“Gündem değiştiğinde tükettiğimiz içerikler de değişecek”

Pandemi sebebiyle Mart ortasından beri içerik tüketimlerimizde gözle görülür değişiklikler oldu. Gerek TV gerekse de dijital içeriklerin tüketiminde kayda değer bir yükselme var. Çeşitli araştırma ve ölçümlemeler dijitalde haber sitelerinin, online video, oyun ve podcast içeriklerinin tüketiminin arttığını gösteriyor. TV’de olduğu gibi, online video ve podcast içeriklerinde haber, sağlık, bilim, yemek ve eğlence kategorilerinin ön plana çıktığını görüyoruz. Film ve dizi içerikleri sunan ve abonelik gerektiren platformların üyelik sayılarında da artış var. TikTok gibi görece yeni platformların kullanıcı sayılarında artış oldu. Ayrıca, online eğitim ve webinar içeriklerine olan talep de her zaman olduğundan çok daha yüksek. Tüm bunlara çeşitli markaların ve kurumların dijital platformlar ve görüntülü görüşme sistemleri üzerinden yaptıkları, artan sayıdaki canlı yayınlarını da ekleyebiliriz. Gerek globalde gerekse de ülkemizde online ve canlı olarak gerçekleştirilen konserlerin sayısında da, bu yayınlara gösterilen ilgide de artış gözlemliyoruz.

Araştırmalara göre bir alışkanlığın gelişmesi için 21 gün ve bu alışkanlığın otomatik hale gelmesi için kültürel açıdan farklılık gösterse de ortalama 66 gün gibi bir süre gerekiyor. Mart ortasından bu yana evden çalışan ya da yaş grupları gereği evde kalmak zorunda olan kişiler, bu süreyi geçmiş durumda. Bu bağlamda, karantina döneminde yapmaya başladığımız bazı şeyler kalıcı olabilir. Örneğin, online alışveriş alışkanlığı bu dönemde ilk defa deneyimleyenlerle birlikte arttı. Deneyim sonrasında faydayı gören tüketici edindiği yeni alışkanlığını devam ettirecektir. İş dünyası olarak uzaktan görüntülü toplantı sistemlerini keşfettik ve bu sistemler sayesinde verimliliğimizin arttığını gördük. Bu tür yeni keşiflerin ve bu dönemde benimsenen davranışların belli bir oranda kalıcı olacağını öngörebiliriz. Ancak, gündemin içerik tüketimlerimize olan etkisini göz ardı edemeyiz. Gündem değiştiğinde tükettiğimiz içerikler de değişecektir. Misal, bu dönemde podcast’leri keşfedenler, yine podcast dinlemeye devam edebilirler; ama dinledikleri podcast’lerin içerikleri farklılaşabilir. Evden çalışma azaldığında bu içerikleri tükettiğimiz platformlarda da farklılıklar olacaktır. Bugün evlerimizde kaldığımız için TV’den ve PC üzerinden tükettiğimiz içerikleri, evlerden dışarı çıktığımızda mobil üzerinden tüketmeye başlayabiliriz.

Sosyal medya devrimi ile birlikte kişisel markalar yaratılmaya başlandı ve kendi alanlarında içerikleriyle başarılı olanlar toplulukları etkiler bir konuma geldiler. Bu kişilerin ürettikleri içerikler, işi profesyonel olarak içerik üretmek olan kişilerin ürettikleri ile aynı kalitede olmasa da, tüketiciler tarafından bire bir reklam olarak görülmeyen içeriklerin tüketici gözündeki etkisinin yüksek olduğunu da kabullenmemiz gerekiyor. Markaların profesyonel ajans ekiplerinin desteği ile kendi alanlarında influencer haline gelmek ya da marka kimlikleri ve hedefleri doğrultusunda influencer gerçekliğinden en iyi şekilde yararlanmak için stratejiler geliştirmesi gerekli.

Ülkemizde de, dünyada da kültür, sanat etkinlikleri dijitale taşındı. Dünyaca ünlü müzisyenler canlı konserler verdiler; küresel etkinliklere imza attılar. Ülkemizde bir çok sanat merkezi etkinliklerini, konserlerini, sanat galerilerini dijital üzerinden takipçileriyle buluşturdular.

Pandemi döneminde takipçilerini yalnız bırakmayan, sanatla, müzikle sarıp sarmalayan tüm markaları, sanatçıları gönülden tebrik ediyorum. Mekandan bağımsız daha büyük kitlelere ulaşma imkanı da yaratmış oldular. Bu deneyimin bundan sonra tüketiciler tarafından bir tercih olarak devam edeceğine inanıyorum. Kültür sanat markalarının da bu yeni iletişim kanalını çok daha fazla kişiye sanatlarını ulaştırmak için kullanacaklarını düşünüyorum.

Bundan sonra tüketicilerin tüketimleri ve taleplerini iyi analiz ederek, anlayarak açılan bu yeni kanallarla markaların birleşeceği yeni içerikler görmemiz mümkün.

Neslihan Olcay
Yönetim Kurulu Başkanı, IAB Türkiye

 

Bu yazı, ilk olarak Campaign Türkiye’nin 99. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.