı salgının başlangıcında ajanstaki arkadaşlarımı evlerine uğurlarken attığım mesajla bitirmek istiyorum: “Bu durumun geçici olduğunu unutmadan, kendimize ve topluma karşı sorumluluk bilinciyle hareket etmemiz çok önemli. Böyle zamanlarda hepimizi ayakta tutacak olan sakin kalıp işlerimize, sağlığımıza ve en önemlisi yaşamımıza sahip çıkmak.”

Zafer Külünk,

Güzel Sanatlar Ajans Başkanı

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye’nin 102. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.