Hayatım Reklam: Doğu Göçük

Bu sayımızda, Rafineri’de Creative Director olarak görev alan Doğu Göçük, hayatım reklam köşemizin konuğu oldu.

  Doğu Göçük,                                                     Creative Director, Rafineri

Reklamcı olma sebebim:

Liseyi bitirdikten sonra işletme okumak için yurt dışına gittim. orada ilk senemde aldığım seçmeli reklamcılık dersini o kadar sevdim ki ikinci yıl bölüm değiştirdim. Belki de biraz daha kolay geldiği için bölüm değiştirmişimdir. ama tabii bu aramızda kalsın.

İçinde bulunmaktan gurur duyduğum kampanyalar:

Severek çalıştığım birçok kampanya var. Eskiden biraz daha uzun soluklu olurdu kampanyaların ömrü. Şimdi hem marka hem de tüketici biraz daha çabuk sıkılıyor. Bunda sosyal medyanın hızının hatta gündemin süratinin payı büyük. Hep anlattığım bir hikayem var: İlk yıllarımda Vodafone için bir radyo kampanyası yazmıştım. Bir gün babamla (kendisi adana’da) telefonda konuşurken “ bak böyle bi’ şey dinledim, aslında sen de böyle yazabilirsin” demişti. Ben de “zaten ben yazdım onu baba” demiştim. onun gururu bir başkaydı. Üzerinden belki on yıldan fazla geçti. Yine de taze.

Başkası tarafından yaratılmış favori kampanyam:

Bir Fransız dil okulu filmi var. Ülkelerin ölüm istatistiklerini ilginç şekillerde sıralar ve sonunda “aslında sizi öldüren İngilizce konuşmaktır” diye şahane bir şekilde bağlar. Zekası, metni ve kotarılma şekliyle benim için tüm zamanların favorilerindendir.

Kariyerimdeki en iyi an:

Müşteri temsilcisi olarak başladıktan iki üç yıl sonra çömez ama kadrolu bir yazar olarak işe geldiğim ilk gün… Uzun ve yorucu bir sürecin sonunda daha uzun ve daha yorucu bir sürece adım attığını insan o an anlamıyor tabii.

İş hayatımdaki en utandırıcı anım:

Eminim çoktur ama şu anda aklıma gelmiyor.

Bu sektörde birlikte çalışmaktan en mutluluk duyduğum insan:

Yuvarlak bir cevap gibi olacak ama doğrusu bu sanırım: Çalıştığım her ajansta bir sürü sağlam ekip arkadaşım oldu. Sonra bir kısmı “sivil” hayatta da arkadaşım oldular. onlarla hem çalışmaktan hem tanışmaktan çok keyif aldım. Her seferinde.

Kariyerimde büyük etkiye sahip olan kişiler:

Birkaç isim aklıma geliyor hemen. Ergin Binyıldız mesela, müşteri ekibinde olduğum dönemde bana “ne yapıyorsun orada? Şu brief’e senin de çalışmanı istiyorum” demişti. Sayesinde yazarlığa başladım. Emre Kaplan, birlikte çalıştığımız yılların toplamı onu geçmiştir ama halen, her çalışmamızda kendisinden yeni bir şeyler öğrenirim. Emeği çok büyük. ayşe Bali, vizyonumu çok farklı bir boyuta taşır her çalışmamızda. Sami Basut ile çok kısa bir dönem çalışmamıza rağmen çok değişik bakış açıları yakaladım. Hepsini çok severim daha da önemlisi saygım sonsuzdur.

 

 

Bu yazı, ilk olarak Campaign Türkiye’nin 104. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.