“Hayvanlar için daha iyi bir dünya”

#kedimklinikte hashtag’iyle başlattıkları “Kedinizi Veteriner Hekimine Götürün” kampanyasıyla dikkatleri çeken Royal Canin Türkiye, hayvanseverlikle ilgili önemli bir farkındalığı bizlere hatırlattı. Royal Canin Türkiye Kurumsal İletişim Direktörü Çağla Çavuşoğlu ile kampanyanın detaylarını konuştuk.

Campaign Türkiye Öncelikle “Kedinizi Veteriner Hekimine Götürün” kampanyası nasıl ortaya çıktı?
Çağla Çavuşoğlu Kedilerin sağlığı, henüz yavruluk döneminde iken, hayvan sahibi tarafından geliştirilen sağlıklı alışkanlıklarına bağlı olarak şekilleniyor. Bu alışkanlıkların başında ise düzenli sağlık kontrolleri geliyor. Fakat araştırmalar, kedi sahiplerinin yüzde 40’tan fazlasının kedilerini düzenli olarak sağlık kontrollerinden geçirmediğini gösteriyor. Yavru kedilerde ise bu oran yüzde 50’lere kadar çıkıyor. Oysa, hastalıkların erken teşhis edilebilmesi ve etkisinin azaltılması için yetişkin kedilerin yılda en az bir kere, yavru kedilerin ise çok daha sık aralıklarla veteriner hekim tarafından sağlık kontrollerinden geçirilmeleri gerekiyor. Bu olgunun altında yatan konulara ise; hayvan sahipleri, veteriner hekimler ve sektör paydaşları olarak birlikte – ortak çalışarak – kapsamlı bir çözüm getirebileceğimize inanıyoruz. “Kedinizi Veteriner Hekimine Götürün” kampanyası da bu inancımızın bir sonucu olarak ortaya çıktı.

Doğaları gereği gizem atfettiğimiz kediler, maalesef hastalık semptomlarını başarıyla saklayabiliyorlar. Hastalık oluştuğunda ise, veteriner kliniğine götürmek için çoğu zaman geç kalınmış olunuyor. Ayrıca, kedi sahiplerinin kedi bakımına yönelik doğru bildiği yanlışlar, veteriner kliniği ziyareti için gerekli hazırlıklar ve klinik ziyaretinin kedilerde yarattığı düşünülen ek stres gibi unsurlar, sağlık kontrollerinin düzenli olarak gerçekleştirilmesinin önünde engel teşkil ediyor. Örneğin, kedi sahiplerinin %66’sı, daha kolay olması halinde veteriner kliniği ziyaretlerini daha sık gerçekleştireceklerini belirtiyor. Royal Canin olarak bu gerçeklikten yola çıkarak, hayvan sahiplerinin bilgi ve farkındalık düzeyini artırmak amacıyla her yıl “Kedinizi Veteriner Hekimine Götürün” kampanyamızı yürütüyoruz. Son 5 senedir uyguladığımız kampanyayı, bu yıl 15 Ekim-15 Kasım 2020 tarihleri arasında düzenliyoruz.

Campaign Türkiye Kampanya süreci ile ilgili detaylar nelerdir?
Çağla Çavuşoğlu İnsanlarda olduğu gibi, hayvan sağlığında da ‘erken teşhis hayat kurtarır’ diyor ve özellikle kedi sahiplerinin kedilerini düzenli olarak sağlık kontrollerinden geçirmeleri konusunda çağrılarda bulunuyoruz. Bu noktada, sektörün önemli sivil toplum kuruluşları ile değerli bir iş birliği gerçekleştirdik. İstanbul Veteriner Hekimler Odası (İVHO) dahil olmak üzere, veteriner sektöründe yer alan tüm çatı derneklerini kampanyamızda buluşturuyor ve tüm iletişim unsurlarını dahil ederek kapsamlı bir farkındalık kampanyası yürütüyoruz. Program ortaklarımız olan Kedi Hekimliği Derneği (KHEDI), Kedici Veteriner Hekimler Derneği (KEDVET), Klinisyen Veteriner Hekimler Derneği (KLİVET) ve Küçük Hayvan Veteriner Hekimleri Derneği (KHVHD) aracılığı ve destekleri ile, hayvan sahiplerine tek ses olarak, ortak bir çağrıda bulunuyoruz: “Kedinizi Veteriner Hekimine Götürün”.

Kampanyamız kapsamında, Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden 60’a yakın veteriner hekim, hayvan sahiplerine yönelik hazırladıkları kısa videolar aracılığıyla çağrımızı duyurmamızda destek oluyor. Kampanyamız kapsamında ayrıca kedi sahiplerinin ihtiyaç duyabileceği her türlü bilgi, kedi sağlığı ve bakım önerilerini, bu kampanya için özel olarak hayata geçirdiğimiz www.kedimklinikte.com websitesinde bir araya getiriyoruz. Burada; kedi sağlığı, bakımı ve klinik ziyaretlerinde dikkat edilmesi gerekenleri, hayvan sahiplerinin bilgisine sunuyoruz. Hayvan sahipleri aynı zamanda, kedi psikolojisi, davranışları ve kedi beslenmesine dair doğru bilinen yanlışları da web sitemizde yer alan videolar aracılığıyla keşfedebiliyor. Kampanyamız süresince, ayrıca kedi sahipleri 7/24 olacak şekilde Royal Canin’de çalışan veteriner hekim ve beslenme danışmanlarına soruları için ulaşabiliyor ve uzman yönlendirmesi alabiliyorlar.

Ayrıca – her bir kurum ve birey gibi – sokaklarda ve bakımevlerinde yaşayan hayvanlara yönelik sorumluluğumuz olduğunu düşünüyoruz. Bu kapsamda, #kedimklinikte etiketiyle sosyal medyada yapılacak her paylaşım karşılığında 1’er KG mama bağışını, hayvan bakımevlerine ulaştırma taahhüdünde bulunuyoruz.

Campaign Türkiye Yavruluk döneminden itibaren düzenli veteriner kontrolleri, kedilerin sağlığı için neden önemli?
Çağla Çavuşoğlu Günümüzde çok sayıda yetişkin kedi, obezite gibi yaşamın erken dönemlerinde gelişmeye başlayan sağlık sorunlarıyla mücadele etmek durumunda kalıyor. Kısa bir süre içerisinde, tüm dünyadaki kedi ve köpeklerin %40’tan fazlasının, aşırı kilolu veya obez olabileceği öngörülüyor. Tombul bir kedi bazı insanlara sevimli gibi görünse de obezite – insanlarda olduğu gibi – hayvanlarda da çok ciddi bir sağlık sorunu ve zamanında önüne geçilmediği takdirde, kedilerin yaşam kalitesini doğrudan etkiliyor. Yine de, araştırmalar, hayvan sahiplerinin yüzde 44 ilâ yüzde 72’si kedilerinin ömrünü 2,5 yıla kadar kısaltabilen obezite konusunu hafife aldığını gösteriyor. Bu nedenle kedileri erken yaşlardan itibaren düzenli olarak veterinere götürme alışkanlığı edinmek, kilo kontrolünün uzmanlar eşliğinde gerçekleştirilebilmesi için oldukça önemli.

Öte yandan veteriner hekim muayeneleri, bir hastalığı veya ağrıyı tedavi etmekle de sınırlı değil. Aynı zamanda hastalıkların oluşmadan önüne geçilebilmesi, erken teşhisi ve etkisinin azaltılmasını içeren koruyucu sağlık hizmetleri, kedilerin sağlığı ve refahı için çok önemli. Ne yazık ki, veteriner hekimler hala düzenli kontroller ile önlenebilecek çok sayıda hastalıkla uğraşmak durumunda kalıyor. Düzenli ziyaretler, veteriner hekimlerin bir kedinin tıbbi geçmişi ve davranışları hakkında önemli ayrıntıları öğrenmesine, vücut kondisyon skorunun izlenmesine ve beslenmenin hayvan sağlığındaki yaşamsal önemine olanak tanıyor. Böylelikle hastalıkları daha ortaya çıkmadan önleme fırsatı yakalayabiliyoruz.

Kedinin yavruluk döneminden itibaren düzenli ziyaretlere başlaması, aynı zamanda, taşıma çantası da dahil olmak üzere, veteriner hekim ziyareti sürecindeki unsurlara daha çok aşina olmasını sağlıyor. Bu alışma süreci, zorlukları ve stresi ortadan kaldırabilir veya büyük ölçüde iyileştirebilir. Öte yandan veteriner hekimler, sahipleri ile kedilerinin ilişkilerinde ‘mentor’ görevi de üstleniyor. Evcil hayvan sahipleri ayrıca, kedilerinin yaşamının başlangıcından itibaren beslenme önerileri, kısırlaştırma hakkında bilgiler ve sağlıkla ilgili diğer ipuçları alabiliyor ve bu danışmanlık, yavru kediye uzun ve mutlu bir yaşam sürme fırsatı sunabiliyor. Bu açıdan baktığımızda, yavru kedilere nasıl baktığımız, yaşamlarının geri kalanında fiziksel, sosyal ve zihinsel sağlıklarını etkiliyor.

Campaign Türkiye Aslında sosyal medyaya baktığımızda ya da sokakta yürürken bile kediseverleri, hayvanseverleri görmek çok mümkün. Ancak bu sevginin yeterli olmadığı da ortaya çıkıyor. Siz bu konuda neler söylemek istersiniz?
Çağla Çavuşoğlu Hayvanların bizim sevgimizi hissetmesi oldukça önemli. Evcil hayvanlarımız sevgiye ve özel ilgiye ihtiyaç duyuyor; bununla beraber, sevgi tek başına yeterli olmuyor. Aynı zamanda, hayvanların onların eşsiz özelliklerine göre özel ihtiyaçlarını anlayabilecek sorumlu hayvan sahiplerine de ihtiyacı var. Bu kapsamda, hayvan sahiplerini bilinçlendirmek ve uzman bilgi ile desteklemek adına “Sorumlu Hayvan Sahipliği” çalışmalarına odaklanıyoruz. Sorumlu Hayvan Sahipliği, sahiplenilen hayvanların hayatları boyunca ihtiyaçlarının karşılanarak sağlıklı, mutlu ve refah içinde yaşayan hayvanlar olabilmelerine odaklanıyor. Hayvan sahiplerinin, sahiplenme aşamasında “Bir canlıyı sahiplenmek, benim için doğru bir karar mı?” sorusuna ek olarak, önemli bir soruyu daha kendilerine sormalarının altını çiziyor: “Ben ve yaşam tarzım, evcil hayvanımın ihtiyaç duyabileceği olanakları ve bakım şartlarını sağlamaya yeterli miyiz?” Böylelikle sorumluluğumuz daha ilk günden başlamış oluyor ve henüz evcil hayvanlarımızı sahiplenmeden, şartlarımızı hazırlayarak onlara daha sağlıklı bir ortamda yaşama imkânı sunmuş oluyoruz. İnsanların, hayvanlar ile olan beraberliklerinde karşılıklı yaşanan yoğun bir sevgi; bunun temelinde ise, yaşam boyu sürecek bir bağlılık ve sorumluluk taahhüdü bulunuyor.

Bu noktada, bizim temel yaklaşımımız da hayvan sahiplerinin bu taahhütlerinde onları doğru ve uzman bilgi içeren iyi uygulamalar ile desteklemek. Sorumlu Hayvan Sahipliği anlayış ve uygulamalarını geniş kitlelere ulaştırabilmek ve hayvan sahiplerinin bu alandaki farkındalık ve bilgi düzeyini artırmak amacıyla, Sorumlu Kedi Sahipliği ve Sorumlu Köpek Sahipliği olmak üzere, oldukça kapsamlı Rehber’leri websitemizde yayınladık. Rehberlerimiz, ‘Hayvanların 5 Özgürlük Hakkı’nın hatırlatılmasıyla başlıyor. Tüm hayvanların yaşam haklarının savunuculuğunu da dahil ederek, sahiplenme kararı vermeden önce bakımı üstlenilecek hayvanların ihtiyaçlarının doğru tespit edilebilmesi ve bu ihtiyaçların zaman, bağlılık ve bütçe olarak hayvan sahiplerince karşılanabilir olması gerekliliği üzerine çalışmalar yürütüyoruz. Amacımız, bilinçli bir şekilde hayvan sahiplenilmesini teşvik etmek, hayvan terk edilmelerinin önüne geçebilmek ve sorumlu hayvan sahibi anlayış ve uygulamalarında hayvan sahiplerine doğru ve uzman bilgiler ulaştırarak onları güçlendirebilmek.

Campaign Türkiye Türkiye’de hayvanseverlik, kediseverlikle ilgili yeterli bir farkındalık olduğunu düşünüyor musunuz?
Çağla Çavuşoğlu Geliştirilmesi gereken bazı noktalar olsa da, ülkemizdeki hayvan dostluğu ve farkındalığı gün geçtikçe artıyor. Bu konuda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları oldukça aktif çalışıyor, sokaktaki canlarımıza saygı duyma ve yaşamaları için destek olma noktasında toplumsal farkındalık düzeyi de yükseliyor. Bunun bir örneğini, tüm ülke olarak canımızı yakan İzmir depreminde gördük. Oradaki tüm arama-kurtarma ekipleri, yaşama savaşı veren tüm canlılar için seferber oldu. Gönüllüler, deprem anında veya sonrasında kaçan hayvanlar için arama çalışmaları gerçekleştirdi. Yıkılması planlanan binalardaki canlılar için kurtarma çalışmaları düzenlendi. Yaşadığımız olay bizi derinden sarssa da kurtarılan her can, umut ve sevinç kaynağımız oldu. Bu kapsamda, Royal Canin olarak biz de İzmir Veteriner Hekimler Odası öncülüğünde ve koordinasyonunda, Klinisyen Veteriner Hekimler Derneği destekleriyle bir destek kampanyası hayata geçirdik. İzmir’deki depremden etkilenmiş hayvanların sağlık, barınma ve beslenme ihtiyaçları için hayvan sahipleri, hayvan severler ve veteriner hekimlere ulaşabilmek adına bir afet koordinasyon merkezi oluşturduk. Depremde evleri yıkıcı hasar almış ve dışarıda konaklamak durumunda kalan vatandaşlarımızın belirlediğimiz numaralardan bize ulaşıp talep etmeleri halinde evcil hayvanlarının barınma ve beslenme ihtiyaçlarını ücretsiz olarak karşılıyoruz.

Campaign Türkiye Bundan sonra bu tip kampanyalar devam edecek mi? Ne gibi projeleriniz var?
Çağla Çavuşoğlu Royal Canin olarak amacımız, ‘hayvanlar için daha iyi bir dünya’ yaratabilmek. Bu kapsamda, kedilerin ve köpeklerin benzersiz ihtiyaçlarına odaklanıyoruz. Önceliğimiz “Sorumlu Hayvan Sahipliği” kavramını geliştirmek, bu anlamda pek çok projeyi de hayata geçiriyoruz. Örneğin son olarak, “Kedinizi Veteriner Hekimine” götürün kampanyamızı da destekleyecek şekilde hayvan sahiplerine yönelik olarak “Kedim, Ben ve Royal Canin” başlıklı bir webinar çalışması hayata geçirdik. Bu etkinliğimizde; evcil hayvanlar için afetlere hazırlıklı olma, düzenli veteriner ziyaretlerinin önemi, sorumlu hayvan sahipliği ve beslenmenin kedi sağlığındaki yaşamsal önemine vurgu yaptık. Yine çok yakın bir zamanda, evcil hayvan bakımı ve sahiplerinin bu yöndeki davranışları özelinde önemli bir araştırmamızı yayınlıyor olacağız.

Royal Canin olarak hayvanlar için daha iyi bir dünyanın sorumlu hayvan sahipliği ile mümkün olduğuna inanıyoruz. Bu kapsamda hayvan sahiplerini iyi uygulamalar, uygun çözümler ve doğru bilgiler ile desteklemeye devam edeceğiz.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.