Hayat, asi arılar sayesinde devam eder

Ogilvy & Mather CCO’su Mick Mahoney’e göre eğer genel yargılar karşısında biraz daha mantıksız düşünmeye ve davranmaya hazır değilseniz hiçbir şey değişmeyecek.

“Mantıklı bir insan kendisini dünyaya adapte eder. Mantıksız olan ise dünyanın kendisine uyum sağlaması için ısrar eder. Bu yüzden, tüm gelişme mantıksız insana dayanır.” (George Bernard Shaw)

Şunda net olalım, mantıksız olmak pisliğin teki olmanın bir özrü değildir. Daha da netleşmek gerekirse, bir iyi mantıksızlık bir de kötü mantıksızlık vardır. İyi bir mantıksızlık inatçı, zorlayıcı, kendisi ve diğerleri için talep edici, tatmin olmaz, tez canlı ve dürüst olmaktır. Kötü bir mantıksızlık ise bilgisiz (en zorlayıcı argümanlar da genellikle bilgisiz bakış açılarının sonucudur), önyargılı, kibirli ve politik olmaktır.

Her şeyin tarihi bize, eğer mantıksız olmaya hazır değilsek hiçbir şeyin değişmeyeceğini söyler. Hiçbir taze fikir şekillenmez. Jobs, Ghandi, Kubrick: Mantıksızlık kahramanları. İlerleme yayılırken, onların var olan durumu korumaya çalıştıkları görülmemiş şeydir.

Peki bizler, taze fikirler üzerine kurulu bir endüstri olarak, neden her zaman mantıksız değiliz? Çünkü bunun, bizim engellemeye doğuştan meyilli olduğumuz riskleri vardır – çatışma, başarısız olma, hatta rezil olma.

Beyinlerimizin bağlantısı tıpkı yol hatları gibidir. Bildiğiniz şeyler süper otobanlara, bilmedikleriniz ise tek yönlü, çamurlu yollara benzer. Bir fikir ya da konsepte ne kadar aşina olursanız, bağınız da o kadar kuvvetli olur. Bunun sebebi beynimizin otomatikman bildiğimiz şeyler üzerinden çalışmasıdır. Bu yüzden, bunu değiştirmek için kuvvetli bir arzu duymazsanız, beyninizin seyir sistemi de sizi ana yolda tutmaya devam edecektir. Peki, beyninizin ilk yan yola sapmasını nasıl sağlarsınız?

1. Her şeyi sorgulayın

“Dünyanın tüm sorunu, aptallar ve fanatikler her zaman kendilerinden eminken, bilge insanların her zaman şüphe dolu olmasıdır.” (Bertrand Russell)

Bildiğiniz her şeyi sorgulayın. En kötü, zaten yanlıştır. Kabul edilmiş bilgelik sadece, insanların doğru olduğu konusunda fikir birliğine vardığı şeydir. Ama bu onun öyle olduğu anlamına gelmez. Her zaman mücadele ettiğinizi bildiğinizi düşündüğünüz şeye karşı açık olun.

Sigara içmek. Bir zamanlar herkes onun zararsız, hatta sağlıklı olduğunu düşünürdü. Doktorlar önerirdi. Şimdi ise buna gülmek ve sigara içmenin iyi olabileceğinin nasıl düşünülebileceğini merak etmek çok kolay. Ama öyleydi. Çin Seddi’nin uzaydan görülebildiğine inanıyorsanız el kaldırın. Tamamen mit. Bunun gibi sonsuz bir liste.

2. Kimsenin sizin hatalı onların haklı olduğunu söylemesine izin vermeyin

Hepimiz kalabalığı takip etmeye meyilliyizdir. Sorun şu ki, gruplar birbirlerini, haklı oldukları konusunda ikna ederler. İçgüdüsel sürü zihniyetimizin anlamı, kendi kabilemizin kurallarını takip ettiğimizdir. Grup olma düşüncesi de “yaralanmazlık illüzyonunu” (grubun doğru kararı vereceğine dair abartılmış kesinlik) yaratır ve sonuç olarak onun performansını abartır. Bu aynı zamanda, farklı bakış açılarına sahip olanları da küçümser. Fikir birliğinden uzak durum. İş birliğini sevin. Farklılıklar konusunda net olun.

3. Riske kucak açın

Güvenli oynayın. Botu sallamayın. Bu ifadelerin her zaman depresif bulduğum tarafları var. Risk hem hayata hem de yaratıcılığa heyecan katar.

İşte size risk almak için harika bir teşvik. Vücudumuz, risk aldığımızda dopamin salgılar – temel olarak bu doğal bir kimyasal uyarıcıdır. Ve bu salgı bağımlılıktır. Arıların %10’unun, “asi arılar” olarak adlandırabileceğiniz türden olmaya önceden programlandığını biliyor muydunuz? Onlar diğer arılar gibi bildikleri çiçeklere uçmazlar. Rastgele bir yöne uçarlar, yeni polen kaynakları bulmak için hayatlarını riske atarlar ve eğer bu asi arılar olmasaydı iyi arılar çok uzun süre önce ölmüş olurlardı.

4. Hata yapmaktan keyif alın

Çalıştığım günlerde beni mutlu eden çok az şey var çünkü bu, kreatiflerimin çalıştığı anlamına geliyor. Bu durum, onların gerekeni en az düzeyde yapmadıkları anlamına geliyor. Onlar, kendilerini esnetiyorlar. 6’ya lanet olsun.

6’dan nefret ediyorum. Reklamcılıkta 6, yanlış olan her şeyin kökenidir. Bir 6 için kimse işten kovulmaz. 5’ten de iyidir. Ve 5 de tamamdır. 6 fark edilmeyecek derecede sıkıcıdır. İyi ya da kötü anlamda. Sinsidir. Ve güvenlidir. Ve o, hata yapmaya hazır olmayışın şeytani çocuğudur. 9 ya da 10’un arayışındansa, 1 ya da 2 görmeyi tercih ederim. Belli ki ben sadece bir 10 görmeyi seçiyorum. Fakat işte siz anladınız.

Bu süper otobandan sapmada iyi şanslar. Endüstri sana güveniyor. Çünkü tıpkı arılar gibi, bazı asi düşünceliler ve kararlı mantıksız ruhlar olmazsa, sadece kendi ölüm fermanımızı yazarız.

Mick Mahoney

Ogilvy & Mather London CCO’su

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.